“Sınav kaygısının en önemli sebeplerinden biri; beklenti”

DRT ekranlarında yayınlanan ‘Güne Bakış’ programında sınav kaygılarına ilişkin açıklama yapan Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Nazlı Kapubağlı Çetin; “Sınav kaygısının en önemli sebeplerinden bir tanesi beklenti. Sizin beklentiniz, ailenizin, çevrenizin beklentisi ne kadar artarsa kaygınız o kadar artıyor” dedi.

“Sınav kaygısının en önemli sebeplerinden biri; beklenti”

Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Nazlı Kapubağlı Çetin, DRT ekranlarında yayınlanan ve Cansu Karacık Yazıcı tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış’ programının konuğu oldu. Programda Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencilere önerilerde bulunan Uzm. Dr. Çetin; Sınav kaygısının en önemli sebeplerinden bir tanesi; beklenti. Sizin beklentiniz, ailenizin, çevrenizin beklentisi ne kadar artarsa kaygınız o kadar artıyor. Çünkü artık burada bir beklenti karşılamak ve mahcup olmamak da devreye giriyor. Sadece o dersi başarmak, o sınavı başarmak değil aynı zamanda kendini kanıtlamak gibi değerlendirebiliriz. Bu da devreye girince işi biraz daha karmaşık hale getirebiliyor. Sınav kaygısı tedavi edilmezse ve sınav sürecini etkilerse arkasından gelen suçluluk, değersizlik, yetersizlik hisleriyle depresyon ve diğer kaygı bozukluklarını bekleriz. Sınavı istediği başarıyla bitiremeyen kişiler yas süreci gibi bir şey yaşar. Kimi sınavdan iki gün önce bakmaya devam ederse; kaygılanır ve bırakmasını isteriz, kiminde de o dersi bıraktırmak o kadar zor bir şey oluyor ki bir de onunla mücadele etmeye çalışıyorsunuz, bir daha kaygısı artıyor. Bunu herkes kendi bilir, bu çok bireysel bir şey. Önemli olan sınavdan önceki belki bir hafta on gün içerisinde artık yeni bir şey öğrenmemeye çalışmamak. Yeni bir şey öğrenmemeye çalışmak ve öğrenemediğimizi fark etmek kaygımızı çok artırır. Dolayısıyla durduk yere bir kaygı sahibi daha olabiliriz. Mümkün mertebe bildiklerimizi tekrar etmek, sınavdan önceki son gün de en iyi bildiğimiz şey neyse onu tekrar etmek. Çünkü bu bize şunu hatırlatır; ‘Ben bunu çok iyi biliyorum.’ Bu bizim iç motivasyonumuzu sağlayan bir şey” dedi.

“SINAVIN İÇERİSİNDE BİR DAKİKA HİÇBİR ŞEY KAYBETTİRMEZ”

Sınavın içerisinde bir dakikanın hiçbir şey kaybettirmediğini ifade eden Uzm. Dr. Çetin, şunları kaydetti: “Bunu önerdiğim zaman çocuklar, gençler; ‘Ama ben o bir dakikada çok soru çözerim’ diyor. Ama çözemiyorsun. Kitapçığı kapatacağız, gözlerimizi kapatacağız. Derin nefes alacağız. Şimdi kitapçığı tekrar açtığımda iyi olacak ya da bazen genç ya da çocuk o an sakinleşmekte, nefesini kontrol etmekte zorlanıyor. O zaman istiyoruz ki kitapçığı kapat masanın üzerindeki herhangi bir şeye odaklan ve içinden 60’dan geriye doğru say. Bu zihnimizi son derece güzel boşaltan bir şeydir. Zihnimizi sakinleştirmek, zihnimizin hızını ayarlamak, o ‘Panik anı’ dediğimiz şeyden çıkmak, bu şekilde mümkün olabilir. Bir de belki oturuş pozisyonunu değiştirmek gerekebilir. Sürekli aynı pozisyonda oturmak yapamadıkça kasılmaya sebep olur ve bu kaslardaki gerginlik zihnimize de sirayet edebilir. O yüzden ben ders geçişlerinde mutlaka bir pozisyon değişikliği öneriyorum.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER