DGC’DEN TEŞEKKÜR

1 Şubat 2020 Cumartesi günü gerçekleştirilen Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin Genel Kurulu’na ve sonrasında çiçek gönderen  AK Parti Grup Başkanı ve Denizli Milletvekili Cahit Özkan, AK Parti Denizli Milletvekilleri Şahin Tin, Ahmet Yıldız, Nilgün Ök, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili  Gülizar Biçer Karaca, AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz, CHP İl Başkanı Mahir Akbaba,  Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, İyi Parti Denizli Parti İl Başkanı Hasan Akgün,  EGE Gazeteciler Federasyonu Başkanı Cem Kaytan, DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Hak İş Konfederasyonu Denizli Şube Başkanı Sezai Söylemez,  Kocapınar Köyü Kültür yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, GAMA Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Osman Aydınlı, Eğitim İş Denizli Şubesi Başkanı Namık Kemal AydoğanHüseyin Çınar, Eğitim Bir Sen Denizli Şubesi,  MÜSİAD Denizli Şubesi Başkanı Mehmet Akgün,  Denizli Gönüllü Teşekküller Başkanı Erdal Otçu, Gün Market,  Değirmencioğlu  Baklavaları Aygün Medya, Enerya, Denizli Özel Sağlık Hastanesi, Türk Eğitim Sen, Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı Musa Çelikkol ve Elektrikçiler Odası Başkanı Cavit Baydemir’e Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin yeni başkan ve yönetim kurulu üyelerini yalnız bırakmadıkları için çok teşekkür ederiz…

DASK BU MUDUR?

Deprem Bölgesi ülkemizde herkes bir güvence olarak DASK’a önem veriyor. Belediyelerden su abonesi veya ruhsat alırken, öncelikle “DASK Belgesi” isteniyor. İstensin, bir sözümüz yok…  Ama uygulama gelince bir çok konu açığa çıkıyor ve perişan oluyoruz.

Acıpayam İlçesi’nin yakından tanıdığı ve Acıpayam Depremi’ni ülke gündemine taşıyan İlhan Özcan, 20 Mart 2019 tarihinde meydana gelen Acıpayam Depremi sonrası DASK’a yaptığı başvurudan sonra aldığı yanıtı bizimle paylaştı.

İlhan Özcan, DASK’tan aldığı yanıtta, “Zorunlu Deprem sigortası tüm tapu devir işlemlerinde hem konutlar için hem de iş yerlerini depremlere karşı DASK yaptırıyoruz.  Yukarıdaki DASK Belgesi’nde de görüldüğü gibi işyeri DASK Sigorta ile sigortalanmasına rağmen ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ Genel Şartları A-2 maddesinde ‘Tamamı ticari veya sinai amaçla kullanılan binalar teminat kapsamı dışındadır.’  Hükmü bulunmaktadır.  Demek t;  işyerimizi depremden zarar görmesine ve DASK’I deprem sigortası olmasına rağmen ‘Oluşan hasarın teminat dışı olduğu tespit edilmiştir. Hasar tespit talebiniz olumlu olarak değerlendirilmemiştir’. denilmektedir.  Biz hem işyerimizi depreme karşı “DASK” Zorunlu deprem Sigortası yaptıracağız, hem de depremden sigortamız olmasına rağmen faydalanamayacağız.  Peki biz niye işyerlerine deprem sigortası yaptırıyoruz.?” Dedi.

İlhan Özcan abimiz, DASK’tan aldığı yazıdan sonra, sigortaya bile güven olmadığını belirtiyor. DASK yetkililerinin Acıpayam’da deprem olmamış gibi davrandığını sözlerine ekleyen Özcan, “Demek ki; sigorta bir güvence değil” şeklide konuştu…

Doğal afetler yaşamamak dileğimle…

“İKİ MESLEKTAŞIM BANA KÜSMÜŞTÜ”

Denizli Barosu’nun avukatlarından Atilla Sezener, sosyal medya yaşamından tiyolar veriyor... Sezener, meslek yaşamı boyunca kendisine küsen meslektaşlarının hikayelerini yazdı.

Sezener, “Her meslekte olur, biz avukatlar arasında da istenmeyen bazı küslükler ortaya çıkabilir. Tatsız bir anı ama, başka meslektaşlara da ders olabilir, onun için yazmaya karar verdim.
*
Karşılıklı olarak birbirimizi sevip ve saydığımız bir arkadaşım vardı. Gerçekten keyfine çok düşkündü. Bir gün Baroda otururken:
-Ben sabahları kalkınca yastığımı arkama alırım. Bunu gören karım hemen kahvemi yapar getirir ve sigara tablam zaten yanımdadır. Sigara ve kahve ile kendime gelirim. Sordum:
-Yatak odasındasın, yeni doğan çocuğun nerede ?.
-O beşiğinde uyuyor.
-Senin yaptığın sabah keyfi değil, sabah cinayeti işlemektir. Minik yavru sigara dumanlarını teneffüs edecek öyle mi ?.
Biraz fazla kibirli ve şimdiki siyasetçiler gibi eleştiriye tahammülsüz arkadaşım bana küstü.
Neyse ki uzun süre sonra barıştık.
**
Şimdi de barışmadığım hikayeyi anlatayım. Mesleğe başladığım yıllarda fotokopi ve benzeri cihazlar yoktu. Koca dosyaları mahkeme kaleminde ellerimizde yazarak kendi özel dosyamıza gerekli notları alırdık. Bu işkence çok uzun zaman alırdı. Hırsını kontrol edemeyen bir avukat vardı. Siz çalışırken önünüzdeki dosyayı kapatır, “Bu kim, ne suç işlemiş, sana davayı kim yolladı, kaç paraya aldın” gibi, kendisini asla ilgilendirmeyen soru yağmuruna tutardı.
Ben onun çatlak olduğunun çok kısa sürede farkına vardım ve ona göre davrandım. Apaçık kudurtacak cevaplar veriyordum. Bunu başkaları da yapıyordu. Özellikle mükemmel avukatlar Kemal Küçüka ve Yüksel Sezel, onu zıvanadan çıkarıyorlardı.
Bir gün ilçelerden birine aynı arabayla gitmek talihsizliğine uğradım.
Yolda bana:
-Çeşitli avukat isimleri sayarak, ayda ne kadar para kazanıyorlar?, dedi. Kendisine:
-Ağabey, ben bunu hiç merak etmedim, hiç düşünmedim, ayrıca beni hiç ilgilendirmez, dedim .. İlave olarak da:
-Onlara ne kadar kazandıklarını sorar, size her ay liste veririm, dedim ve ipler süreklilik kazanarak koptu.”
Diyor… Elbette, hikayelerden ders alınacak… Atilla abinin hikayelerinden de, dersler çıkartıyoruz… 

GENÇ FOTOĞRAF SANATÇISI HAYDAR PEKDÜZ’Ü ALKIŞLIYORUZ

Denizlili genç fotoğraf sanatçısı Haydar Pekdüz’ün bir fotoğrafı Almanya’nın Berlin Kenti’nde 13 Şubat 2020 tarihinde açılacak olan “KENTSEL ZORLUKLAR TOPLU SERGİ’nde sergilenecek... 

Berlin Luckenwalder Str. 6b, 10963 Sergi Salonu’nda 13 Şubat - 14 Mart 2020 tarihlerinde açık kalacak olan sergide Türkiye’den Hadar Pekdüz’le birlikte Julius C Schreiner, Jonathan Walland, Bahaa Ghoussainy, Margo Didichenko, Aleksandra Szajnecka, Renato Silva, Ting Miao, Hamza Badran, Jordi Jon Pardo, Fabian Schroder, Malte Uchtmann, Yuyang Zhang, Jason Castro, Alexey Kozhenkov, Sepideh Farvardin, Guilherme Bergamini, Johan Vandenhecke, Josh Palmeri, Bui Luu Quynh Nguyen, Sean Cham, Danila Tkachenko, Alice Narcy ve Tereza Bonaventura’nın eserleri sergilenecek..

İŞTE: SERGİNİN TEMASI

Kentsel Zorluklar Toplu Sergisi’nin duyurusunda, Kentsel nüfus istikrarlı bir şekilde büyüdükçe, şehirler giderek daha önemli yeni zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır - sosyal, çevresel veya ekonomik olmalarına izin verin. Kentsel deneyimimiz değişmeye devam ediyor ve her gün yeni sorular ortaya çıkıyor. Alan nasıl paylaşılır? Nasıl inşa etmeliyiz? Spor, sağlık ve kültür için yeterli alan var mı? İnsanlar nerede çalışıyor? Kamu kurumlarının rolü nedir? Topluluklar için hangi yerler kaldı? Dijital dünya nasıl entegre edilir ve mobilite nasıl geliştirilir? Arabalara alternatifler nelerdir? İklim değişikliği söz konusu olduğunda şehirler nasıl sorumlu bir aktör olabilir? Hangi sürdürülebilir seçeneklerimiz var? Bağlantılar nasıl oluşturulur? Ortaya çıkan sorunlar çok sayıda olursa, vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için yeni perspektifler de açabilirler. Bu konu, PEP'in açık çağrısına yanıt veren sanatçılar tarafından birçok farklı şekilde incelenmiştir. Bu sergi seçilen fotoğrafçıların sonuçlarını gösterecek.” deniliyor. (https://www.pep.photography/urban-challenges)

Haydar PEKDÜZ;

Yetenek sınavını kazanarak lisans eğitimime başladığım Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü`nü 84.5 ortalamayla bitirdim. Lisans için hazırlamış olduğum tez çalışmam; bölümün en başarılı çalışması seçilerek Z Raporu ve İzmir Akdeniz Akademisi tarafından düzenlenen İyi Tasarım/Good Design İzmir-4 sergilerine katılma hakkı kazandı. Ulusal ve Uluslararası bir çok fotoğraf sergisine fotoğraf verdim. Lisans zorunlu stajımı TRT İZMİR İç Yapımlar Departmanı`nda, Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı önlisans zorunlu stajımı ise Doğan Haber Ajansı Denizli Bürosu`nda tamamladım. Son iki senedir İzmir Fransız Kültür Merkezi`nin himayesinde hazırlanan enstelasyon sergilerinde ise Fransız sanatçılara asistanlık yaptım.

Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü`nde Fotoğraf üzerine yüksek lisans yapmaktayım.

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde çektiği bir fotoğrafı National Geographic coğrafya dergisinde yayınlandı. Yine İzmir'in tanınmış sergi salonlarında fotoğrafları sergilendi.  İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi bitirme tezi birincilikle sonuçlandı. Uzun zamandan beri fotoğrafa ilgisi var. Pamukkale, Salda Gölü ve büyük kent sorunlarına ilişkin birçok enstantaneyi fotoğraflayarak belgeledi.

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1803’ÜNCÜ GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Laodikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor…“Pamukkale ve Laodikya’nın Geliri Denizli’de Kalmalıdır” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz…

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ

“Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

YORUM EKLE