ÇOCUK ANNELER

Trabzon'un bir köyünden gelip İstanbul'a yerleşen ve adı da tipik bir Karadeniz fıkrası kahramanının adaşı olan arkadaşım vardı. Onunla Almanya'da öğrenci olduğum senelerde tanıştım.

İşçi olarak oraya yalnız gelmiş ve ailesini İstanbul'da bırakmıştı. Düzenli olarak Türkiye'ye para gönderir, eşinin ve çocuklarının geçimini sağlamayı hiç ihmal etmezdi.

Yaz aylarında kullandığı yıllık izinlerini düzenli olarak ailesiyle geçirir okullarının aksamamasını da takip ederdi.

Bir yaz tatilinden döndüğünde anlattıklarını hala iyi hatırlarım. 14 yaşındaki oğluna Bafra'da yaşamakta olan akrabalarından birinin 12 yaşındaki kızını almış ve kızı İstanbul'a getirmişlerdi.

Nikahı bir imam kıymış ve düğün falan hiç yapılmamıştı. Akrabalar arasında ve hele Karadenizlilerde başlık parası da söz konusu değildi.

Şaşkınlığım günlerce sürdü. Benim Ege yöresi çevrelerimde gördüğüm çocuk evlilikleri bu derece değildi, hiç duymamıştım. Tabii ki ona bir sürü sorum oldu. Herşey onun açısından o derece normaldi ki şaşkınlığım o yüzden de daha fazla arttı.

Resmi nikahı çocuklar büyüyünce yapacaklardı. Bu arada dört beş çocuk olmuş pek önemli değildi. Zaten öyle evlendirilen sadece onun çocukları değildi ki.

Çocukluğumdan bildiğim, yaşı "tutmayan" kızların yaşları büyütülürdü. Hatta kız çocuklarının sayısı fazlaca olan bir babanın sonraları kızlarının yaşını "baştan" büyük yazdırdığına da şahit oldum.

Birkaç ay önceleri basınımızı günlerce meşgul eden çocuk annelerin durumunu bir hemşirenin basına sızdırması "olay" olmuş ve başta kadın dernekleri ayaklanmış, sanki ilk defa duyulmuş gibi yürüyüşler bile yapılmıştı. Rivayete göre Türkiye'de 18 yaş altı çocukların evlendirilmesi yasakmış ve yapanlara cezai müeyyideler dahi uygulanırmış...

Batı ülkelerinde "yaş büyütme" işlemleri pek bilinmez, bu tür vakalar ilkel halklarda olurmuş. Gelişmiş ülkeler böyle hukuk sahtekarlığına izin vermezler. Çok ilkel toplumlarda ise zaten kimin hangi yaşta evlendiğine pek bakılmazmış.

Ancak bizim gibi batılı olduğunu kanıtlamak için İsviçre Medeni Kanunu ile yönetildiğini iddia eden ama o seviyede "medeni" olamayan ülkeler bu tür hukuk dalaverelerine başvurarak batılı olduğunu kanıtlamaya çalışır.

Ülkemiz doğusunda, batısında, kuzeyinde ve güneyinde durumlar aşağı yukarı hep ve hala böyle. Doğu ve Güneydoğuda kız çocuklarımızın değerleri çok daha vahim boyutlarda ve onlara "mal" muamelesi yapılmaktaymış. Kızlar başlık parası altında satılmaktaymış.

Devekuşu gibi başını kuma sokup biraz ötelere bakmamayı sadece bizler yapmıyoruz. Almanı, Fransızı, İngilizi ve Amerikalısı da yapıyor devekuşunun yaptığı söyleneni. Yani "bizde öyle şeyler mutlaka yoktur, böyle davrananlar ilkel toplumlardır".

Kısa bir araştırma yapıldığında onların da foyası ortaya çıkıyor. The New York Times gazetesine bakmak yetip artıyor bile.

Ellerinde "Çocuk Evliliklerine Son!" pankartlarıyla nümayiş yapan kadınları bizim Taksim Meydanında sanırsınız. Nümayişler New York'ta. "ABD'nin 50 eyaletinde çocuk evlilikleri yasal" diye yazıyor eleştirel bir başlık (26 Temmuz 2017). "Gerçekten de 20 eyalette evlenmenin yaş alt sınırı yok" diye yazıyor bir diğer sayısı (01 Haziran 2018).

Başta Asya ve Afrika olmak üzere dünya genelinde her 11 saniyede bir 14 yaş altı kız çocuğu evlendiriliyor (a girl 14 or younger is married every 11 seconds).

İşleyen bir hukuk devleti olamadığımız sürece bu rezalette payımızı anne ve babalarımızın ve de devletimizin bilgisi dahilinde almayı sürdüreceğimiz açıktır. Diğer ülkelerin de hukuk çarklarının tutukluk yapabileceğini "delil" olarak göstermek bizi hiç mi ama hiç aklamıyor.

Olan kadınlarımıza, annelerimize ve kız evlatlarımıza oluyor.

Yeni yılınız kutlu olsun!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sezai Aydemir
Sezai Aydemir - 7 ay Önce

Güzel bir konuya deginmissin