Merkez Bankası kararını DRT'ye değerlendirdiler

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14'te sabit tuttu. Merkez Bankası’nın kararını değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Konseyi Üyesi Prof. Dr. Ersan Öz, kararın beklenen bir karar olduğunu belirtti.

Merkez Bankası kararını DRT'ye değerlendirdiler

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14'te sabit bıraktı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Konseyi Üyesi Prof. Dr. Ersan Öz, kararı değerlendirdi. Ocaktan bu yana son yapılan 5 toplantıda sabit tutmuş olduğunun altını çizen Prof. Dr. Öz; “Dolayısıyla bu, beklenen bir karardı. Merkez Bankası faizi sabit tutup, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri izleyerek; enflasyonist eğilimler, enflasyonu tetikleyen unsurlar, küresel ve ulusal anlamda düşene kadar sabit tutmakta kararlı. Yeni Merkez Bankası faizi sabit tutmakta kararlı denilebilir. Açıkladığı raporla örtüşen şekilde biz açıklamaya kalkarsak; küresel arz şoklarının, gıda fiyatlarının, enerji maliyetlerindeki yükselmesi risktir. Riskli hareketlerin devam ettiğine vurgu yapıyor. Bunlar ortadan kalktıktan sonra orta vadede yüzde 5 hedefine doğru, enflasyonun gerileyeceğini söylüyor. Şu an elimizdeki veriler itibarıyla yapılan açıklama sonrası, hem altında hem de dolarda hafif de olsa yine yukarı doğru bir yönlenme meydana geldi. Bunun enflasyona da etkisi pozitif olur. Açıklanacak enflasyon oranının artış yönünde olacağını ifade edebiliriz. Bu da yüzde 80’lere doğru bir tırmanışın göstergesi şeklinde yorumlanabilir. 1-2 ay daha enflasyonun bu şekilde artış yönde devam edeceğini tahmin etmek zor olmaz. Çünkü gıda fiyatlarının stabilize olması, kısa vadede zor görünüyor. Bunun için ulusal ve uluslararası ticari piyasada anlayış gerekiyor. Bu anlayışın 2 ayda yakalanabilmesini zor görüyorum. Diğer taraftan enerji fiyatlarının da kısa vadede aşağı yönde inmeye başlamasını zor görüyorum. Yüzde 5 enflasyon hedefinden vazgeçmemek gerekir” dedi.

“MERKEZ BANKASI KARARLI”

Prof. Dr. Öz, şunları kaydetti: “Merkez Bankası PPK diyor ki; Merkez Bankası tüm para politikası araçlarını bu yönde kullanacaktır. Dolayısıyla bununla alakalı uluslararası riskler söz konusu olunca, rezervler de birazcık zayıf olunca; zorlandığını görebiliyoruz ama kararlılığından herhangi bir şey yitirmemiş görünüyor. Merkez Bankası para politikasında sabit tutmakta kararlı. Merkez Bankası; Küresel gıda, enerji ve diğer jeopolitik risklerin gerek Rusya-Ukrayna Savaşı gerekse diğer riskler, ortadan kalktıktan sonra enflasyonun düşeceğine inanmakta kararlı. Biz de inanmak istiyoruz. Bu durum altının gramında bin TL’yi, dolar da 17 lirayı test eder mi? Daha önce test etti ve geri geldi. O yüzden ihtiyatlı davranmak gerekir. Yatırımcıların buna dikkat etmesi gerekir. Girdi maliyetleri açısından da tedarik zincirinde mal alıp satanlar, özellikle ithal girdileri yüksek olanlar; alım ve satımda mutlaka marjlı hareket ediyorlar. Temmuz ayında maaş artışları sonrası bunun da enflasyona yukarı yönlü bir etki yapacağını ifade etmek gerekir. Yaş çay alım fiyatı 7 lira açıklandıktan sonra kuru çayla alakalı piyasanın kötü niyetli çay fiyatlarında artışa gitmesi, konut fiyatlarıyla finansman oranlarında cazip oranlar getirildikten sonra konut fiyatlarının artması, maalesef piyasa samimiyeti açısından kötü testler oluşturuyor. Piyasanın da birazcık daha samimi olması gerekir. Servetlerine eski kar marjlarıyla servet katmak isteyenler, sonda hüsrana uğrayacaklarını unutmasınlar. Piyasa samimi olursa tüm ülke ve dünya kazançlı çıkacak.”

“MERKEZ BANKASI’NIN KARARINA SAYGI DUYMAMIZ GEREK”

Merkez Bankası’nın kararına saygı duyulması gerektiğini ifade eden Yeminli Mali Müşavir İzzet Özer, “İyi düşünüp, iyi irdeleyip de faiz tartışmışlardır. Aslında faizi bir iki puan artırmış olsa da çok fazla bir şey değiştirmeyecek. Çünkü şu anda faizin enflasyon ve kur artışına karşı kalkan ya da silah olarak kullanılması işlemi bitti. Çünkü düşük faiz, artık yüksek bir enflasyon var. Kurda artış var. Kurdaki artışı çok yadırgamamak lazım, çünkü yüzde 100’e yaklaşık bir enflasyon oluştu. Yılbaşında 12’lerde olan dolar yıl sonunda yüzde 100’e yakın enflasyonu yakalayacak demektir. Bu da şu anki faiz oranının 14’ten 18-20’ye çıkarmak çok etkilemeyecektir. Bu nedenle kurun faizi ve enflasyonu etkileme etkisi kalmadı. Aslında sıkı para politikası izlenmesi gerekiyor. Sıkı para politikası izledikleri zaman da bir durgunluk olacaktır. Durgunluk olursa da ekonominin büyümesini engelleyecektir. Burada bir sıkıntı var ve bu sıkıntıyı aşmak kolay değil. Elbette ki satın alma gücünü, kurun artışı enflasyonu biraz daha etkileyecektir. Bu zaman da satın alma gücü düşecek ve zorluk yaşanacaktır. Burada süreci çok hafif atlatmak biraz zor. Bu süreç belli bir süre devam eder ve sıkı para politikası izlenmiş olsa bile, satın alma gücü zorlaşır” dedi.

Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2022, 17:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER