Profesör Yıldıran, askeri harekatın ekonomiye etkilerini açıkladı

DRT ekranlarında Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye’ye ekonomik yönlerine ilişkin açıklama yapan Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Yıldıran; “Hiçbir zaman hiçbir savaş, ülke ekonomilerine ve insanlara fayda sağlamaz” diye konuştu.

Profesör Yıldıran, askeri harekatın ekonomiye etkilerini açıkladı

Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Yıldıran, Rusya, Ukrayna’ya başlattığı askeri harekatın ekonomiye etkilerine ilişkin açıklama yaptı. Savaş gibi jeopolitik güçlerin ekonomiyi genelde olumsuz etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Yıldıran, “Bu kesin bir şey. Bu olayı 2 yönlü anlatalım. Rusya bu savaş için ekonomisini hazırladı. Yaklaşık 2015 yılından beri yoğun bir şekilde kendisi açısından önemli olabilecek hazırlıklar yaptı. Ne gibi hazırlıklar yaptı? Rezervlerini arttırdı. Amerika ile olan finansal bağlantılarını azalttı. Ülkedeki duyarlı sektörlerin payını ekonomide azalttı. Batılı kuruluşlardaki finansal bağlantılarını sona erdirerek, önce finansal zenginliklerini ülkesine getirdi. Dolayısıyla bu savaşa uzun bir hazırlık yapmış oldu. Ekonomik hazırlıklarını tamamladı. Aynı zamanda, bazı ürünlerle ilgili ithalat yasakları koydu. Ülkede o ürünlerin stoğunu arttırdı. Aslında Rusya’nın savaşmaya niyeti olduğu, ekonomik hazırlıklarından uzun süredir belliydi. Rusya dışındaki ülkelere bakarsak; Türkiye de bu ülkelere dahildir, bu hazırlıkları yaptı mı? Önce bir Kovid dönemi geçirdik. Kovid dönemi bütün ekonomileri sarstı. Türkiye bu konuda önemli bir başarıyı şurada elde etti; sanayisini çok hızlı geliştirdi. Türkiye, sanayi tesisleriyle ekonomide güçlü bir pozisyon elde etti. Türkiye’nin sanayisinin özellikle Avrupa’yla bağlantısı arttı. Rusya ve Çin’in batı ekonomilerinin içerisinde tehdit olarak algılanması, bu dönemde arttığı için, Türkiye ile ilişkilerde olumlu yönden etkilendi” ifadelerine yer verdi.

TÜRKİYE 2 YÖNLÜ BİR ŞEKİLDE ETKİLENECEK

Rusya-Ukrayna arasında çıkan savaştan Türkiye’nin 2 yönlü bir şekilde etkileneceğinden söz eden Prof. Dr. Yıldıran, şunları kaydetti: “Türkiye’nin sanayi bağlantıları Batı’yla daha kuvvetlendiği ortaya çıkıyor. Dolasıyla ekonominin sanayi yönünde çok ciddi bir sorunla karşılaşmayacak. Hangi yönlerden ekonomi riskimiz yüksek olacak? 2 yönden riskimiz yüksek olacak. Birincisi finansal yönden riskimiz yüksek olacak. Çünkü biz ülke olarak, ciddi anlamda döviz dalgalanmaları sorunu yaşadık. Kur Korumalı Mevduat ile bu biraz aşılmaya çalışıldı. Türkiye’deki Merkez Bankası rezervleri geçen dönemde belirli bir eksilme olmuştu. Yeniden onu kazanım çalışmaları devam ediyor. Bu da ekonomi açısından nispeten önemli bir risk. Önemli bir husus da Türkiye’nin Batılı ülkelerle olan finansal bağlantılarında azalma var. Özellikle para girişlerinde bir azalma var. Bu da Türkiye açısından ilerleyen dönemlerde enerji ithalatındaki fiyat artışlarını absorbe etmede zorlanabileceği anlamına geliyor. Türkiye için en büyük risk, enerji ithalatında karşılaşabileceği fiyat arışları ve ambargolardır. Çünkü Türkiye’nin açmazı şu noktada; Türkiye’nin NATO üyesi olması ve pazar bağlantıları nedeniyle daha çok Avrupa pazarlarıyla ilişkili ama daha çok tedarik yönünden, özellikle enerji tedariki yönünden Rusya pazarına bağımlı durumda. Bunu Azerbaycan gibi ülkelerle ikame ediyor ama geçtiğimiz günlerde Rusya, Azerbaycan’la da doğal gaz ihracatını sınırlamaya yönelik bir takım anlaşmalar imzaladı. Türkiye bunu sıcak ilişki olarak enerji ithalatında bir sorunla karşılaşmazsa sanayisi çalışacağı için ekonomik sorunları aşabilir. Şu anda Rusya ile yaşanan krizden en büyük sorular: birincisi enerji konusu, ikinci büyük soru; buğday ve benzeri ürünlerdeki son yıllardaki üretim açığının karşılanması sorudur.”

“HİÇBİR ZAMAN HİÇBİR SAVAŞ, ÜLKE EKONOMİLERİNE VE İNSANLARA FAYDA SAĞLAMAZ”

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 20 milyon ton civarında buğday kullandığına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldıran, “Bu buğdayın bir kısmını işleyerek un ihracatında kullanıyoruz ama çoğunlukla kendi iç tüketiminde kullanıyoruz. Yaklaşık bunun yüzde 85’ini kendimiz üretebiliyoruz ama yüzde 15 civarında bir açıkla karşılaşıyoruz. Bu açığı da biz genellikle, Ukrayna ve Rusya gibi ülkelerden karşılıyoruz. Bu yönde sıkıntımız olacaktır. Eğer şu andaki savaş Ukrayna ile sınırlı kalır ve bir şekilde barış ortamı oluşturulursa; Türkiye bundan çok fazla etkilenmeyecektir. Bu savaşın uzamadı durumunda Türkiye için bu tip sorunlar da özellikle un, ekmek fiyatlarında kısmı yükselişler olacaktır. Bunun uzun sürmeyeceğini tahmin ediyoruz. Ümit ederiz ki çok büyük bölgesel bir gerginlik olmaz, Türkiye ekonomisi de bundan etkilenmez. Türkiye ekonomisinin avantajlarından birisi; son yıllarda savunma ekonomisinde yaptığı gelişmelerdir. Büyük teknolojik gelişmeler sağladı. Özellikle Ukrayna ile insansız hava araçları konusunda büyük ihracat anlaşmaları yaptı. Eğer burada Türkiye’nin sağladığı savaş tedariği Ukrayna açısından bir fayda sağlarsa, Türkiye’nin ileriki dönemlerde bu konulardaki ihracat olumlu etkilenecektir. Türkiye’nin geliştirdiği teknolojilerin önemi de dünyada anlaşılacaktır. Hiçbir zaman hiçbir savaş, ülke ekonomilerine ve insanlara fayda sağlamaz” dedi.

“NATO-RUSYA SAVAŞINA DÖNÜŞMEZSE TÜRKİYE BUNDAN ETKİLENMEYECEKTİR”

Şu anda Türkiye’nin doğal gaz sıkıntısı yaşamayacağını söyleyen Prof. Dr. Yıldıran, şunları kaydetti: “Türkiye’nin anlaşmaları; en büyük ithalatçımız Rusya, Azerbaycan, Katar ve yeni yeni Irak gibi ülkelerden de almaya başladık. Cezayir’den aldığımız ürünler de var. Bunları dağıttığımız zaman ağırlık yapı, Rusya ve Azerbaycan üzerinden alınıyor. Eğer bu savaş bir NATO-Rusya savaşına dönüşmezse Türkiye bundan etkilenmeyecektir. Jeopolitik riskin yönelimi çok önemli. Bu, ilerleyen dönemlerde NATO ve Rusya arasında bir savaşa dönüştüğünde çok daha farklı sonuçların olacaktır. Çünkü Türkiye bir NATO üyesi. Ümit ederiz ki bu dönem gelmez. Şu anki duruma göre kısa dönemde Türkiye’nin doğal gaz konusunda bir sıkıntıyla karşılaşacağını tahmin etmiyoruz. Çünkü Türkiye’nin hem Rusya hem de Ukrayna ile iyi ilişkileri var. Bu iyi ilişkileri nispetinde bir sorun yaşamayacağız. Tedarik sorunun yanında bir diğer sorun daha var; fiyat sorunu. Bu da aslında önemli bir sorun. Rusya’nın niyeti bütün ülkelere doğal gaz ihracatını kısmak değil. Ukrayna ve Almanya gibi ülkelere bile kısmayı düşünmüyor. Almanya bunu alması kendisi kabul etmedi, Kuzey Akım’dan alacağı doğal gazdan vazgeçti. Burada fiyat artışları olacaktır. Çünkü burada meydana gelen ambargolar fiyatları arttıracaktır. Türkiye için en büyük risklerden bir tanesi, doğal gaz ithalatının daha pahalı olmasıdır. Bu, Türkiye’deki cari açığı etkileyecektir ve döviz ihtiyacını tetikleyecektir. Şu andaki döviz üzerindeki stabilizasyon sağlamaya yönelik politikayı da olumsuz etkileyebilecek bir gelişme olur.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER