Prof. Dr. Ersan Öz, Merkez Bankası'nın müdahalesini değerlendirdi

Döviz kurunu ve Merkez Bankası’nın döviz kuruna müdahalesini değerlendiren Pamukkale Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölüm Başkanı ve Dumlupınar Üniversitesi Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Ersan Öz, “Merkez Bankası 4’üncü müdahalesini yapmış oldu. 350-400 milyon dolarlık piyasaya satım yönünde müdahale edildi” dedi.

Prof. Dr. Ersan Öz, Merkez Bankası'nın müdahalesini değerlendirdi

Altın ve döviz kuru haftaya yükselişle başladı. Öğle saatlerinin ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edildiğini bildirdi. Pamukkale Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölüm Başkanı ve Dumlupınar Üniversitesi Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Ersan Öz, kurda yaşanan gelişmeler ve TCMB’nin müdahalesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Öz; “2 haftadır dolar, euro ve altınla yatıp kalkıyoruz. Maalesef olumsuz anlamda bundan çok fazla etkilenen var. Ekonomik olarak farklı bir kararlılığımız var. Şuanda faizle alakalı aşağı yönde kararlı bir duruş söz konusu hatta bu hafta 20 tane Merkez Bankası toplantısı var. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası toplantısı da buna dahil. Yine faizin 100 baz puan aşağı çekilmesi öngörülüyor. Dolarla alakalı 14.60’ı aşan bir dalgalanma söz konusu oldu. Diğer taraftan gram bazında altın 830 TL’yi aşmıştı. Merkez Bankası da 4’üncü müdahalesini yapmış oldu, 350-400 milyon dolarlık piyasaya satım yönünde müdahale etti. Bu 4’üncü müdahaleyle beraber piyasaya toplam 2 milyar dolarlık döviz satılmış oldu. Bu müdahaleyle beraber döviz 14.20’lere kadar indi. Piyasaya dolar cinsinden 350-400 milyon dolarlık döviz satışı oldu aynı zamanda 350-400 milyon dolarlık da bireysel ve kurumsal talep oldu alım yönünde. İkisi dengelenmiş oldu dolayısıyla burada fren yaptırıldı” dedi.

“DÖVİZ TALEBİ DURDURULAMADIĞI SÜRECE DOLARI DA DURDURAMIYORUZ"

“Dövizle alakalı elbette geleceğimizi görmek istiyoruz” diyen Prof. Dr. Öz; “Hem resmi hem fiili çabalar gerekiyor. Panik havasının dindirilebilmesi, güven ortamının tekrar tesis edilebilmesi, piyasanın kendi mecrasında, kendi kurallarıyla arz-talep ortamında işlenmesinin sağlanması bence çok önemli. Hem bireysel, hem şirketler bazında kurumsal, hem de bankalar düzeyinde döviz alımının bir şekilde durdurulması gerekiyor. Düşük faizli finansman maliyetleriyle TL alıp dövize çevrilmesinin engellenmesi gerekiyor. Döviz talebi durdurulamadığı sürece doları da durduramıyoruz. İhracat her ay bir şekilde hızla artıyor, cari fazla veriliyor. Bu ay da cari fazla verilecek. Total bazda cari açık veriliyor ama ihracat şuan inanılmaz hızda, sanayi şuan inanılmaz hızda devam ediyor. İhracat arttıkça ülkeye döviz girişi var fakat bir yandan da giren dövizin bankalarda bekletilmesi gerekiyor. Bu durdurulduktan sonra işte o zaman stabil istikrarlı bir kur seviyesinden bahsede bileceğiz. Diğer taraftan da Merkez Bankası’nın gelecek yılın ilk üç ayında faizlerle alakalı aynı kararlılığı devam edecek mi, etmeyecek mi, faizleri yükseltecek mi, yükseltmeyecek mi soruları sorulmaya başladı. Ben bu faiz seviyesinden yukarı çıkılmayacağını düşünüyorum. Burada bir kararlılık görünüyor ama bir şekilde dövizin ateşinin stabil hale getirilmesi gerekiyor. Bu seviyelerden çok daha aşağısını beklemiyoruz, tahmin etmiyoruz ama en azından yatırımcıların sağlıklı kararlar alabilmesi için öngörülebilir olması ve tedarik zincirini daha fazla bozulmasının önlenmesi adına döviz talebinin ve panik havasının durdurulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2021, 16:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER