DENİZLİ GAZETESİ 68 YILDIR BU KENTE TANIKLIK EDİYOR

Denizli Gazetesi 68 yıldır Denizlililere haber veriyor. Denizli’nin gözü kulağı olan Denizli Gazetesi’nin arşivleri gelecek kuşaklara bırakılan bir mektup gibi.  Bu kentin ekonomisine ve sosyal yaşamına start verenlerin hayalleri haber sütunlarında yer alıyor. Rahmetli Kemal Tartılacı’nın 24’üncü ölüm yıldönümünde paylaşılan fotoğrafla başlayan yorumları paylaşmak istedim. Uzun yıllar Denizli Gazetesi’nde köşe yazan Avukat Atilla Sezener, sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafının  altına yapılan yorumlar, 50 yıllık Denizli tarihine ışık tutuyor. Atilla Sezener abiden sonra arkadaşımız İsmail Sert’inde paylaştığı Erol Özbal fotoğrafına yapılan yorumlar dikkat çekiyor. Şimdi yapılan yorumlarla sizi baş başa bırakıyorum.  

Atilla Sezener : Denizli kamuoyunun lider gazetesi "Denizli" yıllar yılı bu ekibin eseriydi. Yazıhanemde otururken arkamda gazetenin sahibi Erol Özbal ve gazeteye her türlü katkıyı sağlayan Kemal Tartılacı var. Çok yönlü kişiliği ile yeri doldurulmaz Kemal kardeşimiz 24 yıl önce aramızdan ayrıldı. O hep kalbimizde ve hep bizlerle beraber.

İsmail Sert : Erol Özbal, Atilla Sezener, rahmetli Kemal Tartılacı.

Ali Efe: M. Kemal Tartılacı ağabeyim. Mekanı cennet olsun. Ne iyi bir insandı. Çok iyi bir nüktedandı.

Filiz Uçar : Atilla Abicim, ne güzel anılarınız ve anılarımız oldu. Sizlere sağlıklı yaşlanmalar diliyoruz. Sizi çok seviyoruz..

Ahmet Çelikkol : 1960 başlarında ben de birkaç kez yazmıştım.

Eren Güneş: Ender sayıda sevdiğim adam.

Muharrem Aydın : Denizli’nin sosyal kültür el ve ekonomik gelişimine kalemleri büyük katkılarda bulunan çok değerli abilerimiz.

TC Kadriye Sözeri : Ne güzel insandı. Mekanı Cennet olsun.

Erol Özbal : Denizli kamuoyunun yakından tanıdığı, renkli kişiliği ve gazetem Denizli'ye sağladığı katkılarla hiç aklımızdan ve dilimizden düşürmediğimiz Kemal Tartılacı ağabeyimizin aramızdan ayrılışının 24’üncü yıldönümü nedeniyle bir kez daha rahmet ve özlemle anıyor, mekanında sürekli huzur içinde kalmasını diliyorum.

Ömer Faruk Önce : Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun amin

Sadettin Sücüllü: Allah’ım, Kemal Tartılacı abime gani gani rahmet eylesin mekanı cennet olsun, nurlarda yatsın inşallah, çok iyi muhabbetimiz vardı. 1950’li yılların sonlarında idi sanıyorum, Nejdet Elmas’ın banka soygunundan sonra yaptığı tornistan şarkıyı yıllarca okudum.

Muhammet Karaçay : Kemal Tartılacı abimizi özlem anıyoruz...

Mustafa Reşat Çağlıyan: Allah rahmet eylesin.

Hüseyin Aytekin : Tanıdığım en güzel insanlardan biri kabride güzeldir inşallah gazeteciliği öğrendiğim isimlerden birisi.

Mesut Tütüncüoğlu: Sağ olanlara sağlık sıhhatler. Ölen büyüğümüze Allah rahmet eylesin. Cennet mekanı olsun.

İbrahim Sücüllü : İnsan geriye bırakacağı, iyi anekdotlarla anılmak ister. Ne mutlu Atilla abi böylesine güzel bir anınızı bizlerle paylaştığınız içinde teşekkür ederiz. Kemal Tartılacı abime de rahmetle anar, ışıklar içinde uyumasını dilerim.

Şeref Hazer : Saygı ile anmaya devam edeceğim Kemal Tartılacı abimin şahsımı Denizli’ye yeni, geldiğim dönemde Sanat Sevenler Derneğini kurmakta idi ve üye olmam için davet etmesi yalnız hissettiğim Denizli’de çok değerli dostlar kazanmama vesile olduğu için minnettarım. Işıklar içine uyusun.

Sevil Güngör : Özlemle anıyorum.

Zekai Doğaç : Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

Süleyman Boz : Denizli gazetesine meccanen yıllarca “ARŞIN” Köşesinde yazdım. 10 yıl SANAT SAYFASI hazırladım. Çok iyi gazete idi. Kentin ve idarecilerinin saygı duyduğu, çekindiği, yazılarını dikkate aldığı bir gazete.. Şimdi kim napar yerel gazeteleri ki? Yazılarım yüzünden mahkemelerde yargılandım.. Atilla Sezener abim ve Erol abim daima bana ve yazdıklarıma sahip çıktılar.. Geçenlerde ölen ünlü mimar C.B. Bir gün mektup yazmış Erol abiye, benim sürekli kendisinin yaptığı işlerini eleştirdiğimi ve bundan dolayı gazetede yazdırmamam konusunda.. (ikisi yakın arkadaştı) Erol abi hiç sallamadı bile. Ben yazmaya devam ettim ve o mimarın Bayramyeri'nden sonra Delikliçınar Meydanı’nı da bozmasını engelledim, Mersin gibi şehrin merkezine 40 katlı gökdelen yapmasına mani oldum..

Yaşar İnan : Mütevazi, kibar, ilkeli , saygın birer gazeteci değerli dostlar. Kemal abimle Sağlık Müdürlüğü’nde beraber çalışmıştım. Rahmetle anıyorum.

Mustafa Yenican : Kemal abiyle Fethiye’de komşu idik sabah suyunda çok güzel sohbetlerimiz olurdu, cennet mekanı olsun. Erol abiyle de komşuyuz, sağlık ve saygılar sunarım.

Elmas Eltutan : Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah.

Gültekin Okay Salgar:  Allah rahmet eylesin, Denizli’de iz bırakan güler yüzlü değerli bir insandı.

Mehmet Yılmaz Tulum : Kemal ağabeyime Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Atilla ve Erol ağabeyime sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Tevfik Önder : Kemal abimin toprağı bol olsun. Size ve Erol beye sağlıklı ve mutlu yaşam dilerim.

Celal Başal : Kemal abiyi tanırım Allah rahmet eylesin huzur içinde olsun amin.

Abdullah Sevil : Bu gençleri ben tanıyorum...

Şeref Hazer : Denizli’nin yazarı, çizeri ve gazetesi ile aydınlanma, kültür mutfağı idiniz, ellerimizden tutarak öz güven verdiniz. Kemal abimize rahmetler sizlere de sağlık, huzurlu günler diliyoruz. Sevgiyle, saygıyla kalın.

Udi Hasan Yüreğil : Allah rahmet eylesin Kemal abi ben program yaparken “Sağol Hasanım” deyip “babanı geçmişin” derdi. Atila abi sizlere sağlıklar dilerim yakışıklı abim.

Mustafa Kocakülah : Kemal abiye Allah rahmet ,gani gani rahmet eylesin. Kemal ağabeyim çok geniş bilgili ince ruhluydu onun tecrübeli gazeteci olduğunu biliyorum. Kemal abeyi çok özlüyorum. Denizli’nin gururuydu, ondan Allah razı olsun.

İsmail Sert : Denizli’nin gelmiş geçmiş en büyük gazetecisi. Denizli Gazetesi’nin sahibi Erol Özbal.

TC Kadriye Sözeri : Erol abime saygılarımla...

Cevat Demirel : Maşallah güzel abeyim.

İsmail Sert : Denizli’nin gelmiş geçmiş en büyük gazetecisi Denizli Gazeteciler Cemiyeti’ni kuran gazeteciler cemiyetinin 18 sene başkanlığını yapan Denizli Gazetesi’ni 45 yıl yöneten sahipliğini yapan kendisiyle yıllarca çalışma yaptığımız duayen gazeteci Erol Özbal’a şükranlarımı sunarım.

Sabri Iybar: Saraçoğlu bahçesinden Düriye hanım teyzenin oğlu Erol abiye selamlar.

TC Kadriye Sözeri : Çok şükür ki; hala yaşıyor usta...

Türkay Arkadaş : Gazeteciliğe ilk başladığım ustam Allah sağlıklı ömürler versin.

Tahir Metinöz : Ben Erol abimi 60 senedir tanırım. Saygı ve sevgilerimle.

İhsan Metinöz : Denizli Gazetesi’nin ilk sahibi değerli büyüğüm, Allah uzun ömürler versin. İsmail abim gazeteyi bastığında ilk okuyanlardan bayramyeri eski komşun.

İsmail Sert: İhsan abim bilmez miyim, Metinözlerin hepsini bilirim selamlar.

Erol Özbal : Teşekkürler İsmail'ciğim sizin gibi vefakar çalışanlarım olduğu için çok mutluyum.. Güzel yorumları ile beni mutlu eden tüm dostlarıma selam ve sevgiler..

TC Kadriye Sözeri : İyi ki sizi tanıdık ustam. Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin.

Hüdaverdi Akbeyik:  Maşallah.. Erol abim...

Hüseyin Hilmi Yağcıoğlu : 76 yıl önce Denizli’ye geldiğimde İsmet Paşa İlkokulu’nda Denizli’deki ilk arkadaşım kardeşim Erol, Allah sana sağlık ve mutlu uzun ömür versin.

Necmi Özdemir : Erol Özbal demek Denizli’deki gazetecilik okulu demek.. Nasıl TRT bir okul ise. Denizli’deki gazetecilik okulu da Denizli Gazetesi ve Erol Özbal’dır. Denizli tarihinin son 50 yıla damgasını vurmuş bir insandır. Şu anda kendisini Denizli’de gazeteciyim diyen herkesin tanıdığı bir isimdir. Samimi içten tavırlarıyla insanları büyüler. Keşke bir arkadaşımız çıksa da bu deryadan Denizli’ye onu konuşturarak 2-3 kitap yazsa bir damla alsak. Benimde yazılarımı yayınladığı olmuştur...Kendisine saygılarımı ve hürmetlerimi iletiyorum.. Sağlıklar diliyorum..

İsmail Sert : Denizli Gazetesi bir okuldu. Kimler çalışmadı ki; Ömer Yurtseven, Sedat Acar, Ramazan Küçükkaplan, Kamil Abalı, Kadir Yıkılmaz, Tahsin Önal, Mesut Güler, Cemil Sevincek, rahmetli Kemal Tartılacı abimizi de unutmamak lazım.

Kudret Yücel : Sağlıklı uzun ömürler baba dostu ağabeyimize...

Hüseyin Ş. Özel : Mustafa Ali Sarıtaş ve bende çalışarak o gazetenin mürekkep ve gazete kokusunu soluyanlardanım. Darbeli yılların bitip demokrasiye geçilmeye çalışıldığı yıllardı. Erol abiye sevgi ve saygılarımla..

İsmail Sert : Kimler çalışmadı ki; derken unuttuklarımızda oluyor Hüseyin Özel ve Mustafa Ali Sarıtaş’a sevgiler saygılar. Denizli Gazetesi’nin aklımda kalan başyazarlar şunlar; Atilla Sezener, Kemal Tartılacı, Hüsamettin Ataman, Mustafa Ali Çetin, Niyazi Hakan, Yusuf Bahri Karaosmanoğlu, M. Ali Diker, Hilmi Yağcıoğlu, Kazım Arslan, Halil İbrahim Şahin, İbrahim Kılıçer, Nebi Ebci, Mustafa Güleç, Salih Basmacı, Mehmet Özen, İsmet Aslan ilk aklıma gelenler. Daha önce çalışanlar İsmail Aydın, Muharrem Aydın, Selamettin Bayındır’dır.

Hakkı Gülgel: Maşallah Erol abimi çok sağlıklı gördüm.

Durkadin Sert : Allah Erol abimize uzun sağlıklı ömürler versin.

İsmail Sert : Gazete hazırlama bölümü çalışanlar Mevlit Yakar, Ahmet Yeşilyuva, Mehmet Gökçe, Cavit Kaymak, Hasan Say, teknik usta Abdullah Yıldız, İsmet Özdemir, Erol Özdemir. Başyazarlarımız Tarhan Toker, Erdoğan Toker, Burhanettin Çavuşoğlu, Yazı İşleri müdürümüz Ali İlhan, tahsildarımız rahmetli Ali Osman Yurtseven ayrıca Zulal Özbal.

Atilla Sezener : Erol Özbal ve Hilmi Yağcıoğlu adındaki iki ihtiyarı bir yerlerden hatırlıyorum ama, henüz çıkaramadım.

Muhammet Karaçay: Herkese selamlar... Yorumlarınızla Denizli basın tarihine yine ışık tuttunuz.. Erol abi, Denizli basın tarihine ismini altın harflerle yazdırmıştır. Ülkemizde Şeref Basın kartı taşıyan ilk 10 kişi arkasındadır. Sağlıkla uzun ömürler dilerim.

Yaşar İnan : Kibar, mütevazi, çalışkan, işine bağlı, ilkeli, saygın bir gazeteci, değerli bir dost. Selamlar Erol abi...

İsmail Sert : Yaşar abi; maşallah Erol abiyi benden iyi tanımışın.

Yaşar İnan : Kemal Tartılacı’nın yazılarını İsmail Aydın gazeteye götürürdü.

Okyar Gereli : Erol beye güzel günler dilerim.

İsmail Sert : Teşekürler Okyar bey. Sizler yaşayan hazinesiniz. Allah sağlık versin.

Fikret Kocaman : Sıhhatli mutlu nice seneler abim.

Haluk Şemsioğlu : Merhaba Erol abi. Rahmetli babam sizden bahsederdi, size sağlık dolu yıllar diliyorum. Sevgi ve saygılar abicim.

İLKELİ, DÜRÜST HABERCİLİKTEN TAVİZ YOK

Evet; bu yorumları dinlemek ve okumak çok güzel… Denizli Gazetesi’nin, 2007 yılından bu yana imtiyaz sahipliğini DRT Denizli Radyo Televizyon Yayıncılık Ticaret A.Ş. adına Semra Akça Acar yapıyor… Denizli Gazetesi 68 yıldır Denizli’ye tanıklık ediyor ve etmeye devam edecek… Denizli Gazetesi tipo baskıdan sonra çağa ayak uydurarak, ofset baskıya geçti ve dijital gazeteciliği başarıyla hayata geçirdi… Denizli Gazetesi, doğru ve ilkeli habercilikten taviz vermemekte kararlıdır… Ve; “Denizli Gazetesi Okulu”, ülkemize daha çok başarılı gazeteciler yetiştirmeye devam edecektir…

ÇİZMECİOĞLU’NDAN DUYGULANDIRAN BİR HİKAYE …

İyi Parti Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi avukat Uğur Çizmecioğlu, tarihi bir hikayeyi sosyal medya hesabında paylaştı…

Hepimizin gelecek kuşaklara bırakacağı hikayeleri vardır. Bir çok hikaye mücadele ile geçmiştir… Hikayelerin temeli hep sevgidir ve yaşama sıkı sıkıya sarılmak yatar… Sizi avukat Uğur Çizmecioğlu’nun hikayesi ile baş başa bırakıyorum.

OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN GERÇEKTİR.

Yıl 1926. Yer İzmir ili Bayındır İlçesi Buruncuk Köyü.  İstanbul’da Rüştiye’de okuyan ama kaderin onu köy imamı yaptığı Molla Hasan’ın son çocuğu dünyaya gelmiştir. Kızına Ayşe ismini vermiştir Molla Hasan. Yıllar geçmiş, küçük Ayşe Ulu gelinlik çağa gelmiş ama illaki şehirden biri ile evleneceğim diye 23 yaşına kadar kimselerle evlenmemiştir. Molla Hasan artık küçük kızı evlenmediğinden köyde cemaatin yüzüne bakacak halde değilken, Buldan’dan Tire’ye göç etmiş, tarif ederken bile insanın içinin titrediği sarı saçlı, mavi gözlü Şakir Akça diye bir delikanlı çıkagelmiş ve kızına talip olmuştur. Gel zaman git zaman 1949 yılında, tam da zeytinler filizlendiği zamanda, Ayşe ile Şakir evlenmişlerdir. Ve kısa süre sonra da Ayşe, 1951 yılının kadir gecesinde yaşadığı doğum sancısıyla da, belki de dünyanın en çok ismine sahip olacak kız çocuğuna sahip olmuştur. Kadriye Leyla Emine Şakire.

Ne var ki; evliliklerinin henüz daha 3. Yılında, o dönemde ölümcül olan ince hastalık yani verem, bula bula Ayşe kadını da bulmuştur. Hastalığın ilacı o yıllarda daha yenice bulunmuştur. Ama o ilaçları ülkede bulmak mümkün değildir. Ayşe kadın ölümü aklından çıkarmaya çalışmaktadır. Kocası Şakir Akça ise, çevresinin de etkisiyle, bu kadın nasıl olsa ölür gider düşüncesindedir. Bu nedenle, Şakir ağa açmış boşanma davasını, boşamış Ayşe kadını. Ayşe kadın kalmış iki yaşındaki kızıyla baş başa. Bir de babası Molla Hasan. Molla Hasan kızını sanatoryuma yatırmış, Allah’tan umut kesilmez diyerek. Bu arada Şakir Akça hiç durmamış, bulmuş yeni bir hatun, basmış nikahı, evlenmiş yeniden.

Ayşe kadın biraz iyileşir gibi olmuş, küçük kızını özlemiş çıkmış köyüne babasının yanına gelmiş. Babası Molla Hasan dul kadın köyde iyi olmaz deyince, Ayşe kadın iki yaşındaki kızıyla çıkmış gelmiş anne tarafından akrabalarının olduğu Denizli’ye. Bir süre bugünkü Üzüm Tekkesi (Üzüm Dedesi) denilen yerde, tekke içinde kalmış, anneannesinin yanında. (Bu arada tekke girişinde Ayşe Ulu’nun anneannesinin mezarı halen vardır) Ayşe kadın kah dokuma tezgahlarında çalışmış, kah oya örmüş, kah çapaya gitmiş, kızıyla birlikte yaşamış gitmiş işte. Bir daha da evlenmemiş ama.

Aradan yıllar yıllar geçmiş. Nasıl olsa ölür gider denilen Ayşe kadın öyle hemencecik ölmemiş. Sımsıkı sarılmış hayata. Tam 80 yıl. 2006 yılında vefat etmiş. Onu, veremli bu nasıl olsa ölecek diye bırakıp giden kocası Şakir Akça ise, ondan 15 yıl önce 1991 yılında ölmüş sirozdan. Kader işte.

Hayata sımsıkı sarılmak gerek. Umutla, istekle, arzuyla. Hepimizin bu hayatta yapacak daha çok şeyi var. Özellikle bu günlerde, birbirimizi karamsarlığa sürüklemektense, birbirimize ışık olalım. ‘Yok öyle umutları, yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak’ (Not: Hikayede adı geçen ve fotoğraftaki Ayşe Ulu (Akça), üzerimde çok hakkı olan anneannemdir. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.)

Korona Virüsü’ne  atıfta bulunan avukat Uğur Çizmecoğlu’na teşekkür ederiz… Umutlarımızı ve direnişimizi kaybetmediğimiz sürece sevgi kazanacaktır…

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1859’UNCU GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Laodikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor…“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz…

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ:

“Öğretmek iki kere öğrenmek demektir”

KONFÜÇYÜS

YORUM EKLE

banner212

banner211