CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ MASALI - 5 (CHP’NIN ALTIOK’UNDA DEMOKRASİ KAVRAMI NİYE YOK?)

CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ MASALI İLE UYUTULDUK, UYUTULUYORUZ...

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, DEMOKRASİ kavramı yerine, "CUMHURİYETÇİ DEMOKRASİ" anlamını yüklediği HALKÇILIK kavramını kullanıyor da ondan!

Kaldı ki, kurtuluş ve kuruluş sürecinde, demokrasi kavramı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının zihinninde karşılığı olmayan bir kelimeydi. Nereden mi çıkarıyorum bunu? Demokrat Parti, halkımızın dilinde DEMİRKIRAT olmuş da ondan. İronik şekilde ADALET diye yola çıkan Adalet Partisi güneş ve kitap sembolünden vazgeçip, yerine DEMİRKIRAT konulmuş da ondan.

* CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN SEMBOLÜ OLAN ALTIOK İLE İFADE EDİLEN İLKELER ARASINDA DEMOKRASİ KAVRAMI NEDEN YER ALMIYOR?

Gelelim DEMOKRASİ meselesine. Yani çoğunluğun yargıçlığına. “Demokrasi” en basit haliyle, “topluma çoğunluğun hükmetmesi” demek. Bu durumda %50+1 “çoğunluk” ile %50-1’lik “azınlığın” iradesini yok saymak mümkün mü? Mümkün.

Yaşıyoruz. Dolayısıyla, ayrı bir kanıtlamaya ihtiyacımız yok.

Bir parantez açalım. Helenler kendilerine ne Rum, ne Yunan, ne de Grek denmesini sevmezler. Çünkü muhteşem Helen uygarlığnın devamı görürler kendilerini.

İyonyalı da yani YUNAN saymazlar kendilerini. Bu şekilde isimlendirme bizim yakıştırmamız.Parantez içini bilgi bu kadar.

Devam edelim kaldığımız yerden. Bir yanda Eski Helence‘de “halkın iktidarı” anlamına gelen “DEMOKRASİ“, diğer yanda Latince‘de “halk için olan” anlamındaki REPUBLİC karşılığı Jön Türklerin uydurduğu “CÜMHURİYET“.

Bu iki kavram hakkında kütüphaneler dolusu kitaplar yazılmış. Bu iki kelimeyi dilimize pelesenk etmişiz. Ama, aralarındaki ilişkiler üzerine çok fazla düşünmemişiz, düşünmüyoruz.

Bir “iktidar kaynağı” olan “demokrasi“nin bu açığını farkeden Yeni Osmanlı münevverinin (Jön Türk) bir parçası ve devamı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kafayı “iktidar biçimi“ne yorarak “Türkiye Cumhuriyeti“ni kurmuş.

Azınlıklar dahil, yurttaşların tümünün temel haklarını gözeten, “halk için olan” "CÜMHURİYET" boşuna ilave edilmemiş HALK FIRKASI' başına..

* AK PARTİ GENEL BAŞKANI SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN DOĞRU SÖYLÜYOR...

Türkiye’de, CUMHURİYET ve DEMOKRASİ kavramlarını kullanan çok, ama ne anlama geldiğini derinliğine bilen, kavrayan yok. Yaşadığımız sorunlar büyük ölçüde buradan kaynaklanıyor.

Başta AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve onun muhalefet bakanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, çoğunluk DEMOKRASİ ve CUMHURİYETİ aynı anlama gelen tek bir kavram sayıyor.

“Demokrasi” en basit haliyle, “bir topluma çoğunluğun hükmetmesi” demektir.

Bu bağlamda ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'ın; 27 Aralık 2018 tarihinde söylediği; "Demokrasinin tam anlamıyla uygulandığı az sayıda ülkeden biriyiz” cümlesi çok doğru bir cümledir.

* İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONRASI MODA OLAN "DEMOKRASİ" BİZDE BAŞLANGIÇTAN BERİ SORUNLU BİR KAVRAM.

1946 yılında Cümhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp, Demokrat Parti'yi kuran Menderes ve arkadaşları, “demokrasi” kavramını topluma sevdirebilmek için “Demir Kır At” deyişini icat etmişler. “Demir Kır At” deyişi, demokratik bir yönetim biçimini anlatmada akla gelecek en tuhaf mecaz olsa gerek.

Demokratik Yönetimin DEMİRDEN OLDUĞUNU SÖYLEMEK, demokrasiyi DEMİRDEN KIR BİR ATLA ÖZDEŞLEŞTİRMEK son derece ilginç bir durum.

Ne yazık ki halkımız böyle öğrendi, böyle benimsedi bu kavramı.

Neticede Demokrat Parti, önce demir bir Vatan Cephesi'ne dönüştü.

Ardından 27 Mayıs.Demir Ökçe, altında karanlık yıllar. Daha sonra kurulan Adalet Partisi, güneş ve kitaptan oluşan sembolünden vazgeçip, Demirkırat'a döndü. Sonra 12 Mart. Ne yazık ki yeniden demir ökçe...

Sonra 12 Eylül. Sürüp giden tuhaf bir durum, kısırdöngü... Yalnızca demokrasiyi demirden kır bir atla özdeşleştirenler değil, demokrasi kavramının kendisi de arızalı bence.

Bugün demokrasi kavramının arızalı oluşu ciddi anlamda kafa karışıklığına yol açıyor.

Ki "özgürlükçü" demokrasisi, "sosyal" demokrasi, "gerçek" demokrasi, "devrimci" demokrasi, "halk" demokrasisi, "burjuva" demokrasisi; bütün bunlar bir kafa karışıklığın göstergeleri.

Bu karışıklık, CUMHURİYETSİZ bir DEMOKRASİ kavramının başından beridir anlamsız olduğunun kanıtı. Bugün önüne bir sıfat almadan söylenemeyen demokrasi sözcüğü veya kavramının anlamı yok. Tek başına "DEMOKRASİ" artık özgürlükten oldukça uzak anlamsız bir kavram.

Açık ve net olarak diyebiliriz ki, sadece “Demokrasi” övgüsünden ibaret söylemler, halkı uyutmaya yarayan hoş bir masaldan... güzel bir ninniden ibaret.

PAZARTESİ; "CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ" SEÇİMDEN VE SANDIKTAN İBARET BİR OYUNDUR.

YORUM EKLE