FED KARARI VE EKONOMİK GELİŞMELER

FED beklenen faiz kararını açıkladı ve 25 baz puan artışla faizi 0,25-0,50 bandına çekti. 4 yıl sonra gerçekleşen bu adım önemliydi lakin zaten piyasa 6 aydır bu adımı fiyatlıyordu. Bize yansıması olarak da TCMB faizi %14 olarak sabit tuttu. Piyasa beklentisi de bu yöndeydi. Acaba bizde de artarmı soru işaretleri az da olsa oluşmuş olsa da doğru olan da buydu. Hem Merkez Bankasının son para kurulu raporunda hem Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Nebati’nin aralıkta gerçekleştirilen son indirimin ardından “Yılın ilk üç ayını görmek” değerlendirmeleri sonrası faizin mart ayında da arttırılmayacağını çok önceden işaret edilmişti. Peki faiz artışına gidilerse ne olur? döviz kurlarının bir miktar azalır, gram altına da yansır, tabi kur korumalı hesapları unutmamak lazım. İlk 3 aylık hesapların vadeleri 20 marttan itibaren doluyor. Açılan hesaplarda başlangıç kuru 13,50.-TL idi, yani vade dolduğunda döviz bu kurun ne kadar üzerinde çıkarsa fark merkez bankası tarafından karşılanacak anlamına geliyor, yani kur korumalı hesaplara bir nevi artı faiz olarak yorumlanıyor. Tabi aradaki fark hazineye bir yük demek. Böyle bir yük oluşmasın diye faiz artırılırmı? Cevap hayır, çünkü her artı faiz Türkiyeye pozitif değil negatif dışsal ekonomik tesirler getirmesinin yanında, faizden nemalanan yatırımcı sonunda yine övize dönüyor. Dolayısıyla liralaşma stratejisi devam edecekse merkez faizi şu aşamada artırmaz.

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %20,1 artarak 97 bin 587 oldu. Konut satışları Ocak - Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %22,5 artışla 185 bin 893 olarak gerçekleşti. Bu ne demek?

Lokomotif sektör olarak adlandırılan konut sektörü, arz ve talep ilişkileri dikkate alındığında birçok sektörle ilişki halinde olduğundan tedarik zincirinin önemli katalizörlerindendir. Yani konut sektöründeki durgunluk birçok sektörde durgunluğa, hareketlilik birçok sektörde hareketliliğe yol açmaktadır. Demir-çelik-çimento sektörü yanında, tarım-sanayi-hizmetler, ithalat ve istihdam da direkt etkilenmektedir.

2022 yılı Şubat ayı itibari ile merkezi yönetim bütçe giderleri 200,8 milyar TL, bütçe gelirleri 270,6 milyar TL ve bütçe fazlası 69,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz dışı bütçe giderleri 157,7 milyar TL ve faiz dışı fazla 113,4 milyar TL olmuştur.

Bütçe gelirleri geçtiğimiz yıla göre yüzde 113 artış göstermiştir. Bütçe içerisinde vergi gelirleri tahsilatı, geçen yıla kıyasla yüzde 84 oranında artarak 327,8 milyar TL’ye ulaşmıştır. En fazla artış gösteren vergi kalemleri; Kurumlar Vergisi, İthalde Alınan KDV ve BSMV olmuştur. Bütçenin şubat ayında fazla vermesi bu aydaki Geçici Vergi tahsilatlarının yansıması ve harcamalarda yapılan tasarruflar şeklinde değerlendirilebilir.

YORUM EKLE