FULYA ŞAHİN, NEDEN LİKYA YOLUNU YÜRÜDÜ?

Likya Medeniyetine ilgim, Fulya Şahin'in Likya Yolu olarak adlandırılan bir rotada 19 günü bulan yürüyüşüyle başladı. Likyalılar kimdi? Neden Fulya Şahin böyle bir yürüyüşü yapmıştı? Likya Medeniyeti ve Likya Yoluyla ilgili merakımı gidermek için kitapları açıp okumaya başladım;

Günümüzde Teke Yarımadası olarak adlandırılan, Antalya ile Fethiye körfezleri arasındaki Akdeniz’e uzanan yarımada antik coğrafyada Likya olarak adlandırılmıştır. Likya Medeniyeti, bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu'nun bir eyaletidir. Likya "Işık Ülkesi" anlamına gelmektedir. Patara Limanı yakınlarında bulunan ve 1994 yılında Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından tercüme edilen "Stadiasmus Patarensis" isimli bir yazıtta Milattan sonra 43 yılında Likya’nın bir Roma eyaleti olduğu belirtilmekte ve bölgede yer alan 69 yol ve 53 şehir listelenmektedir. Yerleşimlerin birbirlerine bağlanan güzergâhlarla ve uzaklık ölçüleriyle yazıldığı Likya coğrafyasının haritası olan Likya Yol Kılavuz Anıtı, dünyanın bilinen en eski ve tek karayolları haritasıdır. Yazıtta belirtilen 53 şehri birbirlerine bağlayan ve toplamda 535 kilometreyi bulan "LİKYA YOLU" dünyanın en güzel yürüyüş yollarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu rotanın ortaya çıkarılma tarihçesini ise kaynaklardan şöyle okudum,1992 yılında çalışmalarına başlanılan Likya yolu 1999 yılında Kate Clow tarafından hizmete açılmış ve çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösteriliyor. Parkur üzerinde yer alan "Gelidonya Feneri" manzarası 2007 yılında Türkiye'nin en güzel manzarası seçilmiş. Ayrıca dünya üzerinde bir geminin tamamının çıkarılabildiği ilk su altı kazısı bu bölgeden görülebilen Amerikan Koyu'nda yapılmış olduğu yazıyordu. Fulya Şahin, Likya Medeniyetinin kurulduğu bölgeyi "denizin dağlarla, ormanlarla ve tarihle birleştiği, adeta bulutlarla dans ettiği doğal hayatın tam ortası diyebilirim. Likya Uygarlığına ait olan, tüm Teke Yarımadasına hâkim antik kentleri birbirine bağlayan işaretlerle belirlenmiş dünyanın gözdesi olan bu yolu anlatmak kelimelere sığmayacaktır." ifadeleriyle bizlere aktardı. Böylesi medeniyetlerin kurulduğu toprakların ev sahipliğini yapıyoruz. Kendi ülkemizin tarihinden ve güzelliklerinden haberdar değilsek kendimizi bunların sahibi olarak kabul edebilir miyiz?

Fulya Şahin gibi özel insanlar sahip olduğumuz değerlere ilgi çekmek ve farkındalık yaratabilmek için çalışan gönüllü kişilerdir. Fulya Şahin Atletizm ile gençlik yıllarında ilgilenmiş eski bir milli atlettir. Bugün Pamukkale Arama Kurtarma Doğa Sporları (PAKDOS) kulübünde lisanslı dağcı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Dünyanın en büyük uygarlıklarının ev sahipliğini yapan bir ülkeyiz. Bu misyonumuzun farkında olarak hareket etmek ve bilinçli bir toplum olmak zorundayız. Bunu insanlık adına bir sorumluluk olarak algılamak durumundayız. Böylesi medeniyetlerin kurulduğu topraklarda yaşıyorsak insanlık adına bu değerlere sahip çıkmak onları korumak ve bakmak insani sorumluluklarımızdandır. Fulya Şahin'in kendi ifadesiyle " muhteşem doğanın hatta dağların, taşların bile katledilip otellere, villalara, işletmelere dönüşmesini görmek de kahretti beni. O güzelim zeytinliklerin acımadan kesilmesine şahit olmak en büyük acıydı, benim için." diyerek üzüntüsünü dile getirdiği zararı verme hakkına hiç kimse sahip olamaz.

Kendisini doğayı korumaya, yok olmaya yüz tutmuş değerlere dikkat çekmeye ve insanlara yardıma adamış Fulya Şahin gibi insanlara teşekkür ederim. Bir vatandaş olarak bizlerin görevi de okumak, öğrenmek ve bilinçlenmek olmalı diye düşünüyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bayram çırak
Bayram çırak - 3 ay Önce

Fulya hanimin bitmek bilmez enerjisi cografyamizin bilinmezlerini bizlere tanitmaya devam edecek eminim
Tesekkurler kendisine

Mustafa ŞAHİN
Mustafa ŞAHİN - 3 ay Önce

Harika bir görsel ve anlatı...
Bunun devam edeceği inancı ile,
Selamlar kızım..

Faruk Çatallar
Faruk Çatallar - 2 ay Önce

Önce Fulya hanfendi yi takdir ve tebrik ediyorum.. Bence Ulu önderimiz ATATÜRK : T. C nin temeli kültürdür derken coğrafyamızda yaşamış olan medeniyetleri kasdetmiştir. Yanılma payım YOK sanırım.. Onun emri ile Efes te kazılar başlatılmadımı.... Tekrar TEŞEKKÜRLER...