ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...

Çanakkale Zaferi’nin 104. Yılını kutlarken, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla anıyoruz... Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin “Çanakkale Gezisi’ne katılmıştık. Geziyi kameraman arkadaşımız Mehmet Ünler’le birlikte “Karaçay Yollarda” programı için görüntüledik. Çanakkale’de anlatılan hikayeler, herkesi duygulandırıyor. Bence herkes ölmeden önce Çanakkale’yi görmelidir... Emperyalistlere karşı Çanakkale’de verilen savaş, bozkırı tutuşturan bir kıvılcımdır... Bu kıvılcım Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşlemiştir... Çanakkale, “Tam Bağımsız Türkiye” için yıllardır verilen mücadelenin ilk basamağıdır... Son basamağa gelmemiz için daha çok çalışmalıyız... Çanakkale Şehitlerimizi ve Gazilerimizi saygıyla anıyoruz...

Çanakkale’nin geçilemeyeceğini 104. Yıl önce gösterdik, yine de geçilemeyeceğini göstermeye seve seve hazırız...

“DENİZLİ’DE İPEK BÖCEKÇİLİĞİMİZ VARDI”

Denizli’de bilgi ve birikimlerini gelecek kuşaklara yazarak aktaran isimlerin başında avukat Atilla Sezener gelir...

Sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanan 86 yaşındaki Sezener’e sağlıkla daha nice yıllar diliyorum... Bize ve gelecek kuşaklara aktaracağı daha çok anekdotları var... “Denizli’de İpek Böcekçiliğimiz vardı“ başlıklı yazısı bir döneme ışık tutuyor...

“Denizli’de bir zamanlar yaygın olarak ipek böcekçiliği yapılırdı. İnsanımızın yazılı kültürü gelişmediğinden, işin başlangıcını tespit mümkün olmadı. Yalnız kesin olan bir bilgi varsa bu iş Cumhuriyetten çok önceye dayanıyor. İpek işini Laodikya’ya kadar dayandıranlar da var.


İlk kez Çin’de bulunup geliştirilen ipek böcekçiliği, iklimi uygun olan bütün bölgelere yayılmıştır. Türkiye’de bu işin başkenti Bursa’dır.
Denizli’nin yanı sıra başta Buldan olmak üzere ilimizin pek çok yerinde yaygın olarak yapılıyordu.
Denizli’ye tohumlar Japonya ve Bursa’dan geliyordu.
Denizli 1950’li yıllara kadar hemen tek katlı yığma evlerle doluydu. Bu bahçeli evlerin etrafını yüksek duvarlar çevirir ve mutfak bahçenin en ucunda bulunurdu. Bir çoğundan arık geçerdi. Bir kısım evde içme suyunu temin için tulumbalar vardı. Tulumbasızlar ise hemen her sokakta akan artezyen sularından yararlanırdı.
Bazı aklı evveller bahçelerini betonla kaplatıp, kışın soğuktan yazın sıcaktan sıkıntı çekerlerdi. Betonu reddedenler ise daha akıllı olup, toprakla temas ve onun nimetlerinden çokça yararlanırlardı. O bahçelerde birçok meyve ağacı yanı sıra, sayısız renkte ve çeşitte çiçekler ve ayrıca patlıcan, domates, kabak, biber gibi sebzeler yetiştirilirdi.
İpek böceğinin tartışmasız bir numaralı hammaddesi olan dut ağacı da pek boldu. Dut ağaçları Kayalık’tan Çaybaşı caddesine kadar tüm caddelerde sıra ile ekilmiş ve büyütülmüştü. Sonradan bunlar maalesef söküldüler.
Tarım Bakanlığına bağlı İpek Böcekçiliği İstasyonu Çaybaşı Caddesi’ndeydi. Son müdür Hayri Tuncer’di. 1950’li yıllarda bu istasyon kapatıldı ve Denizli’de İpek böcekçiliği işi yavaş yavaş bitti.

Doğal yollarla elde edilen ipeğin masraflı, zaman alıcı oluşu ve tüketime yetersizliği karşısında yeni yollar bulundu. Bu durumda kavak, göknar, söğüt gibi selülozca zengin ağaçlardan kimyasal yollarla suni ipek elde edilerek piyasaya verildi. Daha sonraları petrol ve başka maddelerden sentetik liflerle piyasa iyice dolduruldu. Böylece mertlik bozuldu. Denizlide ipek böcekçiliği işi tarihin derinliklerinde kayboldu.”

Diyor. Yazıyı okurken, Dut ağaçlarının verdiği yeşilliği göz önüne getirince, farklı bir senaryo insanın gözünden geçip gidiyor...

Keşke o dönemde yaşasaydım diyor insan...

BAŞKAN ZOLAN, ÖĞRETMEN OKULU ARKADAŞLARIYLA BULUŞTU

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Gönen Öğretmen Okulu arkadaşlarıyla 39 yıl sonra, 17 Mart 2019 Pazar günü Büyükşehir Belediyesi Çamlık Ofis’te buluştu... “39 YILLIK KARDEŞLİK” başlığıyla Tıbbi Laboratuvar Teknikeri Mehmet Neşiray tarafından siyah beyaz fotoğrafla birlikte sosyal medya da paylaşıldı... Öğretmen okulu arkadaşları, 39 yıl sonra buluşulunca siyah beyaz fotoğraflar da, buluşmaya renk kattı ve anıları tazeledi...

Tavas Garipköy’den Avukat Osman Zolan, Çardak Gölcük’ten öğretmen Ayhan Yıldırım ve Tavas Ulukent’ten Tıbbi Laboratuvar Teknikeri Mehmet Neşiray, 39 yıl önce çekilen fotoğrafta neyi değerlendirdiklerini bilmiyoruz, ama 17 Mart 2019 Pazar günü çekilen fotoğrafta yıllarca kazanılan tecrübeler yüzlere yansıyor...

Gönen Öğretmen Okulu arkadaşları, Cumhur İttifakı adayı AK Partili Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Osman Zolan’a başarı dilediler...

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1467’İNCİ GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Loadikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor… Denizlililerin “Pamukkale ve Laodikya’nın Geliri Denizli’de Kalmalıdır” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz…

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ:

“Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Türk milletinin geleceği, bugünkü evlatlarının doğru görüşü, yorulmak bilmez çalışkanlığı ile büyük ve parlak olacaktır”

Mustafa Kemal ATATÜRK

YORUM EKLE