DÜŞÜNCE, SADECE BİR DÜŞÜNCEDİR!

Düşünceyi düşünce olmaktan çıkartan aslında bizlerinalgısıdır. Biz daha farklı anlamlar yüklemediğimizde düşünceler birer kelimeyığını olmaktan öte bir anlam taşımazlar. Romalı ünlü düşünür Epiktetos bundanbinlerce yıl önce; “ insanlar olayların kendilerinden değil, bu olaylara bakışaçılarından, bu olaylara yükledikleri anlamlardan etkilenirler” demiş. Buradanbakıldığında ne kadar da doğru görünüyor. Ne var ki, bu sözü “düşünceler,davranışları belirler!” sonucuna kadar götürürsek bu çok doğru bir genellemeolmaz. Düşünce ve dolayısıyla algılarımızın duygu ve davranışlarımızıetkilediği doğru olmakla birlikte, duygu ve davranışların düşüncelerimizineseri olduğuna ilişkin sonuç, pek o kadar doğru gibi görünmüyor.


Düşüncelerin davranışları doğurduğuna ilişkin algı yaşamınsınırlanmasına ve bireylerin kendilerini gerçekleştirmelerine engel teşkiletmektedir. Düşünceyi davranışın müsebbibi olarak görmek kişinin farkındalığınıda engeller. Düşünce ile bütünleşmek ayrışamamayı beraberinde getirir.Harris’in “Bilişsel Birleşme” olarak tanımladığı bu durumda kişi düşünceleriile öylesine birleşik ve yapışıktır ki, bu durumda ne düşündüğünün farkındadahi olamaz. Çünkü birleşme; düşüncelerimizin, farkındalığımızı engelleyecekdüzeyde davranışlarımız üzerinde etkili olmasıdır.

Bir an için şöyle düşünün; Bir köydesiniz. Mehmet ağa sizigeniş avlusu ve yüksek duvarları ile çevrili evine davet etti. Bu arada birarkadaşınız sizi telefonla aradı. Siz bulunduğunuz ortamdan söz ettiniz.Meraklı arkadaşınız etrafta daha başka neler var diye sorduğunda, siz sadeceduvarlarla sınırlı avlunun içindeki şeylerden söz edebilirsiniz. Çünkü dünyanızo avlu ile sınırlı kalmıştır. Oysa köyün minaresine ya da daha yüksek bir yereçıkmış olsaydınız muhtemelen daha fazla şey görecek ve ona göre birgörselleştirme yapacaktınız. Eğer düşüncelerinizle ayrışmaz, onların siziotomatik olarak yönlendirmesini kabul eder ve farkındalık geliştiremezseniz, oavlu gibi burada da düşüncelerinizle sınırlı kalırsınız. Etrafınızda olupbitenlerden haberdar olamazsınız. Tatsız, tuzsuz kısır bir dünyanız olur.

Ayrışma yukarıdaki köy metaforunda olduğu gibi düşüncelerindışında yer almak, onlara karşıdan bakabilmek, düşüncelerle aranıza mesafekoyabilmektir. Düşüncelerinizden ayrışabilirseniz işte o zaman bir kontroltelaşı içinde olmadan özgür dünyanın tadını çıkartabilirsiniz. Ayrışmayıbaşarabilen kişiler, düşünceleri kelime yığınlarından ibaret görebilirler.Diğer türlü düşüncelerini otomatik olarak sahiplenirler ve onlardan asla kopamazlar.Düşüncenin çağrıştırdıklarını öylesine içselleştirirler ki, artık sadecedüşünceden ibaret olurlar.

Ayrışma ile ilgili farkındalık terapilerinde kullandığımızgüzel bir pratik çalışma vardır. Buyurun şimdi bu uygulamayı birlikte yapalım.Bir koltuk ya da sandalyeye oturun. Gözlerinizi kapatın. Bu günlerde kendinizile alakalı dilinize doladığınız bir olumsuzluğu, “ben ...yım!” (örnek olarakdeğersizliği alalım; “ben değersizim!”) deyin ve 5-10 saniye kadar bunudüşünün. Ne hissettiğinize odaklanın, bu hissin farkına varın. Bu duygu sizi 10üzerinden kaç derece etkiledi, fark edin. Şimdi aynı inancı (düşünceyi) “bendeğersiz olduğumu düşünüyorum” şeklinde yine içinizden söyleyin. Şimdi sizi kaçderece etkilediğine bakın. Ve son olarak; “değersiz olduğumu düşündüğümünfarkındayım” şeklinde söyleyin ve sizi ne kadar etkilediğine bakın. Şimdihepsini en başından beri tekrar gözünüzün önüne getirin ve son olarak bir dahabakın. Aradaki farkı fark edin.

Büyük bir ihtimalle en düşük etkilenme en son ki ifadenizdeolacaktır. Bu son ifade bütünüyle düşüncenin dışında yer almak ve ayrışmayıgerçekleştirmekle mümkündür. Bu yüzden birinci ile sonuncu arasında yaşananfark için ayrışmanın sağladığı fark diyebiliriz. Bu fark beraberindefarkındalığı getirir. Farkındalık aslında; ne olduğunu görmeyi, kabul etmeyi,kabul etmenin bir parçası olarak bundan vazgeçmeyi ve dönüştürmeyi mümkün kılarya da kolay hale getirir. Sonuncu ifade ile elde edilen rahatlama, düşünce ilebütünleşmemenin, ona dışarıdan bakabilmenin ve farkındalık sağlamanın hangigüzelliklere yol açacağının küçük bir göstergesidir.

Öyleyse; düşüncelerinize ve dolayısıyla kendinizle alakalıinançlarınıza şimdi lütfen bir kez daha bakın. Çünkü, artık neredenbakacağınızı çok iyi biliyorsunuz.

 

 

 

 

 

 

YORUM EKLE