ASSOS NEREDE

Çok Batı Avrupalı Truva'nın nerede olduğunu bilir. Homer'in destanlarından, İlyada'dan, Odysseia'dan, Truva Savaşlarından haberdardır. Schliemann'ın Truva'yı keşfinden ve kaçırdığı Truva Hazinesinden de bilgilidir.

Bu bilgileri 1958 lise mezunu olarak okulda ben de edinmiştim. Üniversite giriş sınavlarındaki sorulara baktığımda bugünkü lise mezunları çok daha fazlasını öğreniyorlar olmalı. O bilgileri okul mu veriyor yoksa dershaneler mi... işin orası biraz karışık. Lise mezunlarımızın bu bilgileri çok çabuk unutmaları ve genel kültür bilgilerine ekleyememelerinin arkasında çoktan seçmeli ÖSYM sınav yönteminin özelliği yatıyor olmalı. Zaten, bugün okuma-yazma öğrenmeden de lise mezunu olunabildiğini duyduktan sonra tüm ümitlerim suya düştü.

Ebeveynlerin tasası çocuklarının okulu bitirip bitiremeyeceği olduktan ve devlet de lise diplomasını esirgemedikten sonra sorunlar çözülmüş oluyor(!)

Esasen konu bu değildi. Konu Assos'tu.

Assos'un dolayısıyla köyümün yerini Alman'a tarif ederken "Çanakkale" diyorum anlamıyor, "Ayvacık" diyorum hiç anlamıyor. "Kuzey Ege" diyorum, "Midilli'nin tam kuzeyi" diyorum ve koordinatları tamamlamak babından "Truva yakınında" diyorum Assos'un yerini tam olarak anlıyor.

Bizim bu yöreden olmayan lise mezununa aynı tarifi mi yapsam, yoksa desem mi ki: Müsellim Boğazının kuzey kıyısında, Çanakkale İlinin güney sahilinde, Edremit Körfezi kıyısında Behram Köyü mıntıkasında bulunan eski bir yerleşim merkezidir.

Ankara'lı veya İstanbul'lu lise mezunlarımızdan kaç tanesi bu coğrafi tarifi anlayabilir? Denizli'de beni anlamayanlar çok oldu. Diğer Anadolu kentlerini şimdilik bırakalım. Ve "genç" nüfusumuzla gurur duymaya devam edelim. Bu genç nufusun yüklediği sorumluluğu da duymazdan gelelim ki rahatımız kaçmasın.

Denizli'den Assos'a giderken ben şehsen birkaç yol kullandım. En uzunu: Denizli-Aydın-İzmir-Çeşme-Sakız Adası-Midilli Adası-Ayvalık-Ayvacık-Behram. Bu hat Denizli'den Assos'a ulaşmanın en güzel güzergahıdır ve bir haftaya yakın sürebilir. Kaç kilometrelik kara ve deniz yolu katetmek gerektiğini de en iyisi sormayın.

En yakın hat ise 460 km ve Denizli-Buldan-Salihli-Gölmarmara-Akhisar-Balıkesir-Ayvacık-Behram üzerinden gider.

***

İstanbul'a olan mesafe de hemen hemen aynı uzaklık. Farkı şu: İstanbul plakalı arabalar Assos'ta bütün park yerlerini tutmuşken, 20 numaralı plakaya (benimki hariç) sık rastlanmıyor.

Assos'a kuzeyden yaklaşan Ayvacık ilçemizden, güneyden gelenler ise Küçükkuyu çıkışında hemen sahil yolunu alabilirler. Ayvacık-Assos arası 17 km, Küçükkuyu-Assos arası ise 27 km tutar.

Edremit-Babakale arasındaki bölgelere uzaktan "Assos" denildiğine önceleri şaşırıyordum, şimdi alıştım. Assos Market, Assos Kasabı, Assos Fotoğrafçısı, Assos Fırını, Assos Lokantası, Assos Oteli... Türkiye geneline uzanan Assos Kuyumcusu bile var. Yunanistan'daki Assos Sigaralarının bizimle ilgisi yoktur zannederim. Ama bizde Assos Şarabı var.

Behramkale adı bizim Karayolları'nın bir icadı olduğunu düşünüyorum. Behramkale yön levhaları takıldıktan sonra herşey karmakarış oldu. "Assos" adının cazibesi de neyin ne olduğunu unutturdu.

Oysa "Assos" 3000 yıl önce kurulmuş bir antik kenttir. Buradan çıkan damarlı bir taş olan andezit taşından yapılmış 3 km uzunluğundaki kalesi ve diğer antik yapılarıyla, görkemli lahitleriyle muhteşem bir yer olan Assos diğer antik kentlerden çok farklıdır. Harabeler Behram Köyüyle tamamen entegre olmuş durumda ve Limanıyla, Kadırgasıyla, SİT alanı olan eski köy ve tipik bir Ege köyü olan aşağı mahalle ve henüz turizmin keşfetmediği Tuzla Çayı Vadisiyle muhteşem bir bütün oluşturmaktadır.

Bu çok yönlülüğüyle yaz ve kış canlılığını korumaktadır. Bazı antik kentlerimiz ve bazı "eski" köylerimiz gibi sönükleşmemiştir.

Zamanında yaşayan Assos'u düşünüyorum, çok muhteşem miş. Burada Athena Tanrıçası söz sahibiymiş ve 238 m yükseklikteki tepede mabedi varmış. Mabedin nasıl olduğu biliniyor. Temelleri daha eski yerinde ve sütunlarının bir kısmı hala mevcut. Dik kayalarla uçurumlanan bu tepenin hemen altında hamamı, lisesi, agorası ve diğer yapılarıyla Assos kenti ve onun da hemen altında 1500 kişilik anfi tiyatroru...

Tiyatronun taş koltuğuna oturduğunda taş atımı mesafede antik limanı hissediyorsun. Müsellim Boğazı ve Midilli Adası tiyatro sahnesini tamamlıyor. Hele dolunaysa ve rüzgarsız bir geceyse, nasıl diyeyim, Homer'i bırak Shakespeare'in kelime haznesi bile anlatmaya yetmez. Çok güzel!

...

YORUM EKLE