GEÇİŞ OYUNLARIYLA OLMAZ…

Türkiye'de futbol spontane oynanıyor. Böyle olduğu için bireysel yeteneği ön planda olan futbolcular saha içerisinde aranan adam oluyorlar. Mesela; bu adamlar sahadan ve meşin yuvarlaktan ayrı kaldığında ağzından emziği alınmış bebekten farksız oluyorlar. Açıkçası futbolda özel meziyetleri olan adamlara ilgi göstermezseniz, ‘kaybedersiniz…’ Çünkü 10’lar dışında herkes tribünlere oynar, 10’larsa tribünleri oynatır. Sakın bunu unutmayın…

Yukatel Denizlispor, geri kalan 9 haftada 11 puan toplamayı başardı ama… 2-0’lık skorlarla kazandığı 3 maçta da üstün taraf değildi. İyi de oynamadı. Göztepe deplasmanında çok kötü oynayarak 1 puanı alırken, sadece Kayserispor deplasmanının son bölümünde oynadığı iyi oyunla 1 puanı kurtardı. Maç genelinde yine kötüydü. Aksine iç sahada kaybettiği Kasımpaşa ve Konyaspor maçlarında sonuca rağmen beğeni topladı onda da sonuca gidemedi. Süper Lig’de sadece geçiş oyunlarıyla ayakta duramazsanız. Topa hükmederek, rakibini bozarak ve yorarak, yeri geldiğinde rakibi döverek kazanmanız da gerekir. Şu an Denizlispor’da böyle takım değil. Ne zaman olacak onu da zaman gösterecek. Şahsi düşüncem Denizlispor’un İldiz döneminden gelen alışkanlıklarından kurtulması pek kolay olmayacak…

Beşiktaş formasını 22 yaşında sırtına geçiren Mehmet Özdilek’in, İçel İdman Yurdu’nun son dakikalarında yaptıkları değişikliklere anlam veremedim. 74’te Mehmet Akyüz’ün golünün ardından maç resmi olmasa da bitmişti. Murathan 89’da, Asım ise 90+2’de oyuna girdi. Gözlerime inanamadım. 22 yaşında Beşiktaş’ta oynamaya başlayan ve bir daha sırtından çıkartmayan Mehmet Özdilek hocam, 30 yıl sonra gencecik çocuklara o şansı vermedi. Hem de BAL ekibine karşı. Ne diyelim vardır bir bildiği…

Saygılarımla…

YORUM EKLE