ESKİ KALE-TABAE

2-3 Ekim tarihlerinde güzel ilçemiz Kale'de Yöresel Ürünler Festivali düzenlendi. Pazar günü festivale giderek, Anadolumuzun üretimine, bereketine, güzelliğine bir kez daha şahit oldum. Ürünleri yetiştirenlere, getirenlere, satışa sunanlara, düşünüp festivali tertip edenlere, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Kırsal kalkınma için örnek bir çalışmaydı. Tüm ilçelerimize benzer etkinliği öneririm. Benzer ilçe festivallerinin il merkezinde de düzenlenmesini ve bir ileri aşama olarak her ilçenin kent merkezinde bir tanzim satış mağazası kurmasının ilçe üreticilerine büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Kale aslında hala eski insanlar arasında “Kale-i Tavas” adıyla anılıyor. Burası gerçek Tavas'tır. Şimdiki Tavas İlçesi ise Yarengüme’dir. Bazı isimler verilirken tarihçi ve coğrafyacılardan yeteri kadar yararlanılmıyor mu bilmiyorum. İsim konusunun aslını tarihçilere bırakayım. Kale'ye kadar gidip Eski Kale'yi gezmemek olmazdı. Tabae Antik Kenti’ni, göç öncesi izleri hala barındıran eski Kale doğal bir kale görünümünü andırıyor. “Kale” adı buradan gelmiş olmalı. Eski Kale'de muhtemelen 40 yıl öncesine kadar iskanın sürdüğünü; kuyulardan, çeşmelerden, camilerden anlayabiliyoruz.

Tarihe baktığımızda Tabae, Büyük İskender'den sonra Anadolu'da kurulan kent devletlerindendir. Tabae, Hellenistik Dönem'den günümüze kadar kesintisiz bir yerleşime sahne olmuştur. Antik Dönem'de kendi adına sikke bastırmıştır. Sikkeler önceleri gümüş daha sonra bronz olarak basılmıştır. Akropoldeki belli başlı yapılar şunlardır:

Kayaya Oyulmuş Nişli Bina: Akropolün kuzey doğusundadır. Bina kuzey güney doğrultusunda yapılmış olup, plan bakımından dikdörtgen şeklindedir. Duvarın doğu kanadının iç kısmında kayaya oyularak yapılan dört niş bulunmaktadır. Duvarın batı tarafında nişlere rastlanmaz. Binanın çevresinde ve içinde arşitrav parçası, sunak ve sütun bulunmaktadır.

Kayalara Oyulmuş Tek Odalı Evler: Doğal kayalar oyularak, tek odalar halinde yapılmıştır. Ev olarak kullanılmış olmalılardır. Evlerde bulunan kapı nişleri ve zıvanalardan kapılarının ahşaptan olduğu anlaşılmaktadır. Odaların iç kısımlarında da nişler yer almaktadır. Bu evler genellikle kayalık platonun uçurum ve sarp kısmında yer alır.

1957 yılına kadar Kale İlçesi yerleşkesi bu alanda devam etmiştir. İlçe şimdiki yerine 1957 yılında taşınmıştır. Antik kentte 19'uncu yüzyıl Osmanlı ahşap mimarisine sahip Gevher Paşa Camii bulunmaktadır. Köyün meydanında bulunan eski minare de görülmeye değer. Eski camiler, çeşmeler ve yüzlerce yıllık çınarlar eski günlerini özlüyor olmalılar. Eski güzel günler 65-70 yaş üzerindeki Kalelilerin zihninde olmalı. Kale Belediyemizin, uzmanların öncülüğünde eski Kale'nin hikayesi belgeselleştirilmeli, anılar, eski fotoğraflar kitaplaştırılmalıdır. Denizli üretimiyle, insanıyla, gelenekleri ile muhteşem bir tarihe sahiptir. Kale İlçemizde bir kez daha gördük, yaşadık. Kale İlçemizi mutlaka görmelisiniz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hıdır ULAĞ
Hıdır ULAĞ - 3 hafta Önce

Yüreğinize sağlık olsun Devrim hocam, anlamlı ve güzel bir anlatım olmuş

Mehmet DENİZ
Mehmet DENİZ - 3 hafta Önce

Devrim Hocam kısa ve öz olarak çok güzel anlatmışsınız. Elinize yüreğinize sağlık.

Yücel Güngör
Yücel Güngör - 3 hafta Önce

1954_55yılında ağabeyim M. Kemâl Güngör Kale ilkokulu müdürü olarak çalıştı. Be de köyenstitüsünde öğrenciydim. Şubat tatilinde onbeş gün kalmıştım. Dar sokakları vardı. Düğünlerde dolaşil8r,çalgının ônünde oyunlar oynanırdı. Dar dokaklara araba gıremezdi. O yıllarda nahiye idi Yalvaç lo bir nahiiye müd. vardı. Sehrin tek giriş yeri ,köprüden geçilerek girilen bir yolu vardı. Şehir gerç de k bir kale görünümündeydi. Keşke bence orası da yaşam alanı olarak devam etseydi.Tsrihi doku daha iyi korunanilirdi. Turistik bir kentiz olurdu. Ayakta kalanlar restore edlmeli ve korunmalı. Saygılarımla....

banner247

banner246