BİZİM DE; VESTEL VENÜS’ÜMÜZ VAR

Benim yaşımdakilerin bildiği bir deyim vardır. “Japon malı tapon malı” denirdi. Zira Japon mallarının kalitesi düşük olurdu. Tabii ki Avrupa mallarına göre. Gerek coğrafi yakınlıktan, gerekse Almancıların varlığından olsa gerek, bilirdik biz Avrupa mallarının kaliteli olduğunu. Sonra yıllar geçti ve dünyanın en kaliteli mallarını üretir oldu Japonlar. Hem de, örneğin Avrupa arabalarında her bir özellik için ekstra ücretlendirme yapılırken, ilk Japonlar çıkardılar elektrikli ayna, elektrikli cam gibi özelliklerin standart olmasını. İnsan hayatını kolaylaştıran her şey standarda dahil olmalı idi.

Daha düne gelinceye kadar Çin Malı diye burun kıvırıyorduk. Şimdi, Çin GE’den, Siemens’e tüm bilindik markaların imalatını yapıyor, üstüne de batı menşeli firmaların markalarını basıveriyor. Parayı düne gelinceye kadar batılı şirketler kazandı, ama şimdi Çin menşeli muadil kalite ve muadil markalar dünyayı istila etmek üzere.

Diyeceğim o ki önce üretim vardır, sonra Pazar, en son teknolojik gelişim. Yani şöyle bir sıralama yok; önce teknoloji üretelim, sonra imalat yapalım, sonra satalım. Şimdi güncel olması nedeniyle Vestel Venüs marka cep telefonlarına değineceğim.

Öncelikle şunu belirteyim ki Amerika Irak’a gireli beri kola içmiyorum. Kendimce protesto ediyorum. Bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini biliyorum, ama bu benim yaşam tarzım. Bununla sınırlı değil elbette. Paşabahçe’den alabileceğim hiçbir ihtiyaç ve hediyelik malı, sırf ucuz diye Çin malı almam. Hele Paşabahçe’nin hediyelik cam ürünleri Denizli’de üretilirken. Çin malı ile Paşabahçe arasındaki fiyat farkını bu ülkeye sadakam olarak görürüm. Bu farkı ödeyecek imkanı bana bu devlet ve bu millet sağladı. Bir işçinin evine ekmek götürmesinde payım olduğunu düşünür mutlu olurum. Üstelik bu işçi bir gün muayenehaneme hasta olarak gelebilir.

İşte; bu yaklaşımlarımın devamı ve Zorlu’nun hemşerimiz olmasından hareketle oğluma bir Vestel Venüs telefon aldım. Sorun çıkmaz ise kendime de alacağım. Üç ay kullanmadan ekran sorunu çıktı. Forum sitelerine baktım bu konuda yalnız değilim. Servisi ile uğraşamadık ve elimizde kaldı. Bu sonuç benim üzerimde caydırıcı bir etki yarattı. Vestel pazar payını genişletmek istiyorsa beni servis ile uğraştırmak yerine telefonu hemen yenisi ile değiştirmeli idi. Devlet de bu konuda Vestel’i desteklemeli idi. 700 TL ye sattığı bu telefonu 350 liralık bir maliyeti var farzedelim. Bu maliyet üzerinden devlet satışların % 30 una kadar iadeleri satın alabilir. Tüketici memnun kalır, Vestel üretmeye devam eder. Üreten Vestel yaşanan sorunları çözerek teknoloji geliştirir. Üreticinin teknoloji geliştirme sürecinden tüketici etkilenmez…

Söze değil eyleme ihtiyacımız var, hem de hemen…

YORUM EKLE