'2016 YILI VEREM HASTALIĞI GÖRÜLME ORANI; YÜZ BİNDE 8,6'

'2016 YILI VEREM HASTALIĞI GÖRÜLME ORANI; YÜZ BİNDE 8,6'

7-13 Ocak Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası dolayısıyla açıklama yapan Denizli İl Sağlık Müdürü ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan Dr. Berna Öztürk, “Türkiye genelinde 2016 yılı verem hastalığı görülme oranı yüz binde 15,3’tür. Bu rakam Denizli’de ise 2016 yılında yüz binde 8,6 olarak görülmüştür” diye konuştu.

Denizli İl Sağlık Müdürü ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan Dr. Berna Öztürk, 7-13 Ocak Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası dolayısıyla açıklamada bulundu.  Tüberküloz hastalığının etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor olmasına karşın halen tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak varlığını koruduğunu bildiren Dr. Öztürk; dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin tüberküloz basiliyle enfekte olduğunu söyledi.  Öztürk; “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 10,4 milyon kişi tüberküloza yakalanmakta, 1,7 milyon kişi de bu hastalıktan ölmektedir. Türkiye genelinde 2016 yılı verem hastalığı görülme oranı yüz binde 15,3’tür. Bu rakam Denizli’de ise 2016 yılında yüz binde 8,6 olarak görülmüştür” dedi.

“SADECE BİREYİ DEĞİL, TOPLUMU DA İLGİLENDİREN BİR SORUNDUR”
 Verem hastalığının etkeninin ‘Mycobacterium tuberculosis’ adlı bakteri olduğunu belirten Uz. Dr. Berna Öztürk; “Çoğunlukla akciğerlerde hastalık oluşturmalarına rağmen lenf bezleri, kemikler, eklemler, beyin, böbrekler, sindirim sistemi, omurga gibi organ ve sistemleri de etkileyebilmektedir. Tüm organları tutabilmesine karşın, ‘tüberküloz’ denildiğinde daha çok akciğer tüberkülozu, hatta Yayma Pozitif Akciğer Tüberkülozu akla gelmektedir. Yayma (+) Akciğer Tüberkülozlu hastalar, toplum ve yakın çevreleri için önemli enfeksiyon kaynaklarıdır. Hastalığı sağlam kişilere bulaştırarak toplum içinde yayılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hastalık sadece bireyi değil, toplumu da ilgilendiren bir sorundur. Verem hastalığının bulaşmasında balgam en önemli kaynaktır. Öksürme, aksırma ve konuşma havada tüberküloz basilleri içeren çok küçük damlacıkların oluşmasına yol açar. Bu damlacıklar sağlam insanlar tarafından solunum yoluyla alınabilir ve hastalığa yol açabilir. Özellikle dengeli beslenmeyen, sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanan kişilerde, Şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlarda vücut direnci düşük olduğu için verem hastalığına yakalanma riski artmaktadır” diye konuştu.

“DİSPANSERDE ÜCRETSİZ KONTROLDEN GEÇİRİLMEKTEDİR”
Verem hastalığının günümüzde tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve tedavisinin en az 6 ay sürdüğünü anlatan Uz. Dr. Berna Öztürk; “Verem hastalığından korunmak için, verem aşısı ( BCG ) tüm bebeklere 2 aylıkken mutlaka yapılmalıdır. Bu aşı hem Verem Savaşı Dispanseri’nde hem de Aile Sağlığı Merkezleri’nde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Verem Savaşı Dispanserleri’nde tanı işlemleri, tedavi, ilaçlar ve takip ücretsizdir. Verem hastalığı olan bir kişinin aile üyeleri, iş arkadaşları hastalığın bulaşması açısından en büyük risktedirler. Bu kişiler de ücretsiz dispanserde kontrolden geçirilmekte ve gerekli olanlar korumaya alınmaktadır. Tedavi edilmeyen her tüberküloz hastası yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Bu yüzden 2-3 haftadan uzun süren öksürük, ateş, gece terlemesi, kanlı balgam çıkarma ve kilo kaybı gibi şikâyetleri olan kişilerin en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekmektedir” dedi. 

 

HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner212

banner211