DEPRESYON VE İNTİHAR


Depresyonun en korkulan ve en ciddi komplikasyonu intihardır.
Hastaların %80’den fazlasını intihar düşünceleri içinde olduğu kabul edilmektedir.Gerçek intihar girişimi ise % 10-15 arasında değişmektedir.

İntihar düşünceleri genelde depresyonun şiddeti ile doğru orantılı bir seyir izler.Depresyon şiddeti arttıkça intihar düşüncesi de artmakta hatta %15’lik bir girişim oranına ulaşabilmektedir.

Kişiye zevk vermeyen,elem ve kederle yüklü,geleceği olmayan,başarısız kişilikle katmerleşmiş,güvensiz ve enerjisiz bir dünyada yaşamanın anlamsızlığı şeklindeki düşünce kalıbı hastalara ölümün bir kurtuluş olduğu izlenimini yaratır.Depresyondaki kişinin kendisi, çevresi ve geleceğiyle ilgili algılarında sorun vardır.İntihar düşünce ile başlar,planlama ile gelişir,maalesef bazen de eylemle son bulur.

Yaşla intihar riski arasında bazı ilişkiler bulunmuştur. Örneğin ülkemizde kadınlarda 30 yaş öncesi, erkeklerdeyse 30 yaş sonrası intihara bir eğilim söz konusudur.

Ergenlik dönemi (12-18 yaş) depresyonlarındaki intihar düşüncelerinde geçen yıllara oranla belirgin bir artış söz konusudur. Genelde intihar bir krizi takip eder ki zaten potansiyel bir risk söz konusudur.Bu yüzden, adı geçen dönemlerde daha dikkatli olunmalıdır.Hasta dışındakiler için önemsiz olan bir neden,hasta için pekala bir kriz nedeni olabilir.Tekrar eden sorunlarda dikkatli olunmalıdır.

İntiharlarda her zaman mutlak amaç kendine zarar vermek olmayabilir.Dikkatleri üzerine çekmek gibi veya çevresindekileri etkilemek gibi farklı amaçlar da taşıması muhtemeldir.
Ergenlerde dikkat çeken durum daha tepkisel olduklarıdır.İntihar etmeyi düşünen bir ergenin dış görünüşü yanıltıcı olabilir.Bu yüzden önceden kimlerin intihar girişiminde bulunacağına dair kesin bir şey söylemek mümkün değildir.Ancak depresif hastalar arasında intihara eğilimi arttıran faktörleri sıralamak ve buna göre tedbir almak mümkün olabilir.

İntihar eğilimini arttıran faktörler

• Daha önce intihar girişiminde bulunmuş olmak;intihar girişimini takip eden yıl içinde tekrardan intihar girişiminde bulunma oranı yaklaşık %20’dir.

• Madde-ilaç ve alkol bağımlılığı;Burada sanki paradoksal bir durum söz konusuymuş gibi zannedilebilir.Depresyondan kurtulmak için tüketilen alkol (!) bizatihi depresan etkiyle intihara eğilimi arttırmaktadır.Alkoliklerin yaklaşık olarak %15’i intihar sonucu ölmektedir.

• Depresyon’un ağır formlarında veya hafif ancak sık tekrarlayan tiplerinde intihar riski daha yüksektir.
• Kişilik bozukluğu;risk oranı yaklaşık %25’dir.
• Bedensel ağır bir hastalığın olması,
• İşsizlik veya var olan işin kaybedilmesi,
• Cinsiyet;erkeklerde intihara eğilim daha fazladır.Buradaki oran yaklaşık 3 kattır.
• Hastayı etkileyecek derecede öneme sahip kayıplar...Eş,evlat,sevgili...
• Bekarlık veya dul kalmak.
• Yaşlılık.Erkeklerde 45 yaş üstü,kadınlarda 53-57 yaş arası risk artar.
İntiharlarla mevsimler arasında da bir ilişkiden söz edilir.Özellikle ilkbaharın sonu ve yaz başlarında intihar sayısında bir artma vardır.
Evliliğin ve özellikle de çocuk sahibi olmanın intihar riskini azaltıcı yönde belirgin bir etkisi vardır.Ancak bu durumun aksi, yani hiç evlenmemiş olmak ve ondan daha da önemlisi dul kalmak ya da ayrılmış olmak maalesef artı bir risk olarak kabul edilmektedir.
Her intihar girişimi ölümle sonuçlanmaz.Ölümle sonuçlanan diğer bir ifadeyle,”gerçekleşen” eylemlerin,girişime oranı %10 civarındadır. Yani her 10 girişimden 1’i maalesef ölümle sonuçlanmaktadır. 

YORUM EKLE