GEÇİNEMİYORUZ!

Salgından sonra kamu emekçileri ve DİSK’in  (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) birlikte gerçekleştirdikleri ilk miting. Bu hafta sonunda İzmir, Diyarbakır, İstanbul ve Ankara'da düzenlendi. Yağmura ve soğuğa karşın emeği ve alın teri ile geçinenler seslerini duyurmak için yine yollara düştü. Bölge mitingleri olması daha iyi; emekçiler kendilerine yakın bölgelere ulaşmakta zorluk çekmiyor. Mitingden dönüş daha kolay oluyor; mesafenin kısalığı yorgunluğu azaltıyor.

Denizli'de yaşayan emekçiler de 18 Aralık 2021 Cumartesi sabahı yola çıktılar; saat 13.30’da mitingin yapılacağı alan olan Gündoğdu Meydanı'na ulaştılar. Gidiş coşkuluydu; şarkılarla türkülerle sürdü yolculuk. Söylenen türküler umuda ve güzelliğe ilişkin bir içeriğe sahipti. Otobüste bulunan hemen herkes o şarkıları bildiklerinden koro halinde söylendi. Mitinge giderken dostlarla, arkadaşlarla karşılaşmak insanları sevindiriyor; bu karşılaşmanın sevinci yüzlere yayılıyor. Ancak orada bulunanlar bu coşku ve heyecanı hissedebilir.

Gündoğdu Meydanı'na yakın bir yerde otobüslerden indik; oradan yürüyüş kolu halinde miting alanına vardık. Orada coşku, heyecan, umut ve güven bir aradaydı. Katılımcılar arasında gençler yoğunluktaydı; gençlerin çok olması geleceğimiz açısından önemli. Onlar daha güzel ve mutlu bir geleceğe yürümeye hazırlar. “ Boyun eğme, ekmeğine sahip çık!, Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!” diye bağırarak ortalığı inletiyor. Sıkıntıdan canı yanmış, hayatın yükünü taşımakta zorlanan insanlar istemlerini yüksek sesle dillendiriyordu. Genelde atılan sloganların içeriği ortak “iş, aş, ekmek, barınma ve ısınamama...gibi “ çoğunluğun yaşamakta olduğu sorunları kapsıyordu. Geçim sıkıntısının zorladığı, bellerini büktüğü insanlar, dertlerini bir araya gelerek seslendiriyor. Bu dondurucu soğukta binlerce insan, ortak sloganların verdiği coşkuyla alanı inletiyordu.

Miting alanındaki kürsüde orkestra da hazırdı. Oradaki insanların ve tüm zorlananların ortak dertlerini, müziğin vereceği coşkuyla seslendireceklerdi. Müziğin coşkusuna herkes katıldı; oradan dalga dalga yayılan heyecan insanları sorunlarının ortaklığına götürdü. Müzik sadece eğlendirme amaçlı değil, düşündürme ve silkindirip ayağa kaldırma amaçlıydı da. Söylenen bir türkünün sözleri hiç aklımdan çıkmıyor: “ Kısa çöp uzun çöpten, hakkını alır inşallah! “ Sözleri Serdari'ye ait olan türkü gençliğimizin ortak heyecanıydı. Bu türküyü ilk kez Ahmet Kaya'dan dinlemiştik. Türkülerle birlikte halaylar çekildi, birlikte olmanın coşkusu ve heyecanı daha da artırıldı. O güzel halk oyunlarını izlemek, ortak heyecanın yakalanmasına yardımcı oluyor.

Müzik yayınından sonra konuşmacı Kesk( Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ) başkanı Mehmet Bozgeyik kürsüye çıktı. Bozgeyik iyi bir konuşmacı, halkın ortak duygularını ve sorunlarını tüm yakıcılığıyla ortaya koydu. Orada bulunan topluluk heyecan ve coşkuyla konuşmayı dinledi. Kesk başkanı insanların günlük yaşamının bozulduğunu, eve ekmek götüremediklerini,  faturaları ödeyemediklerini, evlerde ısınamadıklarını söyleyerek ortak sıkıntılarımızı dile getirdi. Barınamıyoruz diyen öğrencilerin, işten çıkarmalar sonucu zorluklar yaşayan insanların durumunu ortaya koydu. Bunun kabul edilemez olduğunu kürsüden haykırdı.

