BİN AYDAN DAHA HAYIRLI GECE…

Kur’an-i Kerim’in inmeye başladığı Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi İslam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir Gecesi, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardır. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadır: “Doğrusu biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirmişizdir. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir” (Kadir, 1-5).

Kadir Suresi

Kur’an-i Kerim’in doksan yedinci suresi olup beş ayet; otuz kelime ve yüz yirmi harften oluşur. Fasilasi “râ” harfidir. İsmini ilk ayetinde geçen “kadr” kelimesinden alan bu surenin Mekke’de mi, yoksa Medine’de mi indiği konusunda ihtilaf vardır. Sure, insanlara Kur’an’ın değeri ve önemi hakkında bilgi vermektedir. Allah Teala, Hicr Suresi’nde “Bunu biz indirdik” buyurur. Yani Hz. Peygamber’in (S.A.V) arzusu ile değil bizim dilememiz sonucu indirilen apaçık bir kitaptır 0.

Kadr sözcüğü burada su iki anlamda kullanılmış olabilir: Bunlardan biri, takdir anlamıdır. Allah bu gece takdirleri yani kaderleri uygulamak üzere meleklere emir verir. Bunu, Duhân Suresi’ndeki su ayet destekliyor: “O gece katımızdan her hikmetli emir sadir olur. “Diğer anlamı ise, azamet ve şereftir. Bu husus, surenin “Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır” ayetinde ifade edilmektedir. Nasıl daha hayırlı olmasın ki, Allah’ın insanlığa son mesajı bu gecede indirilmeye başlanmıştır. Gece, değerini bu olaydan almaktadır. Ve bu geceyi anmak, insanlığa rahmet olarak Kur’an’ın inmeye başladığı bu geceyi ihya etmek Müslümanlara tavsiye edilmiştir. Kadir Gecesi’nin hangi gün olduğu konusunda birçok görüş ileri sürülmüştür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çoğunluğunun görüsü, Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olduğu seklindedir. O gece öyle bir gecedir ki Kur’an ayetleri Hz. Muhammed’in (S.A.V) kalbine inmeye başladığı gecedir.

İslam, hiç bir zaman dış görünüşü benimseyen, sekle önem veren şekilci bir din değildir. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni bugünkü anlaşıldığı şekilde “Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arınılacak” görüsü ancak muttakiler, inanmış samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanların o gecedeki ibadetleri makbul olur ve Kur’an’ın nazil olduğu o ilk manaya erişilebilir. Kadir Gecesi’ni hatırlayıp o geceyi imanla ve sevabını umarak geçirmek İslam’ın sağlam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanını oluşturmaktadır.

Surenin anlamı şöyledir: “Biz o (Kur’an)’i Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle (o yıl takdir edilmiş olan) her is için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri ağarıncaya kadar.”

Surenin iniş sebebi

Bu surenin inişi hakkında değişik rivayetler vardır. Bunlardan biri şöyledir: Bir kere Resulüllah (S.A.V) Ashab-i Kirama İsrailoğulları’ndan birinin, silahını kuşanarak Allah yolunda bin sene cihat ettiğini bildirmişti. Ashabın buna hayret etmesi üzerine Cenabi Hak, Kadir suresini indirmiştir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Kadir Gecesi denilmesinin sebebi

Bu geceye Kadir Gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Çünkü:

a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.

e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mümine selam verirler.

Hangi gecede olduğu

Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (S.A.V.) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız” buyurmuştur (Buhari, Müslim).

Başka bir hadiste ise İbn Ömer (R.A.) söyle nakletmiştir: Sahabelerden bazı kimselere, rüyalarında, Kadir Gecesi’nin, (Ramazan’ın) son yedi günü içinde olduğu gösterildi. Resulüllah (S.A.V.) onlara: “Görüyorum ki rüyalarınız Ramazan’ın son yedi günü hakkında birbirine uygun düşmüştür. Artık kim Kadir Gecesi’ni aramaya kalkışırsa, onu Ramazan’ın son yedisinde arasın, buyurmuştur. (Buhari, Müslim)

Gizli olmasının sebebi

İslam kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teala bir takım hikmetlere dayanarak Kadir Gecesi’ni ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Bunlar: Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rızay-ı ilahi; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağlamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Ebu Hureyre’nin  (R.A.) rivayet etmiş olduğu hadisi şerifte Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: “Kim Kadir Gecesi’ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari)

Kadir Gecesi’nde neler yapmalıyız?

Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istiğfar ederek ve dua yaparak değerlendirmeliyiz. Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Süfyan-i Sevri: “Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demiştir. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313)

Hz. Aişe (R.Ah) söyle anlatıyor: “Ey Allah’ın Resulü! Kadir Gecesi’ne rastlarsam nasıl dua edeyim? Diye sordum. Resulüllah (S.A.V.): “Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu. (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314)
Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Bu da kişinin imanını tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.
Bu, bin aydan hayırlı olduğu bildirilen gecede insanlık alemini huzura kavuşturmak için gerekli olan esaslar indirilmiştir. Namaz, zikir, tesbih, Kur’an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yanında düşünce ile ibadet olarak isimlendirdiğimiz tefekkürü insanlığın amacı nedir? Olgun insan olma mertebesine nasıl ulaşabiliriz? Nasıl insanlığa daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktaları ile güçlendirelim.

Unutmayalım ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir Gecesi’nde dualarımızdan insanlığın huzuru, sevgi ve kardeşliğin sağlanması ve devamı için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralım. Yalnız kendi sevdiğimiz insanların değil, bütün insanların sevgiye layık olduğunu anımsayarak sevgide sağlam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardım dileyelim. Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla, hepimize hayırlı kandiller diliyoruz.

Selam ve dua ile…

YORUM EKLE

banner247

banner246