BEN ERDAL EREN

Ben Erdal Eren…

Henüz 17 yaşımdaydım hakim kalemini kırdığında…

Bir gece de yaşımı büyüttüler,

İdam sehpasına götürdüler,

İpi boynuma doladılar

Asmayalım da besleyelim mi dediler…

***

12 Eylül Askeri Darbesinin yıldönümüydü geçtiğimiz gün…

Tabi o günleri sadece yaşayan bilir.

Biz sadece duyduklarımızı, okuduklarımızı biliyoruz.

Beni en çok yaralayan ise o günlere dair idamlar oldu…

Bunlardan biri de Erdal Eren’di…

Henüz 17 yaşında idam sehpasına götürülen, ailesinin kınalı kuzusu…

Annesine yazdığı bir mektup var Erdal’ın..

O mektupta şöyle diyor…

“Biz karşımızdakiler gibi bir avuç değiliz. Biz halkız. Bak sana bizden olanları iyiyi, güzeli, haklarını isteyenleri sayayım. Ben varım, babam var, sen varsın, kardeşlerim var, ablam bacım var, sonra köydeki dayılarım, şehirdeki amcalarım ve onların akrabaları, komşuları var, onların arkadaşları, onların oğulları, kızları, benim okul arkadaşlarım, onların arkadaşları, onların akrabaları, amcaları, dayıları var ve yine onların… saymakla bitiremeyeceğim kadarız biz.”

Ah be Erdal’ım ben bu mektubu okurken ağladım,

Seni zamanında kurtaramadık ,sadece seni değil seni ve diğer idam olan herkesi…

Ama sen bu yolda canını hiçe sayan biriydin,

Sen tarihin yönüne değiştiren,yaşın küçük ama mücadelen büyük olan biriydin.

***

Zavallı ve çaresiz biriymişim gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. Hepinize özgür ve mutlu bir yaşam diliyorum.

YORUM EKLE

banner247

banner246