BİRAZ ANAYASA

Anayasalar bir devletin Yapısal özelliğini de yansıtan son derece ilginç metinlerdir. Sadece lazım olduğunda değil bilinçlenmek ve kendini tanımak amacıyla da okunması ve okutulması gerektiğini düşünenlerdenim.

Amerikalılar, Almanlar, Fransızlar kendi anayasalarına nasıl sahip çıkıyorlarsa bizim de aynı samimiyetle kendi anayasamızı sahiplenmemiz gerekmelidir.

Zaten anayasanın dışındaki tüm yasa ve yönetmeliklerin anayasa ilke ve kuralları çerçevesinin dışına çıkma izni yoktur.

Anayasamız, esas maddelere geçmeden önce "Başlangıç" başlığında temel anayasal ilkeleri sıralar. Örnek verelim: " Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin... karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı..." yazılıdır.

Daha başka ilkeler de var elbette.

Sonra hemen birinci maddede "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir" dedikten sonra ikinci maddede "Türkiye Cumhuriyeti...insan haklarına saygılı... başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir" hükmünü oturtur.

Son madde olarak "Madde 174.- Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkilap kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz: 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu; 25 Teşrinisani 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun; 30 Teşrinisani 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun vs..." ve diğer devrim yasalarını sıralıyor.

İlginç, değil mi?

Lütfen başınızı başka tarafa çevirmeyin! Bu bizim mutlak olarak uymamız gereken anayasamız. "Ben şu ve şu kısımlarını beğenmiyorum, uymam!" diyemeyiz.

Anayasaya uygun olmayan yasa maddelerini Meclisten geçmiş olsa da Anayasa Mahkemesi hemen iptal edebiliyor.

Anayasaya uymamakta ısrarcı vatandaşları yasalar "terörist" olarak nitelemektedir. Onlara verilecek cezalar -duruma göre- en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbete kadar uzanabilir.

Demek ki biz bir hukuk devleti imişiz. Hukuk devleti ne anlama geliyor? Yazalım:

Halkın seçmiş olduğu milletvekilleri o ülkenin yasalarını yapar, kurumlarıyla devletin ve vatandaşların o yasalara uymasını bağımsız yargı kontrol eder...

Kısaca böyle.

Bize yabancı gelebilir fakat mangalda kül bırakmayasıya savunduğumuz ama ne olduğunu pek anlayamadığımız" yasaların üstünlüğü" bir hukuk devletinin olmazsa olmazıdır.

Bu kuralın işleyebilmesi için hem meclis (yani TBMM) ve hem de yargı, yürütme gücünü elinde tutan hükümetten bağımsız olmalıdır ki buna güçler ayrılığı denir. Güçler ayrılığı, hukuk devletinin esas unsurudur.

"Hukuk devleti" yok ise başka ne olabilir ki?

İşte bu durumdaki ihtimal: Dilim varmıyor ama sanki "Kanun Devleti" olabilirmiş gibi geliyor bana.

Hayır, bizde bu olamaz! Çünkü bizim anayasamız "Hukuk Devleti" diyor.

Yoksa bizde yasaların üstünlüğü olmazdı. İktidar kendi lehine kanunlar çıkarırdı ve böylece toplumun lehine olmayan icraatlarını kanunlara uydurarak işlerin yasa çerçevesinde yürütüldüğünü savunabilirdi.

Öyle olmadığına göre biz bir hukuk devletiyiz ve her şey hak ve hukuk çerçevesinde geçmektedir. Taraftarların değil toplumun menfaati gözetilmektedir. Savcılarımız ve hakimlerimiz bağımsızdır, onlar yasalardan ve vicdanlarından gayrı bir güce hizmet etmezler etmezler etmezler...

ABD'de hukuk devleti yoktur, onlarda "constitutional state", Fransa'da da yoktur, onlarda "Etat de droit" ve Almanya'da da hukuk devleti ne arar, olsa olsa onlarınki "Rechtsstaat"dır.

YORUM EKLE

banner206

banner205