DSO, Güney Afrika Fahri Başkonsolosu’nu ağırladı

‘Türkiye- Afrika Ekonomik İlişkileri’ konulu konferansına konuşmacı olarak katılan, Güney Afrika Cumhuriyeti Fahri Başkonsolosu Tamer Taşkın; “Türk malları Afrika’da avantajlı bir imaja sahip. Bu da enfes bir imaj. Yani para verseniz bu imajı kuramazsınız. Verimlilik ve kalite Afrika’da büyük bir değer” dedi.

DSO, Güney Afrika Fahri Başkonsolosu’nu ağırladı
banner92

Denizli Sanayi Odası (DSO) Mayıs Ayı olağan meclis toplantısını, Güney Afrika Cumhuriyeti Fahri Başkonsolosu Tamer Taşkın’ın da katılımıyla, Pamukkale Tenis Kulübü Marla Restaurant’ta gerçekleştirdi. Toplantının ardından Fahri Başkonsolos Taşkın, ‘Türkiye- Afrika Ekonomik İlişkileri’ konulu konferans verdi. Konferansa; DSO Başkanı Müjdat Keçeci, DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Okan Konyalıoğlu, DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu, DSO Meclis Başkanı Mehmet Tosunoğlu, meclis üyeleri, Akça Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Semra Akça Acar ve Denizli’nin önde gelen iş insanları katıldı. Tamer Taşkın’ın sunumu öncesinde konuşan DSO Başkanı Müjdat Keçeci, “Bugün, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi olan ‘satmak’ fiili üzerinde duracağız. Para bulmakta nasıl olsa zorlanıyoruz ama ‘satmak’ bence para bulmaktan daha önemli. O nedenle bugün özellikle Amerika’nın, Avrupa’nın mevcut ve bildiğimiz durumları karşısında artık Türk sanayicisinin, Türk ihracatçısının mutlak suretle yeni pazarlara ve potansiyel satış merkezlerine ihtiyacı var. Bu nedenle daha önceden birlikte kendisiyle İzmir Sanayi Odası başkanlığı yaptığım, sevdiğim, can dostum Tamer Taşkın arkadaşım bugün aramızda. Türkiye’de Afrika’yı, pazarı, Afrika’nın bütün iyiliklerini, avantaj ve dezavantajlarını bilen yegane arkadaşımız Tamer’dir. Bugün ihtiyaç nedeniyle kendisinin çok dar programı olmasına rağmen kentimize geldi. Tamer anlatacak biz dinleyeceğiz” dedi.

“ARTIK ÜRETMEK DEĞİL, SATMAK ÖNEMLİ”

Denizli’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Güney Afrika Cumhuriyeti Fahri Başkonsolosu Tamer Taşkın; “Hepimiz üretiyoruz. Biz üretmeyi seviyoruz. Zamanında satmak otomatik olarak olduğu için hiç önemli değilmiş. Müşteri gelip üreteni buluyormuş, parasını veriyormuş. Ama o günler geride kaldı. Bugün artık üretmek değil, satmak önemli. Satmak için de artık gitmek önemli. Artık kimse gelmiyor. Gelirse de siz giderseniz geliyor. Onun için bugün benim firmamda oturttuğumuz bir sistem var, ‘ziyaret et, ağırla.’ Fabrikamın sloganı da ‘seyahat gideri gider değil, yatırımdır.’ Bu sebeple çok önemli seyahat etmek. Türkiye-Afrika ilişkilerinde anlatacaklarım, Güney Amerika için de geçerli, Asya içinde geçerli. Kısaca, fabrikamızın mallarını satmak için geçerli. Onun için önce takım kuracağız. Benim ekibim tam 115 kişi. Bu 115 kişinin 40’ı satış elemanı. Biz her coğrafyadan eleman ile o bölgeye ulaşmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin Afrika’da ki varlığı deyince, biz Afrika’yı 2005’ten sonra tanımaya başladık. Afrika’da paranız gelecek, malınız gidecek. Bunun tavizini veren bedelini öder” diye konuştu.

“PARA VERSENİZ BU İMAJI KURAMAZSINIZ”

Türk mallarının Afrika’da avantajlı bir imaja sahip olduğunun altını çizen Taşkın; şunları aktardı: “O da; ‘Avrupa kalitesinde Uzak Doğu fiyatlarıyla.’ Bu da enfes bir imaj. Yani para verseniz bu imajı kuramazsınız. Verimlilik ve kalite Afrika’da büyük bir değer. Çin mallarının kötülüğünü onlarda biliyorlar. Hükümetimiz tarafından iki konunun bitirilmesi lazım. Bir tanesi bankacılık sisteminin oturması lazım, bir de ikili anlaşmaların yapılarak gümrüklerin azaltılması. Arkadaşlar bugün dünyanın neresine giderseniz gidin takımınızı kurmanız lazım, lisana hürmet etmeniz lazım. Biz İngilizceyle gider anlaşırız demek yok. Anlaşma yapamazsınız. Kazakistan’a gittiğinizde Rusça bilmiyorsanız bir kişi ile sohbet edemezsiniz. Onun için firmanızda ihracata niyet ediyorsanız hedef pazarlarınızın lisanına hürmet edip bir takım kuracaksınız.”

“PAÜ’DEKİ 780 ÖĞRENCİNİN FABRİKALARINIZA DAĞILMASI LAZIM”

Afrika’da konuşulan 4 dilin olduğunun altını çizen Taşkın; “Batı Afrika’dan bir tane Fransızca bilen bir kişi alırsanız, doğu Afrika’dan İngilizce ve Arapça bilen birini alırsanız, bir Portekizce ve bir de Kuzey Avrupa’dan bir kişi alırsanız 4 arkadaşla 54 ülkeye gidebilirsiniz. Bugün aramızda Pamukkale Üniversitesi’nden (PAÜ) Afrika’dan gelen öğrencilerimiz var. Düşünün ki PAÜ’de 780 tane yabancı öğrenci var. 2005 yılında Afrikalı öğrencileri çağırdığımda inanın bazıları ağlayarak, ‘ilk defa biri bize selam verdi’ dedi. Bu çocuklar bugün bizim elemanımız, stajyerimiz. Sonra o ülkede ki ihracat sorumlumuz daha sonra da ortağımız olabilecek insanlar. Ne yazık ki haberiniz yok. Halbuki sanayi odamızın bunu organize edilip bu 780 öğrencinin fabrikalarınıza dağılması lazım. Gerekirse boş otursun. Ama o boş oturmanın bile size bir faydası olacak. Yeter ki siz takımınızı kurun. Afrika’da Pazar bulmak çok zor değil. Ben bu öğrencilerden alsam 2 gün eğitim versem. Benim hiçbir şeyimi bilmek zorunda değiller. Ülkelerine döndüklerinde firmalara gidip ithalatçı kim öğrenip kartımı ve broşürümü versin, kart alsın bana bilgi versin. Bunu da yapmıyorsak hiç mal satmaya çalışmayalım. Unutmayalım; ‘Ziyaret edin, ağırlayın’ diye konuştu. Konuşmaların ardından Taşkın, Denizli iş dünyasından gelen soruları yanıtladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner124