“EĞER ÇALIP ÇIRPMADIYSAN BATMANIN BİLE ŞEREFİ VARDIR”

BİR DUAYENİN ARDINDAN…

Bundan 10 yıl önce 37 yıllık fabrikasını (ki, bu fabrika Denizli’nin en önemli ve en kurumsal tekstil tesisi idi) kapatan Denizli tekstilinin duayen ismi, akil işadamı Esat Sivri son yıllarda çektiği çile ve drama daha fazla dayanamadı. Ve hayata veda etti. Sivri’nin cenazesi dün Laodikya Antik Kenti’nde düzenlenen törenin ardından, Çamlık’ta bulunan ve yıllardır oturduğu evine getirildi. Ardından da Müftü Ahmet Hulusi Efendi Külliyesi Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Asri Mezarlık’ta toprağa verildi.

12 EYLÜL SONRASI İLK TOPLU SÖZLEŞMEYİ YAPTI VE DARBECİLERİ DAHİ ŞAŞIRTTI

Esat Sivri’yi Denizli ve Türkiye’de “iyi adamdı” diye hatırlatan onlarca hikaye, anı ve anekdot vardır. Bunlardan en çarpıcılarından biri (ve hatta-bir işveren olması açısından-en önemlisi)12 Eylül Darbesi’nden sonra yaşanan en karanlık günlerde yaşanan bir olaydır. (Sivri 12 Eyül sonrasının ilk toplu sözleşmesini yapmış ve darbecileri dahi şaşırtmıştır)

Bu dönemde DEBA’da yetkili sendika Türk-İş’e bağlı Teksif Sendikası’dır. Sendika ile işveren Esat Sivri arasında toplu sözleşme görüşmeleri dönemi gelmiştir. Darbeci MGK tüm sendika, grev ve lokavt faaliyetleri askıya aldığı için işçiler kara kara “ne yapacağız” diye düşünmektedir. İşte bu koşullarda sendika temsilcileri Esat Sivri’yi ziyaret eder. Toplu sözleşmeyi ne yapacağız? diye sorarlar. En azından yüzde 10’yuk bir zam teklifinin kabul göreceği beklentileri vardır, işçi temsilcilerinde. Onlar konuya girmeden Esat Sivri konuşmaya başlar. Sivri, “Bu 12 Eylül koşullarında hiç tartışmayalım arkadaşlar. Bu sözleşmeyi yüzde 15 artış oranı ile bağlayalım” der.

DENİZLİ SANAYİ ODASI KURUCUSU

İşte rahmetli Esat Abi böyle pozitif bir işadamı idi. Denizli Sanayi Odası’nın da kurucusuydu. Yatırımcı ve ihracatçıların piri ve tekstil sektöründe sözü dinlenen bir duayendi.

SİVRİ’YE ÇARPICI BİR RÖPORTAJ İLE SON GÖREV

Sivri ile en çarpıcı röportajı Hürriyet WEB TV’de Gazeteci Eyüp Can yapmıştı. Esat abimizi işte Eyüp Can’a verdiği röportajda söylediği o “sivri” sözleri ile anmayı tekstil duayenini tanıyan bir gazeteci olarak bir görev sayıyoruz;

“Türk tekstil sektöründe pek çok ilke imza atan ve ihracatta öncülük yapan 37 yıllık Denizli Basma ve Boya Sanayi’nin (DEBA) kapısına kilit vuran patronu Esat Sivri, ‘Yıllarca aslansın kaplansın diye avuttular. Kaplan ne iş yapar? Bizim yaptığımız iş eşeklik. Param yok, borcum çok, iş arıyorum. Bana uygun bir işiniz varsa talibim. Hâlâ eşek gibi çalışabilirim’ dedi.” (30.09.2009)

Gazeteci Eyüp Can

İşte Eyüp Can’ın bu röportajında Esat Sivri yine en içten haliyle soruları yanıtlıyor.

37 YILLIK FABRİKASINI KAPATTI, ‘EŞEK GİBİ ÇALIŞACAK’ İŞ ARIYOR

Türk tekstil sektöründe pek çok ilke imza atan ve ihracatta öncülük yapan 37 yıllık Denizli Basma ve Boya Sanayi’nin (DEBA) kapısına kilit vuran patronu Esat Sivri, “Yıllarca aslansın kaplansın diye avuttular. Kaplan ne iş yapar? Bizim yaptığımız iş eşeklik. Param yok, borcum çok, iş arıyorum. Bana uygun bir işiniz varsa talibim. Hâlâ eşek gibi çalışabilirim” dedi.

İŞ ADAMI NEDEN KAPATTIĞINI ANLATTI

Denizli’de tekstilin mihenk taşlarından biri kabul edilen, sektörde pek çok ilke imza atan, ihracatta öncülük yapan 37 yıllık Denizli Basma ve Boya Sanayi (DEBA) üretimi durdurdu. DEBA’nın kapısına kilit vurması Denizli başta tüm tekstil sektöründe üzüntü yarattı. 1972 yılında çok ortaklı bir şirket olarak DEBA’yı kuran 1933 Denizli doğumlu Esat Sivri, “Yıllarca aslansın kaplansın diye avuttular. Kaplan ne iş yapar? Aslan ne iş yapar? Bizim yaptığımız işe eşeklik denir. Hep yük taşıdık çünkü; eşeklik yaptık” dedi. Sivri, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayamayacağım kadar çok borcum var. Param yok, borcum çok. İş arıyorum. Bana uygun bir işiniz varsa talibim. Hâlâ yük taşıyabilirim. Benim tecrübemden yararlanmak isteyen varsa emirlerine amadeyim. Hâlâ eşeğim yani. Hâlâ eşek gibi çalışabilirim.”

ŞAPKAYI KOYUP DÜŞÜNÜN

Denizli’de DEBA’nın kapanması “Amiral battı” şeklinde değerlendirilirken, Esat Sivri gelinen noktada artık kimseyi suçlamak istemediğini vurguladı. “Artık herkes şapkasını önüne koysun ve düşünsün. Olayları kendisi tahlil etsin, değerlendirsin” diyen Sivri, kimseye bir açıklama yapmak, dert yanmak, olayların neden bu noktaya geldiğini tartışmak istemediğini belirtti.

ÇAM KURTLARI VARDIR

Esat Sivri, şunları söyledi: “1980 sonrası ihracat başladı. İlk önce çalanlar çırparlar bizim adımıza ihraç etti. Bir sürü suistimalden sonra biz ihracata başladık. Bize Denizli’de sektörün lokotomotifi diyorlardı. Vagonlar kendi motorlarını kendi bularak yol almaya devam edecektir. Çam kurdu vardır; dizi halinde ilerlerler. Ortadakini alınca pat diye dururlar. Ortayı tamamlarsanız devam ederler. Biz ortadan ayrıldık, koptuk. Yerimize bir kurt bulunur herhalde.”
Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (DETKİB) Başkanı ve Rateks Yönetim Kurulu Başkanı (rahmetli) Raşit Güntaş, şehir ve Türkiye için çok önemli olan bir fabrikanın kapanmasından üzüntü duyduğunu belirterek, “Maalesef bizim firmalarımızda böyle sıkıntılar olunca bankalar, sendikalar, devlet bir araya gelip bir konsorsiyum sağlanamadığı için şirketler yaşatılamıyor” dedi.

EĞER ÇALIP ÇIRPMADIYSAN BATMANIN BİLE ŞEREFİ VAR

TİCARET hayatına 16 yaşında babasının yanında çalışarak başlayan Esat Sivri, 1967 yılında Sarayköy’deki müflis Sarayköy Pamuklu Sanayi’nin sermayesine iştirak etti. Denizli ve çevresindeki dokuma tezgahlarının entegrasyonunu sağlamak için, boya baskı fabrikası kurmaya karar verdi. 100 ortakla Denizli Basma’yı 1972’de kurdu. Sivri bir röportajında, “Batmanın bile bir şeref olduğunu kabul eden sanayiciler yetiştirmemiz lazım. İnsan çalmadıysa çırpmadıysa, yata-kata, başka şeylere harcamamışsa, batmanın bile bir şeref olduğunu herkesin öğrenmesi lazım” demişti. (Eyüp Can; Hürriyet WEB TV. 30.09.2009)

YORUM EKLE