CORONAVİRÜS VE ÇOCUKLAR

Çoğumuzun eve kapandığı zor bir dönemden geçiyoruz. Vaka sayıları gün geçtikçe artıyor. Buna bağlı olarak kaygılarımız da…

Coronavirüs, günlerdir konuşulan, izlenen, takip edilen tek konu haline geldi. Sürekli olarak televizyondan, sosyal medyadan ve başka kaynaklardan virüs ile ilgili bilgileri, nasıl korunmamız gerektiğini, ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki verileri dinliyoruz.  Bilmediğimiz şeyi ne kadar çok bilinir hale getirirsek o kadar çok rahatlarız diye düşünüyoruz. Tanıdık hale getirme çabamız her duyduğumuza inanmaya ya da bilgi bombardımanı içinde kaybolmamıza sebep olabiliyor. Bu durum rahatlamanın tersine kaygımızı daha çok arttırabiliyor çünkü çok fazla bilgi kirliliği var ve hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu ayırt edemeyebiliyoruz.

Böyle bir ortamda yetişkinler bile kaygılı ve tedirginken acaba çocuklarımız neler yaşıyor, neler düşünüyor ve bu durumu zihinlerinde nasıl yorumluyor.

Özellikle yedi yaş öncesi çocuklarda henüz soyut düşünce becerisi gelişmemiş olduğundan, onların yanında ne konuşulduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. Obsesif kompülsif bozukluk, ayrılık anksiyetesi, fobiler gibi çeşitli kaygı bozukluklarının tohumlarının bu dönemde atıldığını göz önüne aldığımızda, çocuklarımızın yanında aşırı kaygı ifade eden konuşmalar ve davranışlardan kaçınmamız çok önemli hale geliyor. Kaldı ki, bu dönem geçtiğinde biz yetişkinlerde bile bu tür kaygı bozuklukları ortaya çıkabilir. Sanıyorum şu günlerde, hiçbir zaman yıkamadığımız kadar elimizi yıkıyoruz. Dışarıdan eve geldiğimizde baştan sona steril bir hale gelmeye çalışıyoruz. Her an gözle görülmeyen bir şeyden zarar görme endişesi taşıyoruz. Emin olun bu durum çocukların gözünden kaçmıyor. Üstelik çok daha küçük yaşta olanlar neden kaygılandığınızı da anlamıyor. Belki bununla ilgili çok soru soran çocuklar var, belki az, belki de hiçbir şey yokmuş gibi davrananlar var. Soru sormayan, her şey normalmiş gibi davrananlar kendilerini fark ettirmedikleri için bu durum ebeveynlerin dikkatinden kaçabilir ve nasıl olsa birşey anlamıyor diye düşünebilir.

Neler yapabiliriz? Öncelikle üç yaşından büyük olan çocuklara bu virüsün ne olduğu, sade ve anlayabilecekleri bir dille anlatılmalı. Bununla ilgili internette yayınlar var. “Merhaba ben coronavirüs” diye başlayan bir görsel oldukça sade ve basit.  Kendisinin ve ailesinin güvende olduğu ve bu durumun geçici olduğu açıklanmalı. Kendi aramızda konuşurken çocuğun kulağının bizde olduğu unutulmamalı ve ne konuştuğumuza dikkat etmeliyiz. Aynı zamanda tavır ve davranışlarımızla nasıl mesajlar verdiğimiz de çok önemli. Yani çocuğa, “korkmana gerek yok” derken, aynı zamanda onun hiç alışık olmadığı davranışları sergilersek, oldukça karışık mesajlar almasına sebep olabiliriz.

Hem kendimiz, hem ailelerimiz hem de çevremizdeki herkes için evde kalıyoruz. Sosyal olarak izole olmamız, eve kapanmamız, ailemiz ve arkadaşlarımızla görüşemememiz enerjimizi düşürebilir, depresif bir duygu durumuna girmemize neden olabilir. Ekonomik kaygılar, gelecek kaygıları, olumsuz beklentiler bizi öfkelendirebilir. Bunların üzerinde durduğumuz zeminden kaynaklı olduğunu unutup faturayı birbirimize, en sevdiklerimize kesmeyelim. Özellikle çocuklarımıza.

YORUM EKLE