DEPRESYONUN TEDAVİSİNDE PSİKOTERAPİ


Depresyon en kolay tedavi edilebilen ruhsal hastalıkların başında gelir. İlaçlı tedavi için psikiyatristinize başvurunuz. Ama isterseniz daha önce bu sütunda tanıtımını yaptığımız  'Antidepresan efsanesinin sonu' ve 'ilaçla tedavi efsanesi' kitaplarını okuyun. 

Depresyonun Psikoterapisinde bir çok teknik ve terapi yöntemi uygulanıyor olsa da daha çok Bilişsel Davranışçı Psikoterapi türleri öne çıkmaktadır. Hem etkinliği ve hem de etki süresinin kalıcılığı bakımından bu terapi türü diğerlerine ve çoğu zaman ilaca tercih edilmektedir. Antidepresanlarla yapılan tedavilerde hastalığın tekrarlama ihtimalinin daha fazla olduğu ve intihardan korunmada yetersiz kaldığına ilişkin yayınlar vardır. Son yıllarda antidepresanlar üzerine yoğun bir tartışma başlamış etkilerinin plasebo etkiden çok da fazla olmadığı belirtilmiştir. Antidepresan efsanesinin sonu kitabında I.Kirch bu konuda detaylı bilgiler sunmaktadır.

Teşhisde karşılaşılan bazı zorluklar (hastanın kendini tam ifade edememesi,hasta ile kooperasyon kurulamaması,hastanın psikolojik belirtilerden çok, bedensel şikayetleri dile getirmesi,dolayısıyla; yanlış tetkik sistemleri ve asıl teşhisden uzaklaşılması v.s.) doğal olarak tedavinin de gecikmesine yol açmaktadır.Bu süre içerisinde gereksiz yere yapılan tetkikler hem zaman,hem ekonomik ve hem de hastanın sosyal konumunda büyük kayıplara neden olmaktadır.Tüm bunların aksine, zamanında ve tam süreli tedavi ile işgücü kayıpları önlenir,hasta üretken hale gelir, sosyo-ekonomik gücüne kavuşur,ailesine ve topluma olan katkıları geri döner.Depresyondaki bir hastanın eski yaşam kalitesine dönmesinde etkili bir psikoterapinin hem zaman ve hemde kalite bakımından oldukça yüksek düzeyde faydası vardır.

Depresyondaki hastaların tedavilere cevaplarında bireysel farklılıkların olması muhtemeldir.Bu farklılığı yaratan,bedensel nedenlerinin yanısıra hasta tarafından,farklı önemlere sahip algılanmalar sonucu ön planda ifade edilen şikayetler de söz konusudur.Şayet hasta için uykusuzluk önemli ve öncelikli bir şikayetse bu semptomun etkili ve öncelikli bir şekilde tedavi edilmesi gereklidir.Böylece,hastada “depresyon geçmez,tedavi olmaz bir hastalıktır.”gibi yanlış bir imajın oluşması da engellenir.Hastalar tabiatiyle böylesi bir olumsuzluğa zaten psikolojik yapıları gereği yatkındırlar.

Depresyon tedavisi hastaya göre değişiklik gösterse de çoğunlukla kısa süreli değildir. Bu yüzden tedavinin ilk günlerinde acil bir sonuç beklentisi içerisinde olunmamalıdır.Aksi takdirde, ümidsizliğe kapılarak tedaviyi yarıda bırakma gibi hataların en büyüğü yapılabilir.Lütfen tedavinize tam uyunuz ve hekiminize güvenerek onun tedavisinin ve uyarılarının dışında herhangi bir şey yapmayınız.
Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır.Ama aynı zamanda tekrarlayan bir hastalıkdır da...Özellikle sadece ilaçla yapılan yetersiz tedaviler, tekrarlayan depresyonların belli başlı nedenlerinden biridir. Sadece ilaçla yapılan tedavilerde hastalığın tekrar etme ihtimali yaklaşık % 60'lar seviyesindedir ki bu oran Psikoterapilerin neredeyse 3 katına karşılık gelmektedir.

Depresyon tedavisi süresince aile ve çevreye de çok iş düşmektedir.Hem uzun süren,hem de hemen cevap alınamayan ve sosyal problem ile birlikte seyreden bu hastalıkta hekimin yönlendireceği bilinçli bir çevre (aile v.d.) tedaviye olumlu katkılarda bulunabilir.

ÖZET VE SONUÇ

• Depresyon Hipokrat’la başlayan ve çok derin tarihi geçmişi olan bir hastalıktır.

• Çok sık görülür.Genel nüfusun yaklaşık %20-30’unda depresif belirtiler,%3-5’inde de major depresyon vardır.Yani ülkemizde ortalama 2 400 000 major depresyonlu hasta bulunmaktadır.

• Depresyon vakalarının ancak üçte biri teşhis edilip,tedavi altına alınabilmektedir.

• Depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır.

• Hiç tedavi edilmeyen hastalıklarda bile hastalık kendi kendini sınırlar.Doğal seyir 6 ila 24 ay arasında değişir.Tedavideki asıl amaçlardan biri zaten bu süreyi kısaltmaktır.• % 10-15 vaka kronikleşir.Ve bunlarda intihar riski yüksektir. İlaçlı tedavinin psikoterapi ile desteklendiği vakalarda tedavi yönünden daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Her ne kadar tedaviye psikoterapiler eklemlendiğinde oran düşse de Depresyon tekrarlayan bir hastalıktır. Bu yüzden tam ve etkin bir tedavi gerektirir.

YORUM EKLE