ÇANAKKALE ZAFERİ

18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi;  Birinci Dünya Savaşı yıllarında düşman  işgalini önlemek, vatan topraklarını korumak için mücadele eden, varını yoğunu ortaya koyan bir milletin bağımsızlığı ve egemenliği için verdiği mücadele ve bu mücadele sonucunda destan yazdığı bir zaferdir.

Birleşik Krallık Savaş Konseyi Sekreteri Albay Hankey Winston Churchill 'in de desteğiyle, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı'nın donanmayla geçilerek İstanbul'un işgalini öngören bir planı savaş konseyine sunmuştur. Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz'a geniş çaplı saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. Özellikle 19 Şubat 1915 ve 25 Şubat 1915 bombardımanları sonucu Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Çobanlı giriş tabyalarının geri hatta çekilmesi emrini uygulatmıştır. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 Günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.

Milletimiz vatanı için canını vermiş ama Çanakkale Boğazı’ndan geçişe izin vermemiştir. Kurtuluş Savaşı yıllarında da toprağından, vatanından bir karış vermemiştir. Büyük zaferin üzerinden yüz yıllar geçse de Türk milletinin kahramanlığı ile tarihin yazdığı en büyük zaferlerden ve destanlardan birisi olarak anılmaya devam edecektir.

Ülkemizin geleceğine yönelik en büyük görevimiz; milletimize bu coğrafyada bir asır önce nelerin yaşandığını, niçin ve nasıl bir İstiklal Mücadelesi’nin yapıldığını anlatmaktır. 1. Dünya Savaşı’nın en kanlı yaşandığı yerlerden bir tanesidir Çanakkale. Tüm ülkede olduğu gibi kentimizin belleğinde de derin izler bırakmıştır.

                                                                                              ***

İlimizde Çanakkale şehitleri için her yerde bir iz bulmak mümkündür.  Ancak en görkemli olanı Acıpayam İlçemiz Kelekçi Mahallemizde yapılan şehitler anıtıdır. Ülkemizde her yerde olduğu gibi Denizli'de de pek çok yerde 18 Mart’ta mevlitler okutulmakta, hayır yemekleri yapılarak şehitlerimiz anılmaktadır. 

Çanakkale savaşları ile ilgili kaynaklarda farklı bilgiler var.  Askeri kaynaklarda sadece cephede ölenler şehit kabul ediliyor. Osmanlı kaynaklarından derlenen rakamlarda ise muharebede şehit olanların sayısı 56 bin 643, sakat kalanlar 97 bin 7, kaybolanlar 11 bin 178 olarak veriliyor. Moorehad'ın “Gelibolu” adlı eserine göre ise Çanakkale Savaşı'nda 251 bin 309 Türk askeri şehit oldu, bu sayının yüzde 20'den fazlasını cephede şehit düşenler oluşturuyor.

Çanakkale Savaşı’nda Denizli'den çok sayıda şehidimiz var. Çanakkale Savaşları’nda en çok şehit veren ilin Bursa olduğu ifade ediliyor. Bursa’dan 3 bin 737 şehit verilmiş. Balıkesir’den 2 bin 779, Denizli’den 2 bin 514 şehit verilmişti. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin derlediği rakamlara göre ise Çanakkale Savaşı’nda Denizli Askerlik Şubesi’ne kayıtlı 2 bin 514 kişi şehit oldu. Şehitlerin ilçelere göre dağılımı ise şöyle: Acıpayam 247, Akköy 5, Babadağ 13, Baklan 43, Bekilli 53, Bozkurt 19, Buldan 197,  Çal 342, Çameli 10, Çardak16, Çivril 280, Güney 65, Honaz 83, Kale 7, Serinhisar 53, Sarayköy 179, Tavas 399, Denizli Merkez Köyler 144, Denizli Merkez ilçe 389, toplam 2 bin 514. Sayıların hiç önemi yok. Bu vatan için can veren tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.

                                                                                              ***

Çanakkale şehitleri ile ilgili Pamukkale Üniversitesi’nin değerli çalışmaları var. Tarih bölümünden öğretim üyelerimizin araştırmaları çok değerli bilgiler sunuyor. Özellikle Dr. Veysi Akın'ın Çanakkale Savaşı’nda Denizli kitabını anmak gerek. Çanakkale şehidi askerlerimizden gelen mektuplar o günleri anlamak için çok önemli belgeler. 2 şehidimiz ile sizleri tanıştırmak istiyorum. Birincisi Kelekçi'den Hacı Hasan Oğlu Halil,  ikincisi de Çivril' den Mehmet Çavuş.

                                                                                              ***

Halil dedemizin mektubunu sizinle paylaşmak istiyorum. Huzuri Pederahanelerime. Veli nimetim sebebi hayatım pederim. 26 ağustos 332 tarihli göndermiş olduğunuz mektubu aldım. Derecesiz memnun oldum. Cenab-ı hak siz pederime dahi iki cihanda memnun ve mesrur buyurursun. Hamdolsun sıhhatliyim sizin dahi cümlenizin sıhhatte daim olmanızı Cenab-ı Mevla’yı müteal hazretlerinden (Ruzi şeb gece ve gündüz ) dilerim. Benim için merak etmeyesiniz sizin iyiliğinizden başka merakım yoktur selam-ı hususi ile ellerinden buse eder öperim. Hayır duanızı isterim, validem gadına selamla ellerinden öper düai hayriyesini talep ederim. Hemşirem kadınlara cümlesine ayrıca selam ederim. Eniştem Süleyman Ağa’ya mahdumu İsmail Ağa’ya cümlesine selam ederim. Goca İsmail Ağa’ya, yengem gadına, muhdumi hacı ağaya selam ederim, Sarı Osman oğlu Ahmet Ali Ağa’ya mahdumi ağalara dizem gadına selam ederim. Dayım Halil İbrahim Efendi’nin ellerinden buse ile hatırını hoşnut ederim. Hanesi tarafına selam ederim. Yörük oğlu Mehmet Ağa’ya hanesi tarafına selam ederim. Molla Hasan Efendi’ye ayrıca olarak selam ederim. Hoca Halil Efendi, Musa Efendi’ye selam edip ellerinden buse eder hayır dualarını talep ederim. Hacı İsa oğlu Efendi’ye... Ağalarına selam ederim. Hısım akrabaların ve komşuların 7 yaşından 70 yaşına kadar kefesine (hepsine) selam ederim. Mektubuma cevabı serian beklerim (mektubuma acil cevap beklerim).

Pederciğim baki afiyette daim olasınız.

332 Eylül 332 Mahdumunuz Halil

Biraderimin mektubu nereden geldiğini beyan edesiniz. Cümleten bayramı şerifiniz mübarek olsun. Adres: Çanakkale Grubu’ndan 65. Alay ikinci taburun 8’inci Bölüğü’nden efradı Halil’den Tavaslı Kelekçi gariyesinden Hacı Hasan oğlu Halil diye yaz.

                                                                                              ***

İkinci mektubumuz Kadir Oğlu Mehmet Çavuş'un Hastaneden Cephedeki Komutanına Yazdığı Mektup (1915)

“1’inci Kolordu, 1’inci Tümen, 7’nci Alay, 3’üncü Tabur, 1’inci Bölük Çavuşu, Denizli İli, Çivril Kazası’nın Madenler Köyü’nden Kadir Oğlu Mehmet, Conkbayır ve Seddülbahir çarpışmalarında büyük kahramanlıklar göstererek düşman tarafından atılan bombaları patlamadan yine düşmana atmak suretiyle üstün cesaret ve kahramanlık göstermiştir. Yine böyle bir bombayı alarak düşman üzerine atacağı sırada her nasılsa birden bire patlayan bombadan sağ el bileğini kaybetmiştir. Hastanedeki yatağından tabur komutanına gönderdiği mektupta;

“Muhterem Komutanım… Sağ kolumu kaybettim, zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekâlâ iş görebilirim. Beni üzen şey; yaramın kapanmamasından dolayı kıta’ma katılamamam ve düşmanla çarpışamamak. Hastaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için, beni mazur görünüz, affediniz, muhterem komutanım.”

Gururla andığımız Çanakkale Zaferi'nin 106. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türk ordusunun kahraman askerlerini ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.  Ruhları şad olsun.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Arzu Kuşdili
Arzu Kuşdili - 9 ay Önce

Çanakkale Deniz Zaferimizin 106. yılında başta Baş Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü, silah Arkadaşlarını, tüm Şehit ve Gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad mekanları cenneti ala olsun. Bizlere de Rabb'im layık ile Vatanımıza ve Milletimize sahip çıkabilmesi nasip etsin inşAllah.

Ahmet ali ozdemir
Ahmet ali ozdemir - 8 ay Önce

Bu vatan ne sartlarda ne fedakarliklarla insan ustu cesaret veren ALLAHIMA sukurler olsun turk milleti olarak vatan herseyin ustundedir siz bu milletin su an boyle oldugunu bakmayin Allah gostermesin simdide oyle bir bela gelse biz ayni derecede daha fazlasini yapacagimiza inaniyorum Allaha emanet olun saygilar selamlar

banner247

banner246