CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ MASALI - 6 ("CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ" SEÇİMDEN VE SANDIKTAN İBARET BİR OYUNDUR)

DEMOKRASİ, ne kadar farklı anlamlar yüklemeye çalışırsak çalışalım, aslında çok partili serbest seçimlerden ve referandumdan ibaret bir mekanizmadır. Bu mekanizma, CUMHURİYET rejimi ile birlikte olmaz ise, çoğunluğun iradesini kutsayan bir anlayış üretiyor. Bu anlayışa göre, milletin çoğunluğu ne istiyorsa doğrusu o. Yani demokrasi, "millet saltanat isterse saltanat, hilafet isterse hilafet, şeriat isterse şeriat olmalıdır" anlamına geliyor. Bu anlayışın ve rejimin doğru adı "CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ"dir.

"CUMHURİYET", SÖZ ALMA HAKKIMIZ OLAN “DEMOKRASİ"NİN, BAŞI BOŞ BIRAKILDIĞINDA BİZİ YUTMAMASI İÇİN İCAT EDİLMİŞTİR. "HALKÇI" olmayan bir "CUMHURİYET" ölü doğmuş bir rejim olacaktır. Gazi Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluş sürecinde "CUMHURİYETİ" "MİLLÎ SIR" olarak saklaması bu sebepledir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, DEMOKRASİ kavramına karşılık olarak "CUMHURİYETÇİ DEMOKRASİ" anlamını yüklediği HALKÇILIK ilkesini öne çıkarıyor. Ki bu öneri "DEMOKRASİ" literatüre yapılmış en büyük kuramsal, yani teorik katkıdır. Lakin bu katkı konjonktür gereği, tarif yerine, tasvir şekilde olup, titiz ve dikkatli okumalarla açığa çıkarılabilir.

* CUMHURİYETÇİ İÇERİĞİ OLMAYAN DEMOKRASİ, BOŞ BİR KABUKTUR.

Edgar Morin ile Sami Näir, birlikte kaleme aldıkları ve dilimize "Bir Uygarlık Siyaseti" olarak çevrilen "Une politique de civilisation" kitapta, 18 Aralık 2018 tarihinde Facebook hesabım üzerinden "CUMHURİYET HALK PARTİLİLERE AÇIK MEKTUP" başlıklı paylaşımımda belirttiğim tarzda DEVRİMCİ(7) bir tespit ve uyarıda bulunuyorlar: "Demokrasinin amacı yalnızca bireysel özgürlüğe saygı gösterilmesi değil de aynı zamanda ortak iyiliğin savunulması ise, demokrasi savunulmaya değer. CUMHURİYETÇİ İÇERİĞİ OLMAYAN bir DEMOKRASİ, içinde özel çıkarların ortak çıkara engel oluşturduğu BOŞ BİR KABUKTUR. İşte bu yüzden, örneğin yarının Avrupa’sında hangi toplum modelinin üstün gelmesi gerektiğini bilmek ilgisiz kalınacak bir şey değildir. Fransız Devrimi tarafından başlatılan cumhuriyetçi fikir, yalnızca piyasa düzeneğine bağlı Anglo-Sakson tarzı bireyci demokrasi içinde ortadan kalkacaksa, bu Avrupa’yı savunmak için hiçbir neden yoktur."

Demokrasi başıboş bırakıldığında, aydınlık anlamına gelen tüm insanî değerleri yok etmiş, insanlık büyük bir karanlığa gömülmüştür. Bunun en çarpıcı örneği, yakın geçmişte, Avrupa’nın tam ortasında yaşandı. Almanya’da, Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, 1930’lu yıllarda, çok partili serbest seçimle iktidara gelerek Cumhuriyetsiz Demokrasi'yi, inşaa etti. Başta Almanya olmak üzere, bütün dünya Cumhuriyetsiz Demokrasi'nin karanlığından çok çekti. İnsanlık büyük bedeller ödedi.

Cumhuriyetsiz Demokrasi'nin karanlığının varacağı yer diktatörlüktür, tiranlıktır.

Dolayısıyla, ÇOK PARTİLİ SERBEST SEÇİMLER CUMHURİYETİN YAŞAMASI İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR.

* CUMHURİYET NEDİR?

CUMHURİYET, MİLLETİN KENDİ KENDİSİNİ vekilleri yani CUMHUR ARACILIĞIYLA YÖNETTİĞİ, halkın egemen olduğu DÜZENİN ADIDIR.
Ancak böyle bir düzenin kurulabilmesi için, çok partili serbest seçimler tek başına yeterli değildir. CUMHURİYETİN VAR OLABİLMESİ İÇİN, en azından, DOKUNULMAZLIĞI OLAN MİLLETVEKİLLERİNDEN OLUŞAN ETKİN, EN AZ BİR MECLİS-ki bence doğrusu iki meclisli bir rejimdir- ve MECLİS TARAFINDAN DENETLENEN BİR YÜRÜTME, ve de BAĞIMSIZ YARGI GEREKİYOR.

* CUMHURİYET BAŞKA DEMOKRASİ BAŞKADIR.

Gücün, yani yetkilerin tek kişide toplandığı yerde, çok partili serbest seçimler ve referandum olsa bile CUMHURİYET olmaz, olsa olsa saltanat olur, "CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ" yani diktatörlük olur. Tekrar ekmek gerekiyor.
Tek başına “Demokrasi” en basit haliyle, “bir topluma çoğunluğun hükmetmesi” demek. Bu durumda , %50+1 “çoğunluk” ile %50-1 “azınlığın” iradesinin tamamen yok sayılabilir. CUMHURİYETİN VARLIĞI İÇİN "CUMHUR" GEREK ŞARTTIR.

Cumhur halkın önde gelenleri, ileri gelenleri, halkın önünde giden öncüleridir. Halk, önünde gidecek olanları, sandığa attığı oylarla seçer. Halkın hakkını savunsun diye seçtikleri hem hür, hem cesur olmak durumundadır. Milletvekili dokunulmazlığı bu sebeple ihdas edilmiştir.

* CUMHUR KİMDİR?

CUMHUR, Devlet tüzel kişiliğini temsil eden MİLLETİN vekilidir. Cumhuriyet devletin tüzel kişiliğinin, hanedan değil, milletin vekilleri tarafından temsil edilmesidir. Devletin tüzel kişiliğini, halkın hakkını savunsun diye seçtiği milletin vekilleri temsil etmiyorsa, orada Cumhuriyetten söz edemeyiz. Milletin vekili, halkın hakkını savunsun diye seçip, dokunulmazlık zırhıyla donattığıdır. Milletin vekili halk adına hesap sorandır. Milletin vekili, halkın huzur ve refahı için kanun yapandır. Milletin vekili, halkın işlerine bakandır, halkın işlerini yapandır, halkın işlerini yürütendir. Milletin vekilleri halk adına hesap soramıyorsa, halkın huzur ve refahı için kanun yapamıyorsa, halkın işlerine bakamıyorsa orada Cumhuriyetten söz etmek abesle iştigaldir. Çünkü orada gerçek anlamda CUMHUR da yoktur, CUMHURİYETTE yoktur. Orada olan "CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ"dir. Neticede, SADECE "DEMOKRASİ” ÖVGÜSÜNDEN İBARET SÖYLEMLER, HALKI UYUTMAYA YARAYAN HOŞ BİR MASALDAN... GÜZEL BİR NİNNİDEN İBARET TİR.

NOT: Umarım masalmız, en önemli ve öncelikli görevimizin "CUMHURİYETİ BÜTÜN TEHLİKELERE KARŞI HER VASITA İLE MÜDAFAA ETMEK" olduğunun tekrardan bilince çıkmasına sebep olur. Çünkü önemli yazılma budur. Diğeri ise..

DİPNOTLAR:

(1) "CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ" kavramı, ilk kez Özdemir İnce'nin Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde 6 Ocak 2007 tarihinde yayınlanan “Cumhuriyetsiz Demokrasi” başlıklı yazısında kullanılmıştır.

(2) özgür insan, Aylık Dergi, Haziran 1976, Cilt:4, Sayı:31

(3)26.08.1924 tarihli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi

(4)http://www.gazetebilkent.com/2014/05/13/alti-ok-ve-tarihsel-baglami/

(5)https://m.habervaktim.com/author_article_detail.php?id=29341

(6)Fethi Okyar, Üç Devirde Bir Adam, Tercüman Yayınları, İstanbul, 1980, sayfa 447.

(7) DEVRİMCİ sözcüğünün etimolojik kökeni Arapçadır. Ama "ÖZ-TÜRKÇE" sanılır.
Cahil Generallerin 12 Eylül 1980'de gerçekleştirdiği askeri darbe sırasında sakıncalı ilan edilip, yasaklanmıştır. Bu negatif psikolojik kalıntı sebebiyle Merkez Efendi Hazretlerine devrimci dememiz bazı insanlarımıza hala rahatsız edici gelebilir.
Başta da belirttiğim üzere DEVRİMCİ SÖZCÜĞÜ Arapça devir kelimesiyle aynı köktendir. Arapça dvvr kökünden gelen davvr " دور " dönüş, döngü, zaman, çağ sözcüğü, bugün bile sürdürülmeye çalışılan Cahiliye Eğitim sistemine son vermiş, MERKEZ EFENDİ HAZRETLERİNE UYGUN DÜŞEN BİR SIFATTIR. Kavramlar, terimler zamanla kirletilmeye, olumsuz duygu yüküyle doldurulmaya, asıl anlamlarından uzaklaştırılmaya çalışılır egemenlerce. Devrimcilik karanlık bir dönemin kapanmasını sağlayan öncülerin sıfatıdır. Haremlik-Selamlık eğitim sistemi kurarak, sapıklara ve cahillere alan açılacağını yüzyıllar ötesinden görüp, karma eğitimi uygulayan Merkez efendi devrimci bir insandır. 12 EYLÜL 1980'de yasaklanan bu kavramın kökenini hatırlatmam ukalâlık sayılmasın lütfen. Bilindiğini üzere hafıza-i beşer nisyan ile malûldür.

(8)18 Aralık 2018 tarihinde Facebook hesabım üzerinden "CUMHURİYET HALK PARTİLİLERE AÇIK MEKTUP" başlıklı paylaşımımda da belirttiğim üzere BEN BİR DEVRİMCİYİM. Hiç bir zaman gizlemedim. Benim yolum devrimci bir yol. Torunu olmaktan her zaman onur duyduğum Merkezefendi gibi, ben de bir devrimciyim. Bir devrimci olarak, insanlığın ve yaşadığım bu toprakların, bütün ilerici ve devrimci mirasını içselleştirdim. Yoluma devam ederken varolanı, insanlığın ilerici birikimini inkar ederek değil, içselleştierek aşamaya çalışıyorum. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye oldum. Bu yüzden 2014 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Buldan İlçe Örgütünün Belediye Başkanlığı Adaylığını kabul ettim. Ama daha ilk günden ayak oyunları ile yüz yüze geldim. Cumhuriyetsiz Demokrasi'nin Karanlığında "CUMHURİYETSİZ DEMOKRASİ MASALI" yazma zorunda kalmamın sebeplerimden biri de budur.

YORUM EKLE