“Enflasyon ciddi bir problem olarak devam ediyor”

Enflasyon rakamlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Prof. Dr. Hasan Kazdağlı; “Maalesef bu 90’lı yılların enflasyonunu hatırlatıyor, hatta yer yer o enflasyon ataletini bile aşar hale geldi. Enflasyon ciddi bir problem olarak devam ediyor” dedi.

“Enflasyon ciddi bir problem olarak devam ediyor”

Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Prof. Dr. Hasan Kazdağlı, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan nisan ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Enflasyonun piyasa beklentisini bile aştığını ifade eden Prof. Dr. Kazdağlı; “Enflasyon 7,25 aylık artışla yıllık yüzde 70’e yaklaştı. Bu, enflasyonun yıllık bazda artmaya başladığını gösteriyor. Geçen eylül ayında yüzde 20’ler civarında bir tüketici fiyatları enflasyonu vardı. O zamandan bu zamana istikrarlı bir şekilde enflasyon ülkemizde artmaya devam etti. Maalesef bu 90’lı yılların enflasyonunu hatırlatıyor, hatta yer yer o enflasyon ataletini bile aşar hale geldi. Dolayısıyla ciddi bir problemle ülkemiz ekonomisi karşı karşıya. En çok gıdada artış görüyorum. Aslında bakarsanız emtia fiyatlarındaki son artışlar bu enflasyona henüz çok fazla yansımadı ama giderek yansıyacak. Üretici fiyatları enflasyonu da yüzde 121,8 olarak açıklandı. Bu da çok büyük bir maliyet artışıyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bunlar resmi rakamlar. Başka kuruluşlar da bunların biraz daha üstünde rakamlar açıklıyor. Dolayısıyla enflasyon ciddi bir problem olarak devam ediyor” diye konuştu.

“ENFLASYONLA GERÇEK BİR MÜCADELE YAPILMASI GEREKİYOR”

Enflasyonla mücadeleye ilişkin de konuşan Prof. Dr. Kazdağlı, şunları kaydetti: “Enflasyonla mücadele ederseniz, para politikasını etkin olarak kullanırsanız enflasyonu düşürebilirsiniz. Bu yapılmayacak bir şey değil. Nitekim ABD’de yüzde 8,5’luk bir enflasyon var, bunun üzerine Merkez Bankası faiz artışlarına başladı ve yıl sonuna doğru enflasyonu yüzde 4’lere çekecekler. Adeta matematik gibi gidiyor. Her ay bu şekilde devam ettirerek biraz da bilanço küçülterek devam edecekler. Bizim Merkez Bankası elindeki araçları kullanamıyor, başka araçlar kullanıyor. Bu da insanların beklentilerini bozuyor. Yani insanlar enflasyonun düşürüleceğine inanmadığı için daha fazla harcama yapmış oluyor. Mücadelede görmediği için kendini korumanın yollarını arıyor. O bakımdan sözler güzel ama bunların mutlaka politikalara yansıması ve gerçek hayatta bunların sonuçlarını görüyor olmamız lazım. ‘Daha düşük fiyatlar bekliyoruz’ açıklamalarını duymuştuk. Ne yazık ki bunlar gerçekleşmedi, tam tersine artış var. Hatta sene sonuna doğru baz etkisi nedeniyle bir düşüş bekleniyor. Onun bile olacağı konusunda kuşkular ifade edilir hale geldi. Çünkü dünyada enerji fiyatlarının biraz daha artacağı anlaşılıyor. Yani onların bize yansımasının olumsuz etkilerini de hesaba katarsak, o zaman enflasyonun çok daha kalıcı bir hale geleceğini görebiliriz. Bizim kredi temerrüt risk primimizi ölçen puanlar, çok yüksek seviyede; 626’ya yükselmiş durumda. Cari açığın bu sene 40 milyar dolara çıkacağı bekleniyor. Dış borçlanma faizlerimiz yüzde 9’lara dayandı. Bu durumda para politikası araçlarına şu anki yöntemlerin dışında daha etkin kullanarak enflasyonla gerçek bir mücadele yapılması gerekiyor. Çünkü enflasyon gelir dağılımını bozan, ekonominin işleyişini çok kötü etkileyen bir olaydır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER