FUTBOL'UN GÜZEL YANLARI

Genelde kötü şeylerden bahsediyoruz. Bu hafta futbolu içindeki kavgalardan, tribünlerin boş olmasından, yöneticilerin tehditlerinden, spora ‘Fransız’ oluşumuzdan bahsetmeyeceğim. İki İngiliz futbol tutkunu kafadar kadar olamadığımızdan söz edeceğim. Ülkelerinden 13 bin km uzakta, dünyanın en kötü futbol ülkesi olarak kabul edilen Ponphei’ye gidip, adada var olmayan futbol takımını yaratma hikayeleri, film olsa bu kadar izlenir miydi?

                                                          **********

Paul Watson ve arkadaşı Matt Conrad’dan bahsediyorum. Londra’da küçük evlerinde Andorra’nın Rusya ile oynadığı milli maçı izlerken, kendi aralarında, “böyle bir ülkede olsaydık biz de milli takımda oynayabilirdik” diye konuşmaya başlamışlar. Sonra devamında yaptıkları bizlere örnek olabilecek cinsten…
                                                           **********

Dünyanın en zayıf futbol takımına sahip ülkeyi araştırırlar ve karşılarına bir Güney Asya ülkesi olan ‘Ponphei’ çıkar. Belki bizler ilk kez bu ülkenin ismini duyuyoruz. Tarihinde hiç galibiyeti olmayan ve futbolun varlığı bile şüpheli bir ülkeden bahsediyoruz. İki futbol sevdalısı, bir milli takımda oynamalarının mümkün olmayacağını baştan kabul etmişler. Etmişler etmesine ama teknik direktörlük için şansları olduklarını da düşünmememişler değil, bu hayallerle  Ponhpei’ye ulaşırlar.Destek için FİFA ve uluslar arası federasyonların kapılarında duvarlarla karşılaşan Paul ve Matt, doğal yeteneklerinden başka bir şeyleri olmayan futbolcuları bir takıma benzetip Pohnpei’de futbolun varlığını kanıtlamak zorundadırlar. İkisinin de hayatlarında hiç teknik direktörlük yapmamış olmaları engel teşkil etmez. Kendilerine çok yabancı bir kültürde, hiç tanımadıkları insanların arasında, futboldan tek anladıkları sahada top tekmelemek olan ve bir takım kurup futbol oynamaya niyetleri olmayan bir ülkede, Premier lig kurup milli takım seçmek için ihtiyaç duydukları hocalık deneyimi değil, gözü kara bir inançtır.
 

                                                          *************
Paul Watson ve Matt Conrad’ın ilham dolu gerçek hikayesi, kahramanlarının kaleminden “Ayağa Oyna Pohnpei”/ adlı kitapta akıcı bir konuşma diliyle, eğlenceli ve duygusal bir eser haline dönüşüyor sonralarda ama ne dönüşüyor sormayın gitsin.Futbol tutkusunun bir adama neler yaptırabileceği ve bir ülkeyi nasıl canlandırdığının tek örneği; zayıf takım yoktur, mücadele ruhu vardır.

 He bu arada bizler hala hakemleri konuşurken Alpler'de bir köy takımı olan Rheindorf Altach, Avusturya Ligi’nde duruma geldi. Haftaya Altach’ın güzelliklerini anlatmak dileğiyle…

Saygılarımla…

YORUM EKLE