Başkan Mersin'den faizlere dair açıklama!

Ekonomi politikaları ile alakalı görüşlerini paylaşan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Başkan Yardımcısı ve Güney Ege Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu Başkanı Oktay Mersin; “İşletme ve yatırım sermayesine ihtiyacımız var. Bankalar kredi vermekten kaçınıyor. İşletme sermayesi nedeniyle mart ve nisanda ciddi kayıplar olacaktır” diye konuştu.

Güney Ege Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu’nun (GESİFED) da üyesi olduğu Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), hızla yükselen ticari kredi faizlerinin işletmelere etkisine ilişkin basın açıklamasında bulundu. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücünün sürdürülebilirliği için bankaların kredi maliyetlerini düşürüp, finansmana erişim kanallarını açması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada ayrıca, Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) acil devreye alınması ve Eximbank’ın doğrudan teminat mektupsuz ihracat desteğine geçmesi gerektiği belirtildi. TÜRKONFED tarafından yapılan yazılı basın açıklaması ise şu şekilde: “Bir üretim ekonomisinde yaşıyoruz. Türk ekonomisinin kalbi olan sanayi sektöründe; katma değer, verimlilik, ihracat, ham madde, yatırım, kredi ve çalışan emeği gibi süreçler belirli maliyetler ile bir araya gelerek pazara üretim gerçekleştiriyor. Bu karmaşık sürecin sağlıklı işleyişi ve katma değer yaratması için öngörülebilirliğin sağlanması önem kazanıyor. Ülkemizde büyümenin sürdürülebilirliği ve kalitesi için yüksek enflasyon-faiz-kur sarmalından bir an önce kurtulup, öngörülebilirliği sağlayarak, yatırım, üretim, istihdam ve katma değerli ihracata odaklanmamız gerekiyor. Ancak içinde bulunduğumuz bu sarmal, pandeminin yol açtığı global kriz ve yapısal sorunlarımızın da etkisiyle iç piyasadaki alışverişi ve dış ticareti durma noktasına getirdi. Firmaların işletme sermayesi ihtiyacında son bir yılda dört kata yakın artış görülen sektörler oldu. Politika faizine kıyasla bankaların ticari işletmelere uyguladığı kredi faizleri iki kat artış gösterdi. Sanayicilerimizin ve reel sektörün yatırım iştahının devam etmesi, ekonomimizin bel kemiğini oluşturan 3,2 milyonu aşkın KOBİ’mizin ayakta kalması için gerek devlet gerekse de finansa sektörü tarafında finansmana erişim kanallarının bir an önce açılması gerekiyor.”

“BANKALAR KREDİ FAİZLERİNİ DÜŞÜRMELİ, KATI KURALLARDAN VAZGEÇMELİ”

Çatısı altındaki 30 federasyon ve 284 dernek üzerinden 50 bini aşkın şirketi temsil eden TÜRKONFED, finansmana erişim kanallarının açılması ile destek mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik önerilerini şu şekilde açıkladı: “Özellikle kurdaki oynaklık nedeniyle banka ve piyasa oyuncularının izlediği ‘bekle-gör’ politikası, iş dünyasını zor durumda bırakmıştır. Ticari kredi faizlerinde son yılların en sert artışları yaşanmış, özel bankaların faiz oranları yüzde 35’leri bulmuştur. Kamu bankalarındaki oranlar yüzde 15-17 arasında seyretse de onlar da kredi verme konusunda limitli ve iştahsız davranmaktadır. Diğer taraftan tüm bankalar kredi kullanımında katı kurallar uygulamaktadır. Bazı bankalar, yalnızca kendi bankalarında hesabı olan tedarikçilere ödeme yapılması koşulunu öne sürmekte, bankadan bankaya transfere veya başka bankadaki kredinin kapatılmasına izin vermemektedir. Bu koşullarda bankaların tek taraflı oran artışına maruz kalan işletmeler herhangi bir pazarlık şansına da sahip olmadıklarından finansmana erişememektedir. Firmalarımızın kapanmaması, istihdam ve iş gücü piyasasının daha fazla bozulmaması için firmalarımızın işletme sermayesi, bankacılık sistemi tarafından desteklenmelidir. Bu süreçte bankalar firmalara ayırdıkları kredi limitlerini artırırken, talep edilen kredi faizlerini de indirmelidir.”

“KGF DESTEKLİ MEKANİZMALAR DEVREYE ALINMALIDIR”

yatırım ve ihracat odaklı şirketlerde KGF’nin yeniden, daha ucuz maliyetli kredi kanalını açmasına yönelik çok büyük bir beklenti oluştuğu ifade edilen açıklamda; “Bu kapsamda TÜRKONFED olarak, 2021 yılı Ağustos ayında açıklanan KGF destekli mekanizmaların bir an önce hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Daha önce de kamuoyuyla paylaştığımız üzere; Talep edilen miktarın yüzde 30’unun işletme sermayesi olarak, nakit hesaba aktarılmasını, kalan yüzde 70’lik kısmın bankaların kredilendirme şeklindeki gibi fatura karşılığı alışveriş yapılan firmaya bankanın ödemesi olarak gerçekleşmesini, tıpkı kredi kartı gibi yüzde 70’lik kısmın KGF Kartı şeklinde olmasını, firmanın mal aldığı yere kartla ödeme yapmasının sağlanmasını öneriyoruz. Bu mekanizmayı hayatı geçirdiğimiz takdirde gerçekten ihtiyaç duyan, bu krediyi doğru bir şekilde değerlendirecek olan firmaların krediye ulaşması sağlanabilir” denildi.

“EXİMBANK’IN DOĞRUDAN TEMİNAT MEKTUPSUZ İHRACAT DESTEĞİNE GEÇMELİDİR”

Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi: “İhracatın geliştirilmesi, uluslararası piyasalarda rekabet gücünün artırılması hedefiyle faaliyet gösteren Eximbank’ın verdiği kredilerin bankalardan teminat mektubu alınarak ve ancak firmaların ticari banka limitlerinden harcanmak suretiyle erişilebilmesinin yanı sıra banka kredileri ile yarışacak düzeye gelmesi de ihracatçı firmalarımızı zor durumda bırakmaktadır. İhracatı desteklemek için Eximbank kredilerinin uygun koşullarda verilmesi sağlanmalıdır. Eximbank’ın doğrudan teminat mektupsuz ihracat desteğine geçmesi de yararlı olacaktır. Ekonomi yönetiminin kısa vadeli önlemler yerine yapısal sorunları çözecek politikalar geliştirmesi ve finans sektörünün üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi durumunda, 2022 yılında işletme sermayesi ihtiyacı giderilirken, reel sektörün finansmana erişim kanallarının açılması da sağlanabilir. Aksi durumun üretim, yatırım ve istihdamı durma noktasına götürecek bir sürece yol açabileceğine dair ciddi endişelerimiz olduğu belirtmek isteriz. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

“MART VE NİSANDA CİDDİ KAYIPLAR OLACAK”

TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve GESİFED Başkanı Oktay Mersin, ekonomi politikalarıyla alakalı görüşlerini paylaştı. Mersin; “Şu anda iktisat kurallarına aykırı bir pozisyonla yönetilmekteyiz, herkes faize takılıyor. İlk kez iş dünyası faiz artmasını istiyor. Zaten reel faiz yüksek. Bizlerin işletme ve yatırım sermayesine ihtiyacımız var. Bankalar kredi vermekten kaçınıyor. İşletme sermayesi nedeniyle mart ve nisanda ciddi kayıplar olacaktır. Akıllı davrananlar işi bırakacak, diğerleri de işletme sermayesi olmayacağı için dağılıp gidecektir. Yerine koyma maliyetleri çok yükseldi, sermayeye ihtiyaç var ama ulaşamıyoruz. Denizli özeline bakacak olursak; burada ciddi bir yatırımcı ruhu var ama limana ulaşma sıkıntısı da var. Antalya ve İzmir limanlarının ortasındayız, demiryolu için gerekli görüşmeleri yapıyoruz. Aydın ve Denizli Otobanı yapılıyor, onun devamında da Antalya otobanı yapılacak. Bu sayede iki taraftan da ihracat yapma şansı elde edeceğiz. Turizm ve otelcilikte vergi ve KDV’ler ile ilgili sorunlar yaşanmakta, zamların üst üste yapılması herkesin dengesini bozuyor” dedi.

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2022, 16:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER