“20 bin kişiyi aynı anda aşılayabilecek potansiyele sahibiz”

DRT ekranlarında yayınlanan ‘Ajanda’ programına konuk olan İl Sağlık Müdürü Dr. Berna Öztürk; “Denizli olarak 20 bin kişiyi aynı anda aşılayabilecek potansiyele sahibiz. O anlamda hiç kimsenin endişesi olmasın. Saat 00.00’a kadar hastanelerimizde aşı olabilirsiniz. Özellikle sosyal hayatın içinde olan bu yaş grubunu çok hızlı şekilde aşılanmaya davet ediyoruz” dedi.

İl Sağlık Müdürü Dr. Berna Öztürk, DRT ekranlarında yayınlanan ve Kudret Çelebioğlu tarafından hazırlanıp sunulan ‘Ajanda’ programına konuk oldu. Kentte yapılan korona virüs ile mücadele ve aşı çalışmaları hakkında konuşan Müdür Öztürk; “2019 biterken 2020’ye kafamızda bir sürü yeni proje varken ‘Kovid’ denilen pandemi, her yeri olduğu gibi bizi de vurdu. Dünya Sağlık Örgütü sağlığın tanımını yaparken demiş ki, ‘sağlık; beden, ruh ve sosyal olarak tam iyilik halidir.’ Biz de bir yandan beden sağlığımızı korumaya çalışıyoruz, bir yandan sosyal kısıtlamalar nedeniyle ruhsal olarak etkilendik, onu korumaya çalışıyoruz. Sosyal sağlığımızı kaybetmemek için de ciddi çaba sarf ediyoruz. Tabi sağlık çalışanları da bu grupta sosyal sağlık anlamında en çok bu işten etkilenen grup oldu diyebilirim” şeklinde konuştu.

“Aşılanma elzemdir”

Türkiye’nin aşılamalar konusunda son derece ciddi aşamalar kaydettiğinin altını çizen Müdür Öztürk; şunları kaydetti: “Çocukluk çağı hastalıklarından birçoğunu elimine etmiştir ve aşı politikalarını başarıyla uygulamıştır. Özellikle viral hastalıkların kesin tedavisi, kesin kurtuluşu toplumsal olarak bağışıklama, aşılamayla gerçekleşir. Kovid başımıza geldiğinde hepimiz öğrendik. Maske, mesafe ve temizlik asla vazgeçilmemesi gereken bir üçlüdür. Bütün dünya Kovid ortaya çıktıktan sonra hep aşıyı bekledi ve hızla aşı çalışmaları yürütüldü. Çünkü biliyoruz ki viral hastalıkların kesin kurtuluşunun tek yolu aşılamadır. Buna global olarak bakmak lazım. Sadece bireysel olarak değil, toplumsal olarak yeterli bağışıklılığa ulaştığımızda virüs ya bizimle yaşamayı öğrenecek ya evrilecek ya bizi hasta etmeden yaşamayı öğrenecek, ya da yok olup gidecek. Onun için aşılanma elzemdir.”

“Hekimler ve yardımcılarından aşılanmayan kalmadı”

Türkiye’de 14 Ocak itibariyle aşılama çalışmalarının başladığının altını çizen Müdür Öztürk; “Denizli’de de ilk sağlık çalışanlarıyla başladı. Birçok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de öncelikli grup sağlık çalışanlarıydı. Aşı peyderpey geleceği için herkesi aynı anda aşılamak mümkün değildi. Hastalık nedeniyle öncelikler ve riskli gruplar olarak belirlendi. Tabi bu durumda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık çalışanları en büyük risk altındaki grup oldu. Çünkü Kovid’le temasının çok yoğun olan meslek gurubuydu. Önce sağlık çalışanlarımız aşılandı. ‘Sağlık çalışanları’ dediğimizde sadece aklımıza hastane ve aile sağlık merkezinde çalışan doktorlarımız ve yardımcı sağlık personelleri gelmesin. Temizlik görevinde, büro görevinde, mutfakta, eczanedeki kalfalar ve yardımcı personelleri de bu guruptadır. Yani sağlık çatısı altındaki herkes aşılanmaya çalışıldı. Özellikle hekimler ve yardımcılarından neredeyse hiç aşılanmayan kalmadı. Aşılanmayanlarda yeni Kovid geçirip süresinin dolmasını beklediği için gebe arkadaşlarımız gebeliklerinin sona ermesini beklediği için aşı olmadı. Biliyorsunuz bazen aşı olmak istemeyen bir grup çıkabiliyor. Bu işin merkezinde olan kişiler yani sağlık çalışanları bu kadar yoğun bir şekilde aşılandığına göre ve hiç tereddüt etmeden aşıyı ilk onlar yaptırdığına göre korkulacak bir şey olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

“Denizli’nin yüzde 24’ünün bağışıklığını sağlamış olduk”

Müdür Öztürk, şunları söyledi: “Birinci ve ikinci dozların birlikte olduğu aşı adedi bu rakam. Ben kişi bazlı rakamları daha çok önemsiyorum ve kişi bazlı rakamlara bakıldığında 234 bin vatandaşın hem birinci hem ikinci doz aşıları yapıldı. Yani Denizli’nin yüzde 24’ünün bağışıklığını sağlamış olduk. Hedefimiz yüzde 85-90’ların üzerinde aşılamayı sağlayabilmek. Denizli’de sağlık çalışanları yüzde 90’ın üzerinde aşılandılar. Bizler ekiplerimizle beraber büyüklerimizi ev ev ziyaret ettik, evlerde aşılama yaptık. Ev aşılamalarına çok yakında tekrar başlayacağız. Bu arada yatağa bağımlıları, ağır engellileri telefonla arayıp randevu oluşturarak evlerinde aşılıyoruz ve aşılamaya devam edeceğiz. Yaşlı bakım evlerini aşıladık, çok yakın zamanda geçici tarım işçileri şehrimize geldi onların ilgili yaş gruplarını da yerlerinde aşılayarak devam edeceğiz.”

“Sosyal hayatın içinde olan yaş grubunu aşılanmaya davet ediyoruz”

Denizli’de 65 yaş üzerinde 1. doz aşısını olan vatandaşlarımızın oranı yüzde 85,6 olduğunu ifade eden Müdür Öztürk; “Bu oran oldukça güzel bir oran, daha da artmasını bekliyoruz. 60-64 yaş arasına baktığımızda 1. doz aşı olanların oranı yüzde 76. 55-59 yaş arası 1. doz aşısını olanların oranıysa yüzde 57. Bu rakamlar aslında beni şaşırttı. 55-59 yaş grubunun daha fazla aşı olmasını beklerdim. Diğer yaş gruplarına göre sosyal hayatı daha fazla olan bu grup ne yazık ki henüz yüzde 57 oranında 1. doz aşılarını yaptırdı. Belki bu yaş grubuna aşı imkânı yeni verildiği için olabilir ama ben DRT ekranlarından tekrar seslenmek istiyorum; özellikle sosyal hayatın içinde olan bu yaş grubunu çok hızlı şekilde aşılanmaya davet ediyoruz. Bu hususta kafalarında soru işaretleri, bazı endişeleri vardır ya da randevu almakla ilgili sıkıntı yaşamış vatandaşlarımız olabilir.”

“Sinovac ve Biontech stokumuz mevcut”

Biontech aşısıyla ilgili yakın zamanda bir müjde verdiğini hatırlatan Müdür Öztürk; “Biz Biontech aşısını ilk vurmaya başladığımızda saklama koşullarının özelliği nedeniyle Denizli Devlet Hastanesi’nde uygulayabiliyorduk. Daha sonra hızla Servergazi Devlet Hastanesi’ne ve geçtiğimiz günlerde Pamukkale Üniversitesi’yle birlikte Buldan, Acıpayam Çivril ve Tavas gibi büyük hastanelerimizde aşılamaya başlamıştık. Türkiye’de Sinovac ve Biontech aşıları var ve bizim her ikisinden de yeterli stokumuz mevcuttur. Her ikisiyle de aşılama yapıyoruz. Tabi Biontech, Sinovac’a göre saklama koşulları özel bir aşı yapısı gereği mRNA aşısı -80 derecede dondurulmuş olarak saklanması gerekiyor. Biz Denizli İl Sağlık Müdürlüğü olarak bu dolabı temin ettik, şu an merkez aşı depomuzda -80 santigrat derecede dondurularak aşılarımız saklanıyor. İlk etapta Biontech aşısı -80 dereceden çözündükten sonra 7 gün buzdolabında saklanır diye bir bilgi vardı. Daha sonra bir açıklama yapıldı ve 30 gün saklanabileceği söylendi. Bu bizim ilçelerde de aşı yapabilmemizi elbette çok kolaylaştırdı. Şuan -80’deki aşımızı çözdürdükten sonra hastanelerdeki aşı dolaplarımızda 30 gün aşıyı muhafaza edebiliyoruz” dedi.

4 ilçede daha Biontech aşısı yapılmaya başlandı

Programda Denizlililere de müjde veren Müdür Öztürk, “Geçen hafta dedik ki; ‘Denizli’deki 7 hastanemizde Biontech aşısı yapılabiliyor. Bugün itibariyle 25 yataklı küçük hastanelerimizin de olduğu Çameli, Kale, Honaz ve Çal Devlet Hastanemizde Biontech aşısı yapılmaya başlandı. Bugün için açtığımız randevular dolmuş, vatandaşlarımız hiç meraklanmasın onlar talep ettikçe biz randevu sayısını yükseltebiliriz, bu konuda yetki tamamen bizde. Biontech aşılarımız yapılabilecek. Şunu hatırlatmadan geçmeyelim, vatandaşlarımız randevu alırken artık onlara soruyorlar hangi aşıyı olmak istersiniz? Biontech mi? Sinovac mı? Karar vatandaşlarımızın. Şuanda aile sağlık merkezlerimizde sadece Sinovac aşısı yapabiliyoruz ama çok yakında her noktada her aşıyı yapabileceğimizi düşünüyorum. Stoklarımız oldukça iyi durumda. Sayın Bakanımız da açıkladı yeterli miktarda aşı ülkemize geliyor, o anlamda da çok şanslıyız” şeklinde ifade etti.

“Aşılamaktan yorulmayız”

“Biz aşılamaktan yorulmayız” diyen Müdür Öztürk, şunları ifade etti: “Aşılamak bizim için en kolay iş. Yeter ki vatandaşlarımız hasta olmasınlar, hastanelik olmasınlar. Bizim canımızı acıtan, bizi üzen, yoğun bakımlar ve kaybettiğimiz hastalar. Biz bugün Denizli olarak 20 bin kişiyi aynı anda aşılayabilecek potansiyele sahibiz. O anlamda hiç kimsenin endişesi olmasın. Hatırlatmadan geçmeyelim saat 00.00’a kadar yani gece 12’ye kadar hastanelerimizde aşı olabilirsiniz, gündüz gidemeyebilirsiniz ama gece aşılamalarımız devam ediyor.”

Aşı olanlarda Karantina süresinde farklı yol izlenecek

Müdür Öztürk, “Karantina süresi 14 güne çıkarıldı ama aşılı olanlarda daha farklı bir yol izleyeceğiz. Aşılılarda 7. günde PCR testleri negatif çıkarsa karantinalarını sonlandırabileceğiz. Henüz aşılanmamış vatandaşlarımız için de 10. gün PCR testleri negatif çıkarsa karantinaları sonlandırabileceğiz. PCR kontrolü olmayan vatandaşlarımız ise 14 gün izolasyonda kalacaklar. Tedbirleri arttırmamız, hep dikkatli olmamız, hep çok tedbirli olmamız lazım. Ne kadar aşılanırsak aşılanalım maske, mesafe ve temizlik kurallarından vazgeçemeyiz, bunu unutmayalım. ‘Ben aşılıyım, maske takmama gerek yok’ diye bir şey yok. Aşı bizi hastalıktan tamamen korumaz, aşı bizim mikrobu aldığımızda hastalanmamamızı ya da ayakta hafif semptomlarla geçirmemizi, yoğun bakımlık olmamamızı ve ölmememizi sağlayacaktır. Aşılı bir kişi virüsü alabilir, hiçbir semptomu olmayabilir ama etrafındaki aşısız kişilere, yaşlılarına, çocuklarına bulaştırabilir. O yüzden Sağlık Bakanlığımız ‘dünyada bu salgın bitti’ diyene kadar maske hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek” diye konuştu.

Çok yorulduk

“Çok yorulduk” diyen Müdür Öztürk; “İnsan sosyal varlıktır ve dışarıyı, hayatı, arkadaşlarımızı, sarılmayı özlüyoruz. Biz bu özlemimizi durduramadığımız sürece ya da gereğini yapamadığımız sürece maalesef ki daha çok kayıplar vereceğiz ve hastalıklarımız olacak. İnanın ki her açılım İl Sağlık Müdürü ve bir sağlık çalışanı olarak beni son derece endişelendiriyor. ‘Normalleşme’ dendiğinde biraz daha bir yerler açıldığında birden bire sanki her şey bitmiş gibi bir algı mı oluştu acaba ya da bizim beynimiz öyle mi algılamak istiyor acaba diye düşünüyorum” şeklinde ifade etti.

“Her şey iyi olsun istiyorsak, kurallara uyacağız”

Pandemi döneminde ekonominin de düşünülmesi gerektiğinden söz eden Müdür Öztürk, “Konuya sadece ‘sağlık’ diye bakamayız. Ekonomik anlamda zor durumda kalan vatandaşın ruhsal sağlığının yerinde olmasını bekleyemeyiz. Bütüncül bakmak zorundayız. Sağlık çalışanları olarak o yüzden her şey iyi olsun istiyorsak, kurallara uyacağız. Restoran ve kafeler açıldığında mesafeleri hiç unutmayacağız, eskisi gibi uzun uzun sohbetler olmamalı. Biliyorsunuz çok yoğun geçen ekim ve kasım ayı yaşadık. Bizim açımızdan da vatandaşlarımız açısından da çok hırpalayıcı geçti. Ruhen de bedenen de çok yorulduk, çok kayıplarımız oldu. O günleri bir daha görmek istemiyoruz. Her açılımda yeniden vaka sayılarının artışını görmek istemiyoruz. Öncelikle kendimizi korumak zorundayız. Lütfen hiç unutmayalım, bu güzel havalarda açık hava sohbetlerimiz olabilir ama kapalı ortamlarda bir araya gelmekten uzak durmak zorundayız” diye konuştu.

“Hastalığın kime ne yapacağı belli değil”

Müdür Öztürk, şunları söyledi: “Bu hastalık öyle bir hastalık ki ‘gençlere bir şey yapmıyor’ diyemiyoruz ya da ‘kronik hastalığı çok olanlarda ölümcül’ seyrediyor diyemiyoruz. Bazen gencecik bir hastada neden hastalığın bu kadar ağır seyrettiğini anlayamıyoruz. Ben branşım gereği de göğüs hastalıkları uzmanı olduğum için çoğu vakayı arkadaşlarımızla beraber tartışıyoruz. İnanın bu vaka neden kötüye gitti, neden bu kadar agresif seyretti bilemiyoruz. Onun için hastalığın kime ne yapacağı belli değil. Hepimizin tek görevi; kendimizi, ailemizi, çevremizi korumak. Bu bir vatandaşlık görevi, sadece kişisel sağlık problemi değil. Lütfen düğünlerimiz, özel günlerimiz acı sonla bitmesin lütfen tüm kurallara uyalım.”

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2021, 10:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER