ATİLLA SEZENER, YAŞAYAN KÜTÜPHANE

Denizli yakın tarihinin yaşayan kütüphanesi avukat Atilla Sezener, sosyal medya hesabından Denizli Atatürk Stadyumu’nda 1964 yılında oynanan Adaletspor- Eğitimspor karşılaşmasını paylaştı…

“Tarihi maçtan notlar…

1964 yılında Denizli stadyumunda oynanan Adaletspor- Eğitimspor maçı tarihe geçmiştir. Bu maçta Adaletspor, Eğitimspora iki gol atmıştı. Bu gollerin nasıl atıldığını anlatan hikayeler ve zor bulunan resimler, sonradan dünyanın en ünlü sporcuları olan Brezilyalı Pele ve Arjantinli Maradona tarafından taklit edilmiştir.

***

Hepsi birbirinden kıymetli olan Adaletsporcuları, umumi istek üzerine sahaya 13 sporcu olarak çıkmışlardır. Bu sporcular, dünyanın her yerinden transfer teklifleri almalarına karşın, Denizli’nin güzelliği ve mesleklerine olan bağlılıkları nedeniyle her teklifi reddetmişlerdir.

***

Eğitimspor’a gelince, tamamı lise öğretmenleriydi. Onlar da maçta bize iki gol attılar. Ama bunun tahlilini yapmak gerekiyor. Hakemi ‘Bizi yendirirsen, çocuğunun notlarını kırarız’ diye tehdit etmişlerdir. Yediğimiz gollerde kalecimizin gözüne güneş gelmiştir. Rüzgar aleyhimize esmiştir. Saha çamurluydu. Seyirci eğitimcileri tutuyordu. Eğitimciler, Adaletçilerin yapmadıkları kampın önünde gece boyu davul zurna çaldırarak müthiş futbolcuları uyutmamışlardır.

***

Bundan fazlası, yerli basında yenilen ve gerekçe arayan takımlarının uydurdukları tüm numaraları da fazladan sayabilirsiniz.

***

Bu dostluk maçı, her dostluk maçı gibi 2-2 berabere bitmişti. Her iki takımın oyuncularının yarısından çoğu bugün aramızda değil. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Sağ olanlara da sağlık ve mutluluk dilerim.”

Bazı maçlar hafızalardan hiç silinmez…

SEZENER’DEN BİR HİKAYE…

Avukat Atilla Sezener, okuduğu ve dinlediği hikayeleri sosyal medya hesabından arkadaşları ve dostlarıyla paylaşıyor. Paylaştığı hikayelerden bir hisse çıkartmak mümkündür. İşte hikayemiz;

"1 GECELİĞİNE 200 DOLAR MI?

Bir üniversitenin kütüphanesinde oğlan kızın masasına yaklaşarak yavaşça sorar

-‘Yanınıza oturabilir miyim?’

Kız, yüksek sesle yanıt verir:

-‘GECEMİ SİZİNLE BERBAT ETMEK İSTEMEM!..’

Kızın sözlerini herkes duymuş, başlarını kaldırmış,dik dik ayaktaki oğlana bakmaktadırlar... Oğlan çok utanır ve hiçbir şey diyemeden, şaşkın şaşkın kendi masasına geri döner...

Birkaç dakika sonra kız yerinden sessizce kalkar, oğlanın masasına yaklaşır ve ona yavaşça şöyle der:

-‘Ben psikoloji öğrencisiyim; demin, şaşıran bir erkeğin nasıl tepki vereceğini öğrenmek istemiştim; bu arada sizi de herkesin önünde biraz utandırdım sanırım, özür dilerim!"

Bu kez oğlan onu yüksek sesle yanıtlar:

-‘BİR GECELİĞİNE 200 DOLAR MI?.. ÇOK PARA!..’

Oğlanın dediklerini de yine herkes duymuştur ve bu kez ayaktaki kıza dik dik bakmaktadırlar ki, oğlan şoka girmek üzere olan kızın kulağına yaklaşıp şöyle fısıldar:

-‘Ben de hukuk öğrencisiyim: çevreye birini suçluymuş gibi nasıl gösterebilirim öğrenmek istemiştim, özür dilerim!"

Evet bu ikilinin hikayesi çok anlamlı.

Hepimiz bir hisse çıkartabiliriz…  

ŞAİR DR. METİN VURAL’DAN KOCA MEKTEP ŞİİRİ

Denizlililerin yakından tanıdığı mesleğinde 50. Yılını kutlayan Dr. Metin Vural, yazdığı şiirlerle bir çok insana ilham kaynağı olan bir hekimdir.

Kaç kişi öğrenim gördüğü lise için şiir yazmıştır?. Dr. Metin Vural’ın “Koca Mektep” aşkını yakından tanıyanlardanım. Denizli Lisesi’nin günümüzde kullandığı logoyu tasarlayanın Dr. Metin Vural olduğunu kaç kişi biliyor? Denizli Lisesi’nden mezun olan ve ABD’de yaşayan Erol Onaran’ın maddi desteğiyle inşa edilen Pamukkale Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün kullandığı binan tasarımını da yapan, verdiği mücadele ile Denizli’ye bir salon kazandıran Dr. Metin Vural’dır. Şimdi Dr. Metin Vural’ın şiirini birlikte okuyalım.

“KOCA MEKTEP

Koca Mektep çınar, okuyan dal'dır

Rozeti sarının üstünde al'dır

Yanlışlar zehirdir, doğrular bal'dır

Yanlışı yapanlar yarına kalmaz

Kaç fidan yetişti Koca Mektep'te

Kimler Denizli'de, kimler gurbette

***

Say sayabilirsen bir gayret et de

Okula göz koyan payidar olmaz

Sınıflarda gözlerimin izi var

Tahtalarda tebeşirin tozu var

Sahnesinde zeybeklerin dizi var

***

Dünleri yok sayan yarına kalmaz

Çocukluğum geçti, gençliğim geçti

Keşkek günlerinde dostlar birleşti

Her Mayıs toplanan binlerce gençti

Orta Bahçe bizsiz, anısız olmaz

***

Koca Mektep sende kalır gözlerim

Koridorda yankılanır sözlerim

Her gün görsem seni her gün özlerim

Özleyenin âhı yerlerde kalmaz

Metinî okulun kalır yerinde

***

Çınarın kökleri çook, çok derinde

Önünden geçerken her seferinde

Bir selam vermeden geçersen olmaz.

Dr. Metin Vural- BU AŞK ŞARKILARI YALAN SÖYLÜYOR Kitabı- Sayfa: 078-79”

BİLGİN’DEN BİR HATIRA…

Denizlili iktisatçı Mehmet Ali Bilgin, yazdığı stratejik kitaplarla ülkemizin ihracatına katkıda bulunan isimlerin başında gelir. TOSYÖV Denizli Şubesi Başkanlığını yıllarca yapan ve orta ölçekli işletmelerin sermaye ve üretimin gelişmesi için ter döken iktisatçı Mehmet Ali Bilgin, sosyal medya hesabından bir hatırasını paylaştı.

“BİR HATIRA... BİR ESPRİ ve KUŞADASI….

KUŞADASI’na gelince.. Aklıma rahmetli Dedem Tevfik YAZICIOĞLU (anamın babası) geldi... Belediye Muhasipliğinden emekliydi ve İlçemdeki Belediye nikahlarını o kıyardı. Allah rahmet eylesin... Neşeli birisiydi. Espri yapmasını severdi. Babasını hiç hatırlamamış. Çünkü Küçük Zabitmiş (Irak cephesinde İngilizlere esir düşüp Hindistan'a sürülmüş ve sonrası meçhul) İçki içtiğini de hiç görmedik.

Gelelim asıl meseleye..

‘Ben ölünce cehenneme gideceğim’ derdi.

‘Neden cehenneme gitmek istiyorsun’ dendiğinde... Dansözler, şarkıcı kadınlar, konsamatristler, çalgıcılar... hepsi orada ne işim var cennete’ derdi...

Cennette HURİLER var denildiğinde de ‘Sen hiç Huri gördün mü ama ben çok dansöz gördüm’ derdi.

KUŞADASI'ndayım, herkes YANIYOR… tabii ki sıcaktan…”

Rahmetli Tevfik Yazcıoğlu’na Allah’tan rahmet dileriz… Torunu yıllar sonra dedesinin anısını bizimle paylaştı…

AĞALARIN ELİ TUTULMAZ…

Tavas İlçesi’nin sevilen simalarından araştırmacı Muhammet Kahraman, sosyal medyayı etkin kullanan isimlerden. Paylaşımlarında hep ders alınacak hikayelere yer veriyor. Arkadaşımız Kahraman, Tavas İlçesi’nde yaşayan Mestan Ağa’yla ilgili yaşanmış bir anıyı paylaştı.

“MESTAN AĞA…

Mestan Ağa, bir gün İstanbul'da bir kahveye gider; her zamanki gibi kıyafeti normaldir ve ayağında kırçal pantolon vardır. Bir süre oturmasına rağmen bir kişi gelip ne içeceğini sormaz; Mestan Ağa garsonlardan birisini çağırarak çay ister ve nedenini sorar. Garson, patronunun böyle istediğini ve buranın üst düzey kişilere hitap eden bir kahve olduğunu söyler. Mestan Ağa, patronunu çağırmasını ister, patron gelir, aynı konuyu ona da sorar; patron da aynı durumu söyler. Mestan Ağa, buranın tüm çalışanları, yeri ve malzemeleriyle birlikte kaça satabileceğini sorar; adam da onunla uğraşmamak ve onu dikkati almadığını göstermek için uçuk bir rakam söyler.

Mestan Ağa kuşağından çıkardığı altınları adamın eline sayar ve adamın hayret dolu bakışları arasında orayı satın alır. Adama, ‘Bundan sonra buraya kim gelirse gelsin insan olduğu için değer verip çayını verin ve hizmet verin.’ der; adam da o günden sonra insanlara önyargıyla yaklaşmaz ve çalışan olarak orayı işletmeye devam eder. Kaynak: Süleyman Karaotçu”

DEDA AİLESİ’NE BAŞSAĞLIĞI DİLERİM…

Denizli Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Ahmet Deda’nın annesi Havva Deda, 18 Temmuz 2020 cumartesi günü aramızdan ayrıldı. Acı haberi arkadaşımız Ahmet Deda, sosyal medya hesabından, “Canım Annem… Havva Deda’yı kaybettik. Yarın saat 11:00 de Çal Çarşı camiinden güzel annemi son yolcuğuna uğurlayacağız.” Diye duyurdu. Ahmet Deda’ya Başsağlığı dilerim. Hava Deda annemize ise Allah’tan rahmet dileriz, mekanı cennet olsun.  

TORUN CAN DEDA’DAN DUYGUSAL YAZI...

Denizli Gazeteciler Cemiyeti üyesi Can Deda, babaannesi Havva Deda’nın vefat haberi üzerine sosyal medyada duygusal bir yazı paylaştı.

Onu soğuk hava deposunda ziyaret ettiğim bir zamandandı bu fotoğrafımız. Sonbahardı. Gel bi fotoğrafımızı çekelim dediğimde yazmasını düzeltmişti heyecanla. Telefonda bana değil, kameraya bak demiştim, o bana bakmayı tercih etmişti ısrarla.

Çalışmayı çok severdi. Başka türlü vakit geçiremezdi. Yıllardır her sene soğuk hava deposuna işçi götürür, ihracatlık üzümlerin depolanmasında dayıbaşılık yapardı..

Çok yorulurdu ama çok severdi çalışmayı. Her sene diz ağrılarından şikayet ederdi ve her sene bu sene de çalışayım bi daha çalışmıcam derdi.

Çalışmak hayata bağlıyordu onu ama bu sene olmadı. Daha yenice çalışmaya başlamışken, soğuk hava deposunda bir çalışma gününde ayrıldı aramızdan. Zaten hep derdi ben soğuk hava deposunda öleceğim diye. Daha erkendi. Çalışacak çok günümüz vardı. Ama o bugün dediğini yaptı.

Ne denir tam bilemiyorum, ama yaşama enerjisi ve çalışma azmi konusunda örnektir babannem. Böyle gülerken ve yaşama isteği ile hatırlayacağım hep..

Ve onun ardından yaşamaya devam ederken, hep şunu diyeceğim:

‘Hava Deda'nın torunuyum ben"

DURU KAYAOĞLU ARAMIZA HOŞ GELDİ…

Sağlık İl Müdürlüğü Basın Halkla İlişkiler Biriminde görev yapan arkadaşımız Mustafa Kayaoğlu ve öğretmen Safure Kayaoğlu’nun 24 Haziran 2020 Çarşamba günü üç kişilik ailesine bebek Duru’da katıldı.

Dünyaya “merhaba” diyen Duru’ya aramıza “hoş geldin” diyoruz. Sağlıkla büyüsün.  Kayaoğlu Ailesi’nin ilk çocukları Umut Kayaoğlu’da abi olmanın mutluluğunu yaşıyor.

ÇOBAN ÖMER BAYSAL’IN MISRALARI AŞK KOKUYOR.

Serinhisar İlçesi’ne bağlı Kocapınar Mahallesi’nde çobanlık yapan Ömer Baysal, sosyal medya hesabına yazdığı dörtlük dikkatimi çekti.

“Akmaz oldu ırmaklar.

Soldu yeşil yapraklar.

Bu kadar zalim olma.

Seni de yer.

Topraklar seni de.

Yer Topraklar ...”

Çoban Ömer Baysal’ı kutlarım…

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1965’İNCİ GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Laodikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor…“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz.

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ:

“Hayatı ve özgürlüğü için ölümü göze alan bir millet asla yenilmez”

Mustafa Kemal ATATÜRK

YORUM EKLE

banner212

banner211