BAŞKAN BİDEN SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNE MUHTEMEL YANSIMALAR

Günlerdir ABD seçimlerini ve etkilerini konuşuyoruz. Pandemiden daha fazla konuşulduğu anlar bile oluyor. TRUMP mı BIDEN mı? Bende kendime sordum. Fark eder mi? Çünkü 46. Başkanını seçen ABD için BAŞKAN sınırlı bir rolü olan ama üst düzey bir temsil makamı. Aslında başkanı uluslar arası büyük şirketler, çıkar grupları, istihbarat örgütleri ve gizemli nüfuzlu ailelerin yönettiğini, yönetilen başkanın da ABD’yi yönettiğini yıllardır konuşuruz. Doğru mu? EVET. Yani başkanın aslında kim olduğunun pek önemi yok. ABD’nde bir sistem var o işliyor işletiliyor. Kim başkan olursa olsun biz ABD’ye değil kendimize bakacağız. Üreteceğiz, satacağız, güçleneceğiz, sözümüzün tesiri günden güne bu şekilde artacak. Üretim Etkisini Azerbaycan-Ermenistan savaşında muhabereye yön veren İHA ve SİHA’larımıza bakarak anlayabilirsiniz.

Başkan Biden ipi göğüsledi, yüksek mahkemeye giden eyaletlere dair sonradan bir değişiklik olmazsa… Peki TRUMP Başkan olursa Türkiye için çok mu iyi olurdu? Trump, sıra dışı biri. Ne yapacağı ne zaman ne söyleyeceği söylediğini ne zaman değiştireceği belli değil. Fakat golf oynarken bile Cumhurbaşkanımız ERDOĞAN’ın telefonuna baktığı hep ifade edilir. TRUMP zamanında PKK YPG DEAŞ vb terör örgütleri sorunu, FETÖ sorunu, S-400 sorunu, F-35 sorunu, Papaz Brunson gerilimleri yaşadık mı? EVET. “Türkiye ekonomisini mahvederim” dedi mi, EVET. Bunun yanında istediğimiz zaman iletişim kurabiliyor muyduk? Buna da EVET. Peki Başkan BIDEN oldu, Ne olacak? Türkiye’ye bakışı net olarak olumsuz olan bir başkanın bize çok mu zararı olur? TRUMP’dan pek farkı olmaz. Çünkü uluslar arası ilişkiler dostluk müttefiklikten ziyade menfaat odaklı şekilleniyor. ABD menfaatleri ve Türkiye menfaatleri.

Pandeminin negatif dışsal ekonomik tesirlerinin yanı sıra, Amerikan seçimleri de şu sıralar göstergeleri etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Döviz-altın yukarı yönlü hareketli, borsalar düşüşte, FED ve birçok merkez bankası faizleri sabit tutma gayretinde, seçim sonuçları netleşti, bu hafta piyasalar oturur diyebiliriz. Demek ki neyi görmüş olduk? Ekonomileri en çok “belirsizlik” etkiliyor. Faiz konusuna bir parantez açalım. Bende faize karşı biri olarak mecburen söylemeliyim ki Merkez Bankası 22 Ekim para kurulu toplantısında faiz artırmalıydı. Faizi artırmadı, sıkılaştırma adımlarına devam etti ama fonlama maliyetleri hızla artışını sürdürdü, döviz durdurulamadı, bu arada CDS yükseldi. Borsa düşüşte, altın yükseliyor. Döviz de bir miktar suni fiyatlama var diyebiliriz fakat Merkez Bankası 19 Kasım para kurulu toplantısına kadar müdahale etmemeyi başarabilir mi bilemiyoruz. Merkez Bankası Başkanı değişti, yeni başkanı ve süreci izleyeceğiz göreceğiz… Bir de uyarımız var, şu an için dövizle borçlanma veya dövizle parasal yatırım tavsiye etmiyoruz.

ABD’nin Çin ile yakınlaşma veya uzaklaşma hareketleri de Türkiye ekonomisini etkileyecektir diye ifade etmemiz lazım. Diğer taraftan pandemiye yönelik aşı çalışmalarında başarılı bir haber her an ekonomiye pozitif yansır, acilen bekliyoruz.

YORUM EKLE