BM 73. GENEL KURULU’NUN MESAJLARI…

Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurulu, üst düzey toplantılarla 25 Eylül Salı günü başladı. Liderlerin yoğun bir diplomasi trafiği var. Liderler arası ve heyetler arası görüşmeler çok önem arz ediyor. 140 devletin devlet ve hükümet başkanları bu toplantılarda hazır bulunuyor. Toplamda ise 194 ülkeden temsilciler var.

Ana gündem dünyanın meseleleri…

Bizim coğrafyamıza baktığımızda ise; ABD, Rusya, İran, İsrail ve Suriye’nin ön plana çıktığı konular ve verilen mesajlar önemli…

Trump ile başlayalım… ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Kuruluna geç kaldı. Sonra kürsüye çıktı ve İran, Suriye rejimi ve Çin'e karşı sert mesajlar verdi; ABD’nin BM İnsan Hakları Konseyi’nden ayrılacağını, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de desteklerini çekeceklerini söyledi. Türkiye’ye dair sözler sarf etmemeye özen gösterdi ve bu konuda dolaylı anlatımlarla kendini ifade etmeye çalıştı.


BEN AMERİKA’DAYKEN… “ZİYAAA!!!”
Trump’ın konuşmasının bir bölümünde dile getirdiği sözler ise tam bir komediydi ve bu sakil durum salonda gülüşmelere sebep oldu.

Peki, neydi bu kadar komik olan?

Trump’ın, "Benim yönetimim, tarihinde en fazla gelişmeyi kaydetti. Bizim tarihimizdeki çoğu yönetimin çok daha ötesine gitti" şeklindeki sözleri Genel Kurul'da derinden gülüşmelere yol açtı. Trump, bunun üzerine; "Gülmenizi beklemiyordum ama teşekkürler yine de" dedi, konuşmasına devam etti. Yine tehditler, yine akıl vermeler, yine üst perdeden göndermeler…

İRTİCÂLEN, AYAKÜSTÜ, HÂL HATIR…

BM Genel Kurulu’nun 73. buluşmasında merakla beklenen durum ise, Erdoğan ile Trump bir araya gelecek mi, görüşecekler miydi?

Aslında bir manada beklenen oldu ve ayaküstü de olsa bu gerçekleşti.

İki lider, Genel Kurul salonu dışında samimi bir şekilde kısa bir sohbet gerçekleştirdi. El sıkıştıktan sonra bir süre sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Trump'a da eşi Melania Trump'ın eşlik etti.

Ayaküstü görüşmenin plansız olması da samimi durumu gözler önüne serer durumdaydı.

Bundan doların düşmesini de beklememek lazım. Öyle de olmadı.

ERDOĞAN’DAN KÜRESEL İKAZLAR VE BM REFORMU ÖNERİSİ…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajları ise gününü “vekâlet savaşları” ile kurtarmaya çalışanlara önemli göndermeler içeriyordu. Erdoğan, taktik çıkarları uğruna teröristleri silahla donatanların gelecekte bunun acısını mutlaka çekeceklerini söyledi ve ekledi: “BM Güvenlik Konseyi, veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür…”

BM Genel Sekreteri Guterres’in de, dolaylı olarak “savaşlara son veremeyişimize öfke yağıyor” sözleri de Erdoğan’ın bu tezlerini destekler nitelikte…

Dünya 5’ten büyüktür… 194 ülkenin olduğu bir yapıda, neden beş ülke tam bir söz sahibi ve karar verici? Birleşmiş Milletler bu 5 ülke için mi varlar? (ABD-Birleşik Krallık-Fransa-Çin Halk Cumhuriyeti-Rusya)

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu soruyor: “Niçin 194 ülkenin tamamı da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde temsil eden durumuna gelmesin?”

BM’NİN NABZI ATMIYOR…

Erdoğan, ABD merkezli "Foreign Policy" dergisi için BM'nin yaşadığı itibar krizi ve buna yönelik reform tekliflerini değerlendirdiği bir makale yazdı. Erdoğan’ın bu makalede altını çizdiği nokta çok önemliydi ve şöyle dedi: "İnsanlığın kalbi olması beklenen Birleşmiş Milletler'in nabzı bugün atmamaktadır. Küresel liderliğe çok ihtiyaç duyulan bugünlerde Birleşmiş Milletler'i yıkmak değil, iyileştirmek durumundayız…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak, Suriye ve diğer yerlerde çözümün parçası olan Türkiye'nin, küresel bir lider haline geldiğini de sözlerine ekledi.

BM’NİN BİR AYAĞI İSTANBUL… NEDEN OLMASIN?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önemli bir çağrısı da vardı. Birleşmiş Milletler’in gençlik yapılanmasının merkezinin “İstanbul” olması… “Birleşmiş Milletler bünyesinde geleceğimiz olan gençlerimizle ilgili bir kuruluşa ihtiyaç bulunduğunu düşünüyoruz” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak, Birleşmiş Milletler Gençlik Kuruluşunun bir an önce tesis edilmesini ve merkezinin de dünya tarihinin sembol şehirlerinden İstanbul olmasını teklif ediyoruz. İstanbul'da halen inşa edilmekte olan bir gençlik merkezini, bu kuruluşumuza tahsis edebiliriz…”

EKONOMİDEKİ DURUMUN BRUNSON İLE ALÂKASI YOK…

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Reuters Haber Ajansı'nın sorularını da cevapladı. Ekonomiye dair önemli bir ipucu veren Erdoğan, "Brunson olayının bizim ekonomimizle bir alakası yoktur. 2008 yılında ekonomik sıkıntı yaşandığı zaman, ‘Teğet geçecektir’ dedim. Şu an ülkemizdeki bu ekonomik sıkıntı zannedildiği gibi abartılacak bir süreç değildir. Türkiye bunu kendi imkânlarıyla aşacaktır. Brunson ile yakından uzaktan alakası yoktur" dedi.

#WorldIsBiggerThan5

Bu arada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Twitter'dan "#WorldIsBiggerThan5" (Dünya 5'ten büyüktür) hashtagi ile yaptığı paylaşım Trend Topic (TT) oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter'daki paylaşımında da şunları kaydetti:

"Birleşmiş Milletler'i zulmün değil adaletin kaynağı haline getirmeliyiz. Türkiye, daha adil bir dünya için elinden gelen çabayı göstermektedir. Tüm tarafları Suriye'de sürdürülebilir çözüm arayışlarına destek olmaya ve terör örgütlerine karşı ilkeli bir yaklaşım sergilemeye davet ediyoruz. Tüm dostlarımızı, 15 Temmuz 2016'da darbe girişiminde bulunan ve 251 vatandaşımızı şehit eden FETÖ'ye karşı harekete geçmeye davet ediyorum. Türkiye ticaretin de insan dolaşımının da serbest olmasından yanadır. Her alanda olduğu gibi ekonomi ve ticarette de sorumlu hareket edilmesini bekliyoruz."

YORUM EKLE