                                                                                              ***

Hayat pahalılığının yaşamın bir parçası haline geldiğini, yağmur gibi yağan zamların yaşamı çekilmez hâle getirdiğini, bunların insanları zorlu ve acılı süreçlere götürdüğünü bangır bangır anlattı. Bütün bu yaşananların baş sorumlusunun sermaye düzeni olduğunu, emekçilerin bu yükü taşıyamaz hâle geldiklerini, düzenin sıkıntılarını onu çıkaranların çekmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomik ve siyasal kriz varsa, bunun sorumlusunun emekçiler olmadığının altını çizdi. Artık insanların pazarın bitiminde atık sebze ve meyveleri toplamaya çalıştıklarını, bunun bir utanç tablosu olduğunu kürsüden seslendirdi. Halkın, emekçilerin birleşik hareket ederlerse sorunlarını azaltabileceklerini söyleyerek, orada bulunanların ve tüm emekçilerin dertlerine tercüman oldu. Gündoğdu Meydanı'nda toplanan halk Kesk başkanının konuşmasını sonuna kadar dinledi. Çünkü halk burada gerçek sorunların ortaya konduğunu görüyordu.

Halkın başına gelenlerin çoğu örgütlü olmamasından kaynaklanıyor. Örgütlü bir halkın tepesine bu kadar zam yağdırılamaz. Örgütsüz bir halk hep yalnız kalır, sorunlarının üstesinden kolay kolay gelemez. Kesk ve Disk gibi emekçi örgütlenmeleri halkın içinde bulunduğu çıkmazdan kurtuluşun yolunu gösteriyor. İzmir Mitingi'nde solun tüm renkleri görülüyordu. Onların orada bulunmaları Gündoğdu Meydanı'nı binbir çiçekli bahçeye dönüştürdü. Bu çiçeklerin her biri ayrı ayrı güzel kokular saçıyor.

Miting alanı denizin kıyısında olduğu için, soğuk bir rüzgâr esiyordu denizden. Havanın soğuk olacağını bilen insanlar sıkı giyinip gelmişti. Miting bittiğinde, oradan insanların içine bir umut ve coşku dolmuştu. Herkes kendince mitingin değerlendirmesini yapıyordu. Sorunların dile getirildiği bu miting, insanların düşünce evrenini zenginleştirecek, daha akıllıca mücadelenin yollarını açacaktır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bayram  Ayko
Bayram Ayko - 5 ay Önce

Emeğine, kalemine, yüreğine sağlık

Hakkı DEMİR
Hakkı DEMİR - 5 ay Önce

Kalemine sağlık, umutvar olman güzel, sola, emek ve demokrasi cephesine yönelik dileklerin de güzel ve tabiki özet de güzel.

Zülfali ARAS
Zülfali ARAS - 5 ay Önce

Oradaydım.
Umutluydum.
Umutluyum....
Yazarın ellerine sağlık...

Cengiz ŞAHİN
Cengiz ŞAHİN - 5 ay Önce

Emeğine, yüreğine, kalemine, diline sağlık Dostum. YAŞASIN EMEĞİN ÖRGÜTLÜ SAVAŞIMI! HAK VERİLMEZ, ALINIR!

Hüseyin TIPIRDAMAZ
Hüseyin TIPIRDAMAZ - 5 ay Önce

Birlikte katıldığımız mitingi çok güzel anlatmış ve değerlendirme yapmışsınız. Daha çok örgütü ve dayanışma içinde olmak diliyorum teşekkürler. Kalemine yüreğine sağlık

Melek Altay Dank
Melek Altay Dank - 5 ay Önce

Yüreğine kalemine sağlık.