ÇİFTÇİ KADINLARIMIZ

15 Ekim Dünya Çiftçi Kadınlar Günü olarak kabul edilmiştir. Dünya Çiftçi Kadınlar Günü fikri ilk olarak 1995 yılında Çin'in başkenti Pekin'de düzenlenen, 4. Dünya Kadın Konferansı'nda çıkmıştır. Ülkemizde 1997 yılından itibaren de 15 Ekim, Dünya Çiftçi Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır.

Eski Türk adetlerine, Anadolu köylerine baktığınız zaman Türk kadınının yerinin erinden önde, üretimin içinde, ailenin yönetiminde olduğu görülür. Soyadı her ne kadar babadan geçse, ataerkil bir yapı var gibi görünse bile Türk kadını son zamanların popüler dizisi Ertuğrul’da olduğu gibi Ertuğrul Gazi’nin annesi Hayme Ana gibidir. Eri yoksa obanın beyi, karar alanı, uygulayıcısı ve hesap soranıdır.

Kadın hakları, kadın sorunları gibi işlerle ilgilenenlerin konuyu anlaması ve doğru değerlendirebilmesi için bir Anadolu köyünde özellikle Ege veya Toros köylerinde yaşaması bir Yörük obasında misafir olması şarttır. O ortamda bulunmayanların Dünya Çiftçi Kadınlar Günü’nü anlaması, Türk kadınını çözmesi olanaksızdır.

Köy kadınlarının en önemli sorunu tarla işleri, çocuklar, hayvan bakımı gibi işler değil sosyal güvenlik sorunun çözülmesi sigorta primlerinin yatırılmasıdır. Köy çocuklarının okula ulaşımı, lise ve sonrası eğitimini sürdürmesidir. Yatılı bölge okulları, yatılı meslek liseleri ve üniversite zamanında yurt ve burs sağlanması köy çocuklarının çözüm bekleyen en önemli sorunudur.

**                                                                         ***                                                                                                      **

Türk kadınlarının başarı öyküleri saymakla bitmez ama geriye doğru gidersek 1933 yılında Gül Esin Hanim dört erkek rakibine fark atarak 500 oyla Türkiye’nin ilk kadın muhtarı seçilmiş ve Atatürk tarafından ödüllendirilmiştir.

İki yıl süreyle muhtarlık yapan Gül Esin, kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklamış, çocukların okula yazdırılması, kadınların sosyal hayata hazırlanması, kız kaçırma olaylarının önlenmesi ve nikah işlerinin düzene sokulması gibi konularda çalışmıştır. Bu tarihte Fransa, İtalya, Japonya ve Çin’de kadınların oy kullanma hakkı dahi yoktu. Buradaki olay Ülkemizin kadınlara verdiği önemi bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kentimizden en önemli başarı öykülerinden birisi de Akça Şirketler Topluluğu’nun kurucusu Neslihan Akça’dır. Acıpayam’ın bir köyünden gelip Denizli’nin en önemli şirketlerinden birini kurmak, yönetmek Türk kadınının azmi, çalışkanlığı, becerisi açısından unutulmayacak çok önemli bir örnektir. Bu vesile ile Akça ailesine başsağlığı diliyorum. 

Bugün köylerimizde yaşanan fakirlik için tek çözüm gelir dağılımının iyileştirilmesidir. Bu da ancak çalışma olanakları ve tarımsal üretimin değer bulması ile olur. Çiftçimizi, köylümüzü yalnız bırakmamamız gerektiğini, sahip çıkmamız gerektiğini Dünya çiftçi kadınlar günü vesilesi ile tekrar hatırlatalım. Türk çiftçisine özellikle çiftçi kadınlarımıza borçluyuz. 

Doç.Dr. Devrim ALKAYA

Acıpayam Dernekler Birliği

Başkan Yardımcısı

YORUM EKLE