AYDINLANMACI BİR YAZAR: MUSTAFA BALBAY

Denizli Merkez Efendi Belediyesi 4- 13 Ekim tarihleri arasında “ Kitap Günleri “ düzenledi. Bu günlerde Denizli okuyucuları hem kitaplarla buluşacak, hem de yazarlarla tanışacak. Kitap Günleri'ne çok değerli yazar ve şairler çağrılmış. Bu değerli yazarlar arasında Mustafa Balbay da var.

Balbay, stantta kitaplarını imzaladıktan sonra, Merkez Efendi Kültür Sarayı Konferans Salonu'na gelirken, okuyucular onu ayakta alkışlarla karşıladı. Bu, onun okuyucular tarafından ne kadar sevildiği ve değer verildiğinin bir göstergesi. Balbay, kalabalık bir dinleyici kitlesine seslendi.

Balbay’ın konuşmasını salonda bulunanlar can kulağı ile dinledi. Heyecanlı, coşkulu, akıcı bir konuşmaydı. Usta yazar konuşması ile dinleyicileri hemen etkisi altına aldı. Salonda çocuklar dahil her yaştan dinleyici vardı. Bu gün görmüş, düşüncelerini yüksek sesle dillendirdiği için bedel ödemiş yazar, Türkiye'nin toplumsal bir fotoğrafını gözlerimizin önüne getirdi. Konuşmasında yaşanmışlıktan gelen bir doğallık vardı.

Türkiye'nin karanlıkta kalışının ve karanlığa sürüklenişinin ön belirtilerini anlattı. Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok... gibi aydınların birer birer öldürülüşü karanlığı daha da koyulaştırdı. Bu aydınlar Türkiye'nin aydınlık geleceğinin habercileriydi. Canı pahasına aydınlanma mücadelesine omuz veren bu aydınlar, korkmadan bayrağı yükseklerde tuttular. O bayrağı yere düşürmeden Balbaylar, yüksekte tutmaya devam ediyor. Boyun eğmeyen, onurlu ve omurgalı insanlar olduklarını yıllarca kaldıkları hapis damlarında gösterdiler.

Bu aydınlar her zaman bütünlüklü, barışçı, bilimsel, lâik ve demokratik ortak paydalarda birleşen bir yurttaşlık idealini savundular. Komşularıyla barış içinde yaşayan, iyi komşuluk ilişkileri süren, Atatürk'ün geleneksel barış politikasından ayrılmayan doğru bir çizgiyi izlediler. Bu yoldan ayrılmanın bizi felâkete sürükleyeceğini anlatmaktan bir an olsun geri durmadılar. İş, aş, ekmek ve barınma derdinin büyük oranda çözüldüğü bir ülke hayal ettiler. İç ve dış sorunların halktan yana, doğru ve ilkeli çözümü için zengin görüş önerileri sundular.

***

Balbay konuşmasında adaletli bir ülke hayalini hep diri tuttuklarını söyledi. Birlikte olduğumuz zaman ülkemizi daha yaşanılır bir yer haline getirebileceğimizi anlattı. Ne olacak bizim halimiz? Değil, önemli olan bizim ne istediğimiz ve ne yapacağımız sorusuna hep birlikte yanıt aradı. Biz ne istediğimizi, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi bilirsek karamsarlık havasından kurtuluruz dedi. Kendisinin bu ülke insanlarından umudu kesmediğini ifade etti. Bu sözler dinleyiciler tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Balbay'ın konuşmaları sık sık alkışlarla kesiliyordu. Çünkü oradakilerin iç sesini yüksek sesle dile getiriyordu. Balbay kitle psikolojisini de çok iyi anlayabilen bir insan. Konuşmalarının arasında mizah unsurlarını da çok kullanıyor. Mizahî bir dili var, bu mizah dinleyenlerin kafasında şimşekler çaktırıyor. Bu yöntem dinleyenlerin daha çok yaratıcı düşünceye yönelmesini sağlıyor. Bazı sözleri farklı anlamlarda kullanarak dinleyicileri hep canlı ve uyanık tutmanın yolunu buluyor.

***

Balbay'ın konuşmasını salonda bulunanlar, heyecanları eksilmeden dinledi. Orada bulunanlar biliyordu ki, Balbay aydınlanmaya büyük katkıda bulundu, bulunuyor. Yazdığı kitapların başlıkları bile bunun kanıtıdır. Balbay'ın bir kitabının başlığı da “ Heyecan Yaşlanmaz “ ‘dır. Yazılarını, kitaplarını okuduğumuz zaman onun parlak ve ışıltılı zekâsı satırların arasından yansıyacaktır.

Balbay çok üretken bir yazarımız. Son yıllarda birbiri arkasına değerli kitaplar çıkarıyor Bunlar uzun araştırmalar ve incelemeler sonucu yazılabilecek önemli kitaplar. Bu yoğun çaba bile bizim cumhuriyetçi, aydınlanmacı, lâik yanımızı beslemeye yeter. Balbay'ın kitaplarını okuduğumuzda nasıl bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu göreceğiz. Bu düşünsel zenginlikten üzerimize bir tutam aydınlık serpildi. Balbay gibi yazarları ne kadar okursak düşünsel zenginliğimiz o kadar gelişecek.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ziya Çavdar
Ziya Çavdar - 1 ay Önce

Diline sağlık. Dün Mustafa ile beraberdik. Fakir Baykurt'u anlatan bir kitap yazması gerektiğini önerdim. Bu toprakların bir çocuğu olarak, bu toprakların ve ülkemizin köy gerçeğini en iyi anlatan yazarlarımızdan biri olan Fakir Baykurt'a vefa borcu var diye düşünüyorum.

Dede ARIKAN
Dede ARIKAN - 1 ay Önce

Çok Çok güzel kalemine ve yüreğine beynine sağlık nice nice yazmalara devam ile kolay gelsin.

Ahmet SARIASLAN
Ahmet SARIASLAN - 1 ay Önce

Kitaplarını, köşe yazılarını keyifle okuduğum, her okuduğumda yeni şeyler öğrendiğim biri Mustafa Balbay. Söyleşisine katılmak isterdim ama olmadı.

Abidin sevk
Abidin sevk - 1 ay Önce

Bilgine ve dilinize sağlık mükemmel bir gözlem, yazınız içimizi ısıttı. Yarınlar daha güzel olacak.

Fikret Begburs
Fikret Begburs - 1 ay Önce

Harikasın arkadaşım, Mehmet Pekdüz. Başarılar dilerim. Ama birazcıkta bilgilenmek adına soruyorum. "stand" Almanca, yada yabancı bir kelime. Bunun Türkçesini bizimle paylaşırsan sevinirim. Teşekkür ederim, görüsmek üzere.