“Afetlere dayanıklı ve sağlıklı yerleşimler unutuldu”

TBMM Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Başkanı Barış Semiz, 17 Ağustos Marmara depreminin 21’inci yıl dönümünde yayımladığı mesajında; afetlere dayanıklı ve sağlıklı yerleşimlerin unutulduğunu söyledi.

“Afetlere dayanıklı ve sağlıklı yerleşimler unutuldu”

TBMM Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Başkanı Barış Semiz, 17 Ağustos Marmara depreminin 21’inci yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.  17 Ağustos depreminin bin 96 hafta ve 7 bin 672 gün geçtiğinin altını çizen Mesajında Başkan Semiz, “Depremin 21 inci yıl dönümünde geriye doğru baktığımızda; 2020 yılı içinde Elazığ-Sivrice, Bingöl-Karlıova, Van Başkale, Manisa-Akhisar depremleri, Van-Bahçesaray çığ düşmesi, Adana, Antalya, İstanbul, Bursa, Rize ve Artvin’de meydana gelen sel baskınları nedeniyle 100’ü aşkın vatandaşımız yaşamını yitirdi. Olaylarda 25 bin yakın konutun veya iş yerinin hasar gördü, 7 milyar lirayı aşkın maddi kayıp meydana geldi. Ülke insanımızın hala, ‘risk havuzuna’ dönüşmüş yaşam alanlarında yaşamaya mahkum edildiği, toplumda afet güvenliği farkındalığı konusunda bir adım bile ileriye gidilmediği görülmektedir. 17 Ağustos depreminde görevde olan 57’nci hükümetten sonra göreve gelen 9 hükümet de aynı şeyi yaptı; deprem gerçeğini unuttu, unutturdu. Afetlere dayanıklı ve sağlıklı yerleşimler unutuldu” dedi.

“2023, ‘AFET GÜVENLİĞİ’ KONUSUNDA ‘EŞİK’ OLSUN”

2023 yılının ülke için simgesel bir tarih olarak büyük bir önem taşıdığını belirten Başkan Semiz, “2023, birçok açıdan ‘eşik’ olarak kabul edilmektedir. Cumhuriyetin 100’üncü yılı olan 2023’ün, aynı zamanda ‘afet güvenliği’ konusunda da önemli sıçramaları gerçekleştirdiğimiz bir ‘eşik’ olmasına tanıklık etmek istiyoruz. Bunu başarabilmek için, bulunduğumuz coğrafyanın jeolojik yapısı itibariyle karşı karşıya kaldığımız doğa ve insan kaynaklı afet risklerine karşı ‘afet güvenliğini önceleyen bir ekonomiyi, tedbirleri kararlılıkla uygulayan bir siyaseti ve afet farkındalığı yüksek bir toplumu’ yaratmak ve bu yolda ilerlemek zorundayız. Öte yandan iklim değişikliği, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de afetlerin gerek şiddetini, gerekse meydana geliş sıklıklarını ve yıkıcı gücünü artırıyor. Afet güvenliğimiz için zamanın iyiden iyiye daraldığı, önlemleri hayata geçirmekte sıkıştığımız hatta geciktiğimiz bir eşikteyiz. Sadece 2020 yılında meydana gelen ve onlarca yurttaşımızın ölümüne yol açan; Ocak Elazığ-Sivrice, Van-İran Hoy, Bingöl-Karlıova, Manisa Saruhanlı ve Akhisar depremleri ve 04 Ağustos Malatya-Pötürge depremleri, deprem gerçekliğimizi ve bu gerçekliğin yaratabileceği yıkım ve kayıpları anlamamız için yeterlidir” diye konuştu.

“AFET; OLAYIN KENDİSİ DEĞİL, SONUCUDUR”

“Afet; olayın kendisi değil sonucudur” diyen başkan semiz, şunları aktardı: “Deprem, heyelan, çığ düşmesi, taşkın gibi tehlikeler ile içerisinde yaşadığımız ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel ilişkilerin ve kırılganlıkların bir fonksiyonudur. Bu nedenle afet etkilerine karşı kırılganlıklarımızı azaltmayı hedefleyen, sadece teknik açıdan değil siyasal, ekonomik ve sosyal boyutları güçlendirilmiş politikalar ve planlar hayata geçirilmelidir. Deprem/afetler karşısında risk havuzu haline