BÜTÇE RAKAMLARI NE DİYOR?

2018 yılı Ağustos ayında 5,8 milyar TL açık veren bütçe, 2019 yılı Ağustos ayında 576 milyon TL fazla vermiştir. 2018 yılı Ağustos ayında 2,5 milyar TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2019 yılı Ağustos ayında 11,4 milyar TL faiz dışı fazla verilmiştir. Bu fazla ile Ocak ayından bu yana 8 aylık toplam bütçe açığı 68,1 milyar TL’ye gerilemiştir. Verilen bütçe fazlasında, yasal düzenleme sonrası Merkez Bankası’ndan aktarılan ihtiyat akçesinin de etkisi var. Yeni Ekonomi Programı’ndaki prensipler doğrultusunda 2019 bütçe açığı yılsonu hedefinin gerçekleştirilmesi pek mümkün görünmese de en azından sapmayı engellemek için bütçe harcamalarının azaltılıp gelirlerinin arttırılması şart. Harcamaların azaltılması kamuda kemer sıkma politikalarının devamı ile mümkün olacaktır. Memur maaş zamlarından kamu çalışanları memnun olmasa da, bütçenin en ciddi yükü olan personel ödemelerinin disipline edilmesi gayet normal.

***

Diğer taraftan, gelirlerin arttırılması ise bir kerelik ve geçici önlemlerden ziyade kararlı ve istikrarlı ekonomi politikası ile mümkündür. Bütçede tek seferlik gelirler dışlandığında vergi gelirlerinde görülen düşüş de bu noktaya işaret etmektedir. Bu noktada faiz indirimi ekonominin canlanmasında ve girişimcilerin cesaretlenmesinde etkili olacak (bankaların kredi vermedeki naz makamı bir kenara bırakılırsa), üretime pozitif yönlü ivme kazandırabilecektir. Açıklanan Haziran ayı işsizlik verileri de bunun habercisi olabilir. İşsizlik artışının durması, genel işsizlik oranının %13’e gerilemesi ve arındırılmış işsizlik oranındaki düşüş ekonomide düzelme sinyallerini vermektedir.

***

Ancak genç işsizlik oranı %25’in üzerine çıkmıştır. Bu durum genç işsizlik ile mücadele için ciddi adımlar atılması gerektiğini göstermektedir. Gerek yeni Ekonomi Programı’ndaki hedeflere ulaşmak gerekse genç işsizlikle mücadele için ilk adım üretimi artırmaktır. Üretenleri teşvik etmektir. Böylece bir yandan işsizlik düşecek diğer yandan vergi gelirleri sürekli ve istikrarlı biçimde artacaktır. Faiz ve kur risklerinin minimize edilerek enflasyonun kontrol altına alınmasıyla birlikte yabancı yatırımcılar için de güven sağlanırsa ekonomik büyüme pozitif seyrine dönerek işsizlik rakamları düşecektir.

***

2019 yılının nasıl tamamlanacağını ise küresel finansal koşullardaki dalgalanmaların yanısıra uluslararası siyasi hareketlerin nasıl şekilleneceğine, ekonomiyi canlandırmaya yönelik mali tedbirlerin ne kadar etkili olacağına, bankacılık kredi hacminin ne kadar yükseleceğine, iç/dış konjonktürdeki belirsizliklere göre değerlendirmek gerekir ki üçüncü ve dördüncü çeyrekte küçük oranlı gerçekleşecek de olsa pozitif büyüme beklentisi oluşmuş durumdadır.

YORUM EKLE