DENİZLİ BİR BEYEFENDİSİNİ DAHA SONSUZLUĞA UĞURLADI...

CHP Milletvekili Kazım Arslan’ın vefatını 10 Haziran 2019 Cuma günü saat 07:15’de sosyal medya hareketliğinden öğrendim… Denizli gerçekten iyi giyinen, tatlı dili ile yılanı deliğinden çıkartan bir beyefendiyi kaybetti… Kazım Arslan’ı 37 yıldır tanıyorum… Hürriyet Haber Ajansı’nda görev yaparken, güzel bir fotoğrafı ile “Süslü lakaplı Kazım Arslan” haberi yapmıştım… Sosyal demokratların abisi Kazım Arslan, Denizli’de karanfilli hoca Abdülgaffar Nemutlu’dan sonra en iyi giyinen isimlerin başına geliyordu… Kazım Arslan’ın politikada aldığı mesafeye tanıklık etmiş birisiyim… Sosyal medyadan önce onun Denizli’de adımını atmadığı bir mahalle yoktu… Onun kısa sürede iletişim kurabiliyor olması, stratejik hedefleri olanları ürkütüyordu… Onun için Arslan, politikadan bir dönem kopmuş gibi gözükse de o hep çalıştı… Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kıl payı kaçırdı diyebiliriz…

Sosyal medyada Milletvekili Kazım Arslan’ın anısı için yazanların notlarını sizin için paylaşmak istiyorum…

“OLMADI, BÖYLE OLMAMALIYDI...”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Karaca, “Olmadı, böyle olmamalıydı... Değerli milletvekili arkadaşım, siyasi mücadele yoldaşım Kazım Arslan abimizi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum... Allah rahmet eylesin...Ailesine, yakınlarına, dostlarına ve CHP Ailesi’ne başsağlığı diliyorum...” dedi.

“ACININ TARİFİ YOK”

CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar ise “Parti büyüğümüz, kıymetli ağabeyim Kazım Arslan'ı ani bir rahatsızlık sonucu Antalya’da kaybettik. Kendisini Antalya’ya yolcu etmiştim. Böyle bir haberi almanın yarattığı acının tarifi yok. Beyefendiliğin ve dürüstlüğün simgesi ağabeyim mekanın cennet olsun.” Diye yazdı.

“KAYBIMIZ ÇOK BÜYÜK, ÇOK ANİ, ÇOK ACI VE TARİFSİZ”

CHP İl Başkanı Mahir Akbaba, sosyal medya da 7 Haziran 2019 günü “Canımız abimiz, beyefendiliği ve çalışkanlığıyla örnek insan, önceki dönem il başkanımız ve 25 -26 - 27. dönem milletvekilimiz sayın Kazım Arslan'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başımız sağolsun, mekanı cennet olsun. Kaybımız büyük, ani, acı ve tarifsiz.” Dedi.

CHP İl Başkanı Akbaba 09 Haziran 2019 günü ise, “Kazım Abi “başlıklı yeni bir yazı paylaştı…

"KAZIM ABİ"

80'li yılların ortasında, daha henüz çocukken tanıştığım, seneler geçtikçe O'nun gittikçe gençleştiği, benimse büyüdüğüm bir hayat hikayemiz var Kazım Abiyle.

Siyasette; dürüstlüğünü, çalışkanlığını ve örgütünü her şeyin önünde tutarak, partisindeki gençlere sahip çıkmasını örnek aldığım, sözlerine, uyarılarına saygı duyduğum, hayata dair kararlarımda akıl danıştığım, sırlarımı paylaştığım, birlikte çalışmaktan her zaman zevk aldığım bir insandı.

Daha geçen pazar günü Honaz'da Kazım Abi ve Yüksel Abi ile kahraman çocuklar gibi şendik.

İl binamızdaki bayramlaşmamızda: ‘Cansu Başkanımla bir fotoğrafımızı çeker misin? "
dediğinde, bunun son fotoğrafımız; bayramın son günü telefonda danışma kurullarını ve İstanbul seçimini konuşurken son konuşmamız olacağını ikimizde bilmiyorduk.

Canımız Abimiz seni hep gülen yüzün, güzel kalbin, iyiniyetli düşüncelerin, yardımseverliğin ve samimiyetinle hatırlayacağız; seni son yolculuğuna uğurlamaya o kadar çok seveninle geldik ki.

Senin birini üzebileceğin hiç aklıma gelmezdi, bizi çok üzdün sayın vekilim.

Şu yalan dünyada bizler yaşadıkça ve sonrasında da hiç unutulmayacaksın...

Kaybımız çok büyük, çok ani, çok acı ve tarifsiz.

Bir gün öbür dünyada da yeniden buluşmak dileğiyle, mekanın cennet olsun...

(*not : Siyasette sayın olabilmek kolaydır, lakin abi olabilmek...)”

Diye not düştü…

“BİNLERCE HEMŞEHRİMİZLE UĞURLADIK”

Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan da, ”Değerli büyüğümüz, Milletvekilimiz Merhum Kazım Arslan için son görevimizi; Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcılarımız, Milletvekillerimiz, Belediye Başkanlarımız ve binlerce hemşehrimizle birlikte yerine getirdik. Rabbim mekanını cennet eylesin.” Dedi.

“BU OLMADI!.”

Denizlili fotoğraf sanatçısı Zeki Akakça ise davet edilen tüm sergi açılışlarına katılan Milletvekili Arslan için sosyal medya da, “Söylenecek sözün bulunamadığı anlar olur ya bazen, işte öylesi bir zamanı yaşıyorum. Saygıdeğer insan, her daim tebessümle selamlaşılan, güzel dost, sevenlerinin ‘Kazım abisi’ CHP Denizli Milletvekili sayın Kazım Arslan'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Ona rahmet, ailesi ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Bu olmadı!. Anısına saygıyla...” diye yazdı..

“ÜZÜNTÜMÜZ ÇOK BÜYÜKTÜR”

CHP eski Merkez İlçe Başkanı Hakan Kılınç ise, “CHP Denizli milletvekilimiz Kazım Aslan vefat etmiştir. Üzüntümüz çok büyüktür. Mekanı cennet olsun. Işıklar içinde uyusun. Tüm Denizli halkının ve partililerimizin başı sağolsun. Allah geride kalanlara sabırlar versin.” Dedi.

“ANILARDA YAŞAYACAKSINIZ”

Jeoloji Mühendisi Hulusi Sarıkaya, milletvekili Kazım Arslan’la birlikte üniversite öğrenimleri sırasında çekilen fotoğrafı paylaştı ve altına da şu notu düştü. Sarıkaya, “Seni hep böyle gençliğimizde, Atik halindeki, öğrenci evimizdeki gibi, senin doğum gününde, eski dostlarınla çekilmiş resimdeki gülümseyen halinle, beynimde nakşetmek, HATIRLAMAK istiyorum. Sevgili Kazım. Işıklarda ol. Ev arkadaşım, hemşehrim, dostum. Yanı başındaki Namık'a da özlemimi ilet. Anılarda yaşayacaksınız.” Diye yazdı.

“HABERİNİ YAPMAYA ELİM BİLE VARMIYOR”

Gazeteci arkadaşımız Kadriye Sözeri ise, “Başımız sağolsun. Ahhh be Abim oldu mu şimdi? Daha yapacak çok şeyimiz yok muydu? Haberi aldığım andan itibaren rüyadır, şakadır diye düşünüyorum. Haberini yapmaya elim bile varmıyor... Ahh be güzel Abim sırası mıydı şimdi? Bu erken gidiş niye?” Dedi.

Gazeteci Sözeri daha sonra; “Kazım Abicim; bütün partileri etrafına topladın yaa... Meclis Başkanından CHP Genel Başkanına, parti ayırmaksızın bütün milletvekillerini, bütün belediye başkanlarını, Denizli protokolünü... Bizim Türk milleti olarak acılarımızda birlikte olabileceğimizi gösterdin ya... Cenazende bile, Türkiye bölünmez mesajı verdin yaa!!! Mekanın Cennet olsun... Umarım anlayan anlamıştır... Nurlar içinde yat... Seni çok özleyeceğiz...” diye yazdı.

ÖDEMİŞ’TEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

ÖDTÜ Denizli Mezunlar Derneği Başkanı Muammer Ödemiş, 1992 yılında SHP’de birlikte görev yaptığı CHP Milletvekili Kazım Arslan’ın ani vefatı nedeniyle duygu yüklü bir mesaj yayınladı. Başkan Ödemiş, “Değerli arkadaşım, kadim dostum, milletvekilimiz sayın Kazım Arslan’ın vefatını derin üzüntü ile öğrendim… Allah Ailesi’ne, yakınlarına sabırlar versin. Başımız sağolsun. Yeri cennet olsun. Işıklar içinde kalsın. 1992 yılında birlikte çekildiğimiz bir fotoğrafı sizinle paylaşmak istedim.” dedi.

“DAHA YAPACAK ÇOK İŞİN VARDI”

CHP eski İl Başkanı Himmet Yavaş’da “Birlikte çalışmaktan onur duyduğum değerli millet vekilimizi kaybettik. Her zaman ülkemizin aydın çağdaş ve demokratik çizgide ilerlemesi için çalışmaları örnek olacaktır. Daha yapacak çok işin vardı. Mekanın cennet toprağın bol olsun, geride kalanlara sabırlar diliyorum.” Dedi.

“YAŞAMI BOYUNCA NEZAKETİNİ, DOĞRULUĞUNU, DÜRÜSTLÜĞÜNÜ, BEYEFENDİLİĞİNİ HİÇ BOZMAMIŞ…”

Denizlili inşaat sektörünün sevilen simalarından Nuray Pakatçı, Kazım arslan için sosyal medyada farklı bir yazı yazdı. Pakatçı, “Kazım Arslan anısına... NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ… Hz. Peygamber (s.a.v) Bugün Denizli çok önemli ve özel bir kişiyi kaybetmenin acısını yaşadı… Kazım Arslan - başarılı bir meslek hayatının yanında; siyasette de; başarılı olmuş, siyasi yaşamı boyunca nezaketini, doğruluğunu, dürüstlüğünü, beyefendiliğini hiç bozmamış… İnsancıl yaklaşımları, pozitif bakış açısı ile her kesimden herkese kendini sevdirmiş gerçek bir değeri kaybettik… Efendi ve mütevazi kişiliği gibi sessizce, ansızın aramızdan ayrılışı, bugün cenaze merasimine katılan tüm her kesimden insanları birleştirmiş olması… Kendi duruşuna yakışır bir şekilde; özel ve siyaset yaşamındaki seviyeli, sevecen, kucaklayıcı bir şekilde uğurlandı… Nurlar içinde yatsın… Yeni nesil ve siyasi arenada bulunan herkes, umarım bu yaşam tarzı ve gidiş şeklinden, bir şeyler çıkaracaktır… Peygamber efendimizin dediği gibi; ‘Nasıl Yaşarsanız öyle ölürsünüz’… Şimdi bir dönüp yaşamımıza bakma zamanı…” şeklinde yazdı.

SEZENER, “ARALIKSIZ YAZMAMIN KÖKENİNDE DE BU SEVGİ YATAR”

Denizli’nin sevilen avukatlarından ve yazdığı kitaplarla geleceğe mektup bırakan Atilla Sezener, sosyal medyada anılarını paylaşıyor… Denizli’de yıllarca yerel gazetelerde köşe yazan Atila Sezener, basınla nasıl tanıştığını anlattı…

“BASINLA İLK TANIŞMAM

1958 de o zamanlar İstanbul’un Yıldız semtinde bulunan Harp Akademilerinde yedek subaylığımı yapıyordum. Yıldız Sarayındaki Harp Akademilerinde çektiğim kura ile gelen bir teğmendim. Vehbi Koç’un oğlu Rahmi de tercüman yedek subay olarak oradaydı. 1960 İhtilâlini yapan subaylardan 22 si keza orada çeşitli rütbelerle görev yapıyordu. Hepsini tanıyordum.
Denizli’ye yıllık izinle gelmiştim. Birden kendimi Kıbrıs Mitinginin yöneticisi olarak buldum. Sanıyorum Denizli’de DP ile CHP miting için anlaşamamışlar ve beni yansız bularak kürsüye çıkarmışlardı.
TV henüz Türkiye’de yoktu. Tek yaygın iletişim olarak radyo vardı. Miting günü Bayramyeri’nde yer yerinden oynuyordu. Tam 40 kişi konuşacak ve radyo ile dünyaya verilecekti. Önce ben konuştum, 20. Sırada Kemal Tartılacı konuştu. “Ya taksim, ya ölüm” sloganlı bir mitingdi. Biliyorsunuz ne taksim oldu, ne de kimse öldü. O mitingler Adnan Menderes’in düpedüz tezgahıydı.
Bizim konuşmacıların ikinci yirmisi konuştu ama, radyo vermedi. Radyoyu bizi takip eden Afyon’a bağlandılar.
Denizli Gazetesi’nin kurucuları ve sahipleri İsmail Yaşaroğlu rahmetli ile sınıf arkadaşım Erol Özbal’dı. Mitingde arkadaşlığa başladığım Tartılacı da orada yazıyordu. Bu nedenle askerliği bitirip avukatlık stajına başlarken gazeteye yazmaya başladım.
Yalnız ilk yazım, Hukuk’tan sınıf arkadaşım Hilmi Boztepe’nin bir akrabasının Ankara’da çıkardığı Medeniyet Gazetesi’nde çıktı. Konu Pamukkale’ydi.
İlk yazımın çıktığı ve adımın o yazının başında bulunması beni mutlu etmişti. Ben bu işi sürekli yapabilirim dedim ve kendimi sürekli okumaya verdim. Halen günde 4 den 6 saate kadar sürekli okuyan biriyim. Başka marifetim yoktur.
Yalnız kısa sürede insanımızın okuma alışkanlığı olmadığını tespit ettim. Bu çok üzücüydü ama gerçekti. Kimse cahillikten rahatsız değildi. Bunun sebebini de çözdüm. Çünkü konuştuğu, ilişki kurdukları da kendileri gibiydi. Sonra toplumda kültürlü kesimin itici olduğunu ve sevilmediğini gördüm. Başkaları üzerinde düpedüz aşağılık kompleksi yaratıyorlardı.
Daha sonraları uzun söz ve yazının kesinlikle günümüzde geçersiz olduğunu anladım. Kısa, özlü, anlaşılır ve esprilerle donatılmış yazıların okunduğunu keşfettim.
Otuz üç kitap yazmamın kökeninde bu sevgi yatar. Altmış yılı geçen sürede tamamen karşılıksız ve aralıksız yazmamın kökeninde de bu sevgi yatar.”

Atilla Sezener, mesleğini bıraktıktan sonra yazmayı ve okumayı bırakmadı… Anılarını “Denizli Beşlisi” serisinde toplayan Atilla Sezener, Denizli’nin 1950 - 2000 yıllar arası fotoğrafını çekmemize yardımcı oluyor…

Tarihe düştüğü notlardan dolayı teşekkür ederim…

PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1551’İNCİ GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Loadikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor… Denizlililerin “Pamukkale ve Laodikya’nın Geliri Denizli’de Kalmalıdır” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz…

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ:

“Dünyada ve dünya milletleri arasında sükun, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

YORUM EKLE

banner21

banner124