DEPRESYON VE CİNSEL YAŞAM-2

Haluk Alan

1. Aşama İSTEK;en önde gelenidir.Psikolojik etkilenmenin dominant olduğu safhadır.Kişi düşünür,fantaziler üretir,motive olur.Cinsel ilişki için istek bir ön şart olarak değerlendirilebilir.Psikolojik rahatlamanın ve isteğin olmadığı cinsel ilişki başarı ve hazla sonuçlanamaz.Depresif hastalarda topyekün yaşama dair bir isteksizlik olması,boyutları itibariyle cinselliği de kapsamakta,isteksizlik,peşinden diğer safhaları da sürükleyerek netice itibariyle,cinsel işlev bozukluklarına yol açmaktadır.Pek tabiki genelde isteksizlik içinde olan birinden cinsel arzular için bir ayrıcalık beklemek doğru değil.Yemeyen (veya çok yiyen) ,içmeyen,gezmeyen,görmeyen,istemeyen,hayata küsmüş,zevk,tad,haz...hiçbir şeyi eski güzelliğinde göremeyen,yaşayamayan bir kişinin gündemine cinselliği olumlu biçimiyle sokmak pek o kadar değildir.Üstelik bizim gibi toplumlarda artı bir uyarma olmadıktan sonra bu tür “mahrem”konular gündeme gelmez.Siz hekim olsanız dahi...Ne zaman ki, ön plandaki depresyon tablosu düzelmeye başlar o zaman cinsellik,biraz da hekimin hatırlatmasıyla gündeme gelebilir
Dolayısıyla cinsel isteksizlik ve devamında cinsel işlev bozukluğu bizatihi depresyonun bir ürünü olabilir.(Ancak şunu da hemen ifade edelim,belki biraz kafa karıştıracak ama,depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar da cinsel işlev bozukluklarına yol açabilmektedirler.Depresyon tedavisinde olan ve diğer depresif belirtilerde tedavide belli başarıya ulaşmış hastaların bu yönde dikkatli olmaları ve hekimleriyle görüşmelerinde gerekli bilgileri almaları yerinde bir davranış olacaktır.

2. AŞAMA UYARILMA;Bu aşamada vücudun genelinde bir takım değişiklikler gözlenir.Kalp atım sayısında artma,sık ve derin soluma,kan basıncında artma,burun deliklerinde açılma,duyarlanmada artma...Bayanlarda göğüslerde dikleşme ve göğüs uçlarında belirginleşme,vajinal sıvıda artış gözlenir.Erkeklerdeyse ereksiyon (Penisin sertleşmesi) bu safhada olur.
Depresif hastalarda,sağlıklı insanlarda görülen bu değişiklikler gözlenmez,uyarılmanın tam olmadığı cinsel ilişki başarıyla (orgazm) sonuçlanamaz.
İstek safhasında fizyolojik öğelerin,psikolojik öğelerin gölgesinde kalması uyarılma aşamasının görece ön planda yer almasına bir nedendir.Hastalar bu yüzden istek duymamanın yanısıra ereksiyon olamamaktan daha bir korkarak söz ederler.Çoğu zaman bu durum cinsel hayatın bitmesiyle eş tutulur.Oysa bu safhalar birbirlerinden ayrı olmaktan çok,tamamlar niteliktedir.Depresyondaki hastaların %50’den fazlasında cinsel işlev bozukluğu saptanmıştır.Bu oran,genel toplumda %30’lar civarındadır.

3. AŞAMA ORGAZM Erkeklerde ejakülasyon (boşalma) bu safhada olur.Kadınlardaysa,cinsel organlarında belli düzende kasılmalar söz konusudur.Sağlıklı bir cinsel ilişkide alınan zevkin en tepe noktası Orgazm anıdır.Maalesef günümüzde bireysel de olsa geri kalmış yörelerimizde belli başlı cinsel işlev bozukluklarından biridir.Eşler arası saygının önem arzetmediği,birlikte bir takım hazların paylaşılma güzelliğinin dikkate alınmadığı birlikteliklerde bu gibi sorunlar yaşanmaktadır.Bir de olayın depresif boyutunu hesaba katarsak,aysbergin gerçek büyüklüğünü sanırım şematize etmiş oluruz.

4. AŞAMA GEVŞEME ;Orgazmı takiben yaşanan genel bir rahatlama safhasıdır.
Depresif belirtileri olan kişilerin,genel bir isteksizlik yanında,yukarıda aşama aşama ele aldığımız cinsel aktiviteler karşısındaki tutumlarını da dikkatle değerlendirmeleri ya da aile ve çevresinin bu konuda daha duyarlı olmaları gereklidir.
Korkuların aksine bu bozukluklar geri dönüşümsüz değildir.Genel depresif tedaviyle birlikte bu belirtilerde de belirgin düzelmeler olmakta ve herhangi bir sorun kalmadan belli bir süre sonunda (tedaviye cevaba bağlı olarak...) sağlıklı sonuçlar elde edilmektedir.

YORUM EKLE