Köşe yazarımız, Prof. Dr. Öz 2020’yi değerlendirdi

2020 yılına dair ekonomik beklentiler Para Dergisi tarafından araştırıldı. Türkiye’den 22 akademisyen ve ekonomiste yöneltilen sorulara verilen cevaplar bir rapor halinde yayımlandı. Denizli’den Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Maliye Bölümü Başkanı ve Denizli Gazetesi köşe yazarlarından Prof. Dr. Ersan Öz’ün de değerlendirmelerine yer verildi.

Köşe yazarımız, Prof. Dr. Öz 2020’yi değerlendirdi

2020 yılına dair ekonomik beklentiler Para Dergisi tarafından araştırıldı. Türkiye’den 22 akademisyen ve ekonomiste yöneltilen sorulara verilen cevaplar bir rapor halinde yayımlandı. Denizli’den Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Maliye Bölümü Başkanı ve Denizli Gazetesi köşe yazarlarından Prof. Dr. Ersan Öz’ün de değerlendirmelerine yer verildi. Prof. Dr. Öz; “2020’de, dünya ekonomisi açısından büyüme hızının düşük olacağı sıradan bir ekonomik yıl beklenmektedir. Dünya ekonomisi için riskli alanlar ise; ilk faz anlaşmaların yapılmasıyla ılıman bir iklime kavuşsa da ticaret savaşları, dünyanın en büyük üreticisi konumunda olan Çin’de meydana gelen corona virüs hadisesinin küresel ekonomik ortamı çok ciddi negatif etkileyecek olması, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki rekabet, dünya ölçeğinde terör ve güvenlik problemleri vb sıralanabilir. Türkiye ekonomisi uzun süredir ekonomik daralma yaşamaktaydı. 2019 üçüncü çeyreğe kadar, fakat 2020 yılının nispeten 2019 yılı ekonomik performansına göre daha iyi olacağı şimdiden söylenebilir. En azından şu nettir ki Çin’deki virüs hadisesinin birçok dünya ekonomisini üst düzey negatif etkileyeceği sabit iken, Türkiye ekonomisi bazı spesifik sektörler itibariyle özellikle ihracat anlamında ve doğal olarak üretime yansıması boyutuyla olumlu etkilenmeye başladı bile. Tabi, Ekonomide iyiye gidişi engelleyebilecek bir takım riskler de bulunmaktadır. Bunların başlıcaları İdlib’deki hareketlilik nedeniyle Suriye’den yeni göç dalgası gelmesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye yaptırım tehdidini canlı tutması, Rusya’yla ilişkilerde samimiyet testi havası oluşması, dış borç imkanlarının azalması, tekrar iç piyasada yaşanabilecek likit darlık, bu sayılanların istihdama negatif yansımalarının devam etmesi olarak sayılabilir. Bu risklerin minimize edilmesi veya bazılarının gerçekleşmemesi durumunda 2020 yılının Türkiye için önceki yıla göre çok daha olumlu olacağı ifade edilebilir” dedi.

“2020’DE ÖNE ÇIKACAK OLAN ALANLAR; BİLİŞİM VE YAZILIM”

Prof. Dr. Öz, şunları aktardı: “Yatırımlar açısından 2020 yılının en pozitif yönü; ülkemizin sahip olduğu, internet, bilgisayar, yazılım, yapay zeka gibi alanlarda ciddi yatırım potansiyeline sahip oluşumuzdur. Yabancı ülkelerin yazılımlarının kullanılarak dışarıya önemli ölçüde döviz çıkışı olması yerine bu teknolojilere uygun yerli ve milli yazılımların yapılmasının ülkemiz için fırsat oluşturacağı söylenebilir. Son 5 yıldır bu alanda bir ivme yakalanmıştır ve artarak devam etmektedir. 2020 yılında kamu yatırımlarının azalması, kredi faizlerinin düşüyor olmasına rağmen sıkıntı yine daralması yavaşlasa da inşaat sektöründe görülecektir. İnşaatın bir an evvel lokomotif sektör olmaktan çıkarılması, alternatifler üretilmesi, piyasaları pozitif dışsal etkileyecek yerli milli sektörlere ihtiyaç bulunmaktadır. 2020 yılında öne çıkacak olan alanların bilişim ve yazılım alanlarında olması beklenmektedir.”

“İŞSİZLİĞİN AZALTILMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALARIN BİRİNCİ ÖNCELİKLİ OLMASI GEREKMEKTE”

İşsizliğe ilişkin değerlendirme yapan Prof. Dr. Öz; “2020 yılının öncelikli gündem maddesi, önemli ekonomik ve sosyal riskler taşıyan ‘işsizlik’ olmalıdır. Özellikle genç işsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmaların birinci öncelikli olması gerekmektedir. İşsizliğin azaltılabilmesi için emek yoğun teknolojilere bağlı alanların teşvik edilmesi de düşünülebilir. Ciddi bir insan kaynakları politikası yanında, işgücü planlaması da yapılmalıdır. Yapılması gereken yapısal reformlardan biri de vergi sistemimizin baştan sona yeniden düzenlenmesidir. İkinci sırada bankacılık reformu gelmektedir. Üçüncü sırada ise adalet reformu yapılmalıdır. Uzun vadeli olarak yapılması gereken bir reform alanı da eğitimdir. Ancak sürekli olarak değişen eğitim sisteminin yeni reformların başarı şansını azalttığı da bir gerçektir” diye konuştu.

EKONOMİSTLERDEN BAZILARININ 2020 YILI ÖNGÖRÜLERİ ŞU ŞEKİLDE:

Ekonomist

Büyüme %

İşsizlik %

TÜFE %

Prof. Dr. Ersan ÖZ

3-5

12.9-14.5

10-12

Prof. Dr. Ahmet İNCEKARA

3

11.8

10-12

Prof. Dr. Burak ARZOVA

4.5

12.1

9.1

Prof. Dr. Emre ALKİN

4

11-12

10

Prof. Dr. Erhan ARSLANOĞLU

3-4

12-13

9-10

Prof. Dr. Oral ERDOĞAN

6.5

12

9

Prof. Dr. Kerem ALKİN

3.5-4

12.4-12.8

9-10

Prof. Dr. Murat YÜLEK

1-2

11.5

9

Prof. Dr. Murat FERMAN

3.5-4

12

9-10

Prof. Dr. Murat ŞEKER

3-3.5

13-14

12-14

Eko. Murat SAĞMAN

3

16

10

                 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER