Prof. Dr. Ersan Öz, politika faizini değerlendirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından açıklanan faiz kararını değerlendiren Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Öz; “Merkez Bankası faiz kararını açıkladı. Piyasa beklentisi faizin sabit tutulması doğrultusundaydı. Merkez Bankası da geçen ay olduğu gibi bu ay da faizi arttırma ya da düşürme yönünde değil, sabit tutma yönünde iradesini beyan etmiş oldu” dedi.

Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Öz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından açıklanan faiz kararını değerlendirdi. Prof. Dr. Öz; “Piyasa beklentisi faizin sabit tutulması doğrultusundaydı. Merkez Bankası da geçen ay olduğu gibi bu ay da faizi arttırma ya da düşürme yönünde değil, sabit tutma yönünde iradesini beyan etmiş oldu. Ocak ayında faiz ile ilgili kararını açıklarken, farklı bir üslup kullanmıştı. Aralık ayında; ‘İlk 3 ay faizi izleyeceğim, arttırma ya da azaltma gibi bir politika geliştirmeyeceğim’ güdüsü ön planda iken; geçen ay ki üslubu raporda sanki, ‘Bundan sonraki aylarda uluslararası küresel finans piyasalarındaki faiz kararlarına paralel irade geliştireceğim’ algısı oluşmuştu.  Dolayısıyla şubat ayında eğer küresel piyasalarda ekstrem bir durum olursa Merkez Bankası faizi arttırabilir gibi bir algıya da sebebiyet vermişti. Merkez Bankası piyasanın yakın zamanda oluşan beklentisi doğrultusunda faizi arttırmadı veya düşürmedi, sabit tuttu. Liralaşma stratejisiyle açıklanmak istendiğinde enflasyonun hayli altında ve yüzde 14 faiz oranıyla karşı karşıyayız. Dolayısıyla şu anda liralaşmaya çok hizmet etmiyor ama Kur Korumalı Mevduat Politikası ve orada biriken 240 milyar TL ve şirketlere de açıldıktan sonra artmaya da devam eden para, döviz ile alakalı stabilizasyona katkı sağladı diyebiliriz. 13.20 ile 14 arasında dalgalanan bir döviz kurundan bahsedebiliriz. Altında bir hareket meydana geldi. Altın; 780-790 bandındayken, son zamanlarda altında artış trendi izliyoruz. Dolarla beraber artarken, şu anda gram altında 825 liralarda görüyoruz. Altını izlemeye devam ediyoruz. Diğer taraftan raporda öne çıkan başka neler var? dersek eğer; liralaşmayı teşvik eden politikaların devam edeceği söyleniyor. Enflasyonla alakalı bir dezenflasyon süreci olduğu; tedarik zincirindeki emtia fiyatlarındaki küresel bozulmaların Türkiye’ye yansıdığı, bu enerji fiyatlarıyla alakalı da söylenebilir.  Bu arada KDV’de gıdada yüzde 8’den 1’e düşürülmesinin piyasanın da samimi hareket etmesiyle eğer düşürürlerse bu de dezenflasyonist sürece yardımcı olacak diye net olarak söyleyebiliriz. Ama fiyat belirleyenlerin yardımcı olması lazım” dedi.

“SÜRECİN TAKİP EDİLDİĞİ ÖNPLANA ÇIKTI"”

Raporda uzun vadeli yatırımlarla alakalı kararların da ön plana çıktığını ifade eden Prof. Dr. Öz, şunları söyledi: “Cari işlemler dengesindeki iyileşmeye alakalı sürecin takip edildiği önplana çıktı. Merkez Bankası cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vermesi bekleniyor. Bu arada ‘Sanayi üretimiyle alakalı şu an herhangi bir sorun var mı?’ derseniz, geçenlerde elektrik ve doğal gaz ile alakalı kesintiler ve ara vermeler tedarik zincirini bozma yönünde etki yaptı. Dolayısıyla zaten orada sıkıntı vardı, bu üretimi durdurması demek taleple arz arasındaki dengesizliğe hizmet eder. Dolayısıyla şu anda şubat ayındayız mart ayında açıklanacak enflasyonunda yine şubat ayında açıklanan enflasyona paralel tarzda yani yüksek enflasyon şeklinde bir şey görebiliriz. Mart nisan aylarını böyle görebiliriz, sonra mevsimden ve mevsimsel etkilerden arındırılmış dezenflasyon ist sürecin tamamlanmış olmasına müteakip enflasyonda düşme bekleyebiliriz. Bunun için sabırlı olmak gerektiğini düşünüyorum. Emtia fiyatlarındaki artışında durdurulması, stabil hale gelmesi hem enflasyonist süreci hem faiz sürecini daha stabil kılma, daha öngörülebilir kılma anlamında da fayda sağlayacağını düşünüyoruz diye şimdilik bunları ifade edebiliriz. Pandemi süreci işsizlikle alakalı olarak kararları hali hazırda etkiliyor. Asgari ücretin artışı etkileyen bir unsurdu. Doğal gaz ve elektrikle alakalı fiyat artırımları, petroldeki gelişmeler bunlar işsizlik sürecini maalesef negatif etkiledi diyebiliriz. Bunlar için de sanki biraz sabır gerekiyor. İstihdam artıcı yatırımlar, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artışı bu oranları aşağı çekme yönünde etkili olacaktır.”

Güncelleme Tarihi: 17 Şubat 2022, 17:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER