BÜYÜK MENDERES’İN İKİ YAKASI, MEDELE'DEN ÇALÇAKIRLAR'A

Bir akarsu ki; tarihin çok eski dönemlerinden bu günlere kadar ulaşabilmiş.

Bir akarsu ki; geçtiği her yerde uygarlıklara ev sahipliği yapmış

Bir akarsu ki; dağların zirvelerinden gelen hırçın sularla ovalara bereket saçmış

Bir akarsu ki; toprağa can, insana yaşam, yarınlara ilham olmuş...

...

Büyük Menderes nehri, bir kolu Afyonkarahisar ili /Dinar ilçesi merkezindeki "Su Çıkan Mevkii’nden akmaya başlıyor diğer kolu ise Honaz Dağı zirvelerinden kopup geliyor. Çürük Su Vadisi’nden geçip Sarayköy Ovası’nda diğer kol ile buluşup düz ovalarda "Menderes’ler çizerek ummana koşuyor, sakin ama emin adımlarla... Büyük Menderes akarsuyunun sorunları, kaynakları, kolları, kirliliği ve jeotermal atık sularıyla öldürülmeye çalışılması olmayacak yazı konum. Bu akarsuyun geçtiği Çal ve Bekilli ilçelerinin bir bölümüne yaptığım kısa yolculuğu ve o sırada kamerama yansıyan görüntüler ile izlenimlerimi paylaşacağım. Bu akarsu üzerinde bulunan iki kanyondan da (Kısık Kanyonu ve Mangırın Kısık) söz etmeyeceğim bu seferlik. Sadece bu suyun hırçın aktığı Çal ile Bekilli arasındaki "Mangırın Kısık" mevkiinde ve az aşağıda Adıgüzeller Barajı ile önünün kesildiği yerlerde buluna yerleşim alanlarına (Bekilli/Medele-Çal/ Çalçakırlar) yaptığım yolculuğu anlatacağım.

...

Kış mevsiminin henüz sona ermediği zamanlardı. Soğuk bir zemheri sabahın soğuğunu yenemediğimiz anlarda yola çıktık. Sabah kahvaltısı için yöreyi iyi bilen arkadaşım Dr. Ahmet Deniş rehberliğinde Bekilli de bir pidecide bulduk kendimizi. Mekanını yeni açan pideci de henüz demlenmemiş çayı beklerken yanımızda getirdiklerimizden bir şeylerle atıştırmaya başlıyoruz. Çok geçmeden sıcak pideler ve o mekanın özeli olan "yumurtalı" pide geliyordu masaya. Sonra çaylar ve üzerine tatlı pide... Eh artık karnımız doydu ise yola çıkma zamanıydı. İlk durağımız Çoğaşlı oldu. Oradaki tepeden Büyük Menderes’in kuzeyinde yer alan yerleşim alanlarına ve ovaya doğru göz atmak için duruyoruz. Çoğaşlı'dan bakınca güney ve güney batı yönünden ovaya yoğun bir sisin gelmekte olduğunu görüyorduk.

Bu bölgedeki Köselli, Deşdemir ve Kutlubey gibi yerleşim alanlarını gezmeyi planlamıştık yola çıkarken. Ama asıl hedefimiz B. Menderes 'e en yakın olan Medele (şimdiki adı Yeşiloba) Çoğaşlı merkezindeki hakim tepede daha fazla durmayıp sis inmiş ovaya doğru sürüyoruz aracımızı. Medele ye ulaşmadan biraz sis içerisinde dolanıp fotoğraflar almaya çalışıyoruz. Sonra doğru Medele kahvesine atıyoruz kapağı. Daha kahvenin önünde iken yaşlı bir teyze gözüme takılıyor. Bastonu elinde öğleden sonra gelecek doktora ilaç yazdırmak için sağlık evi önündeki listeye adını yazmaya geliyordu. (adını o listeye kahvede oturan okur-yazarlardan biri yazdı) Ona takılıp söyleştim biraz, sonra hemen orada tütün paketleyenlerle ayaküstü laflayıp kahvede bir çay içimlik mola verdik. Çay molası ardından asıl amacımız bu bölgeye özel taş yapıları/evleri fotoğraflamak için köy içinde gezmekti. Ve çok fazla zaman kaybetmeden dağıldık. Tekli ya da bir kaç kişilik grup halinde yaptığımız bu tur sırasında renkli kişiliklere da rastlamak mümkün oldu. Sevecen dost canlısı yurdum insanı ile diyalogda olmak ne özel bir duyguydu. Terk edilmiş okul ve eklentileri, yıkılmakta olan o eşsiz taş yapılar. Yalnızlığı ve terk edilmişliğini yaşayan kuyular. Yarısı yıkılmış savaş gazisi görünümlü çamur harçlı, ak toprak (kil) ile sıvanıp badanalanmış yapılar ve az sayıda insan...

Köy içinde kısa sürmesini planladığımız gezimiz oldukça uzun sürünce öğle yemeği saatlerini geçtiğimizin farkına vardık . Daha buradan Köselli ye ve oradan da B. Menderes'in diğer yanı olan Çalçakırlar tarafına geçeceğiz. Bu esnada sabah bize yetişemeyen bir arkadaşımız daha kendi aracıyla ekibimize katıldı ve ekip biraz daha kalabalıklaştı. Yemek işi zaman kaybettireceği için oturmak yerine yanımızdaki malzemelerle geçiştirmeye karar verdik. Hemen yola çıkıp Köselli'ye geçtik. Diğer köyler Deşdemir ile Kutlubey'i bu defalık atlayıp yönümüzü akarsuyun karşı tarafına çeviriyorduk aceleyle.

...

Bu kez Bekilli içinden Akkent yoluna dönüp akarsuyun üzerinden geçerek Çal Kuyucak köyüne döndük. Çal Kuyucak köyünde bir müddet çekimler yapıp asıl hedefimizdeki Çal Çakırlar'a ulaştık. Burada kahve önünde açlığımızı yatıştırmak için çay eşliğinde yanımızdaki yiyeceklerimizden atıştırıp köy içine dağıldık.

...

Hem gezi, hem fotoğraf ve hem de yeni arkadaşlarımız için eğitim/uygulama niteliği taşıyan bu yolculuğumuz burada bulduğumuz konularla epey zenginleşiyordu. Özellikle Çalçakırlar'ın taş sokakları, yıkık evleri ve ona rağmen inatla-inançla yaşam mücadelesi veren insanlar ilginç anlar sunuyorlardı bize. Epey çalışma sonrası zamanın sonuna doğru yaklaştığımızı anlayıp geziyi sonlandırıp dönüş yolun koyulduk. Bu kısa zaman dilimini verimli şekilde değerlendirmenin keyfiyle biraz yorgun ama mutlu olarak geri dönüyorduk. Geride her şeye rağmen mutlu olmaya çalışan hüzün bakışlı insanlar, kaybolmak üzere olan taş yapılar bir sonraki neslin belki de bulamayacağı görüntüleri arşivimize kaydederek dönmekteydik. Darısı bir başka zamanda bir başka güzel beldemizin başına diyerek...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüssam ilhan
Hüssam ilhan - 3 hafta Önce

Lermonos Antik Kentinden Menderes'i seyretseydiniz

Zeki Akakça
Zeki Akakça @Hüssam ilhan - 3 hafta Önce

Başka bir zamana bıraktım lermanostan izlemeyi. Şu ara su sıkıntısı da olduğunu düşünüyorum

Hüseyin ulubeli
Hüseyin ulubeli - 3 hafta Önce

Güzel bir çalışma ,ancak kapsam açısından çok kısıtlı kalmış,umarım daha sonra daha kapsamlı çalışmalar yaparsınız

Metin Vural
Metin Vural - 3 hafta Önce

Çok güzel yol gösterici bir yazı.Kutluyorum.

Mehmet Erdem Erdem market Uşak Karahallı
Mehmet Erdem Erdem market Uşak Karahallı - 3 hafta Önce

Eline sağlık kardeşim çok güzel olmuş emeği geçen herkese teşekkürler fotoğraflar çok güzel olmuş inşAllah bir de videoları izletirsiniz hoşçakalın

Ergün Curacı
Ergün Curacı - 2 hafta Önce

Medele demek medeniyet ve üretim demektir bereketli toprakları vardır.En büyük eksik Çogaşlıdan Medele ovasını resim etmeliydiniz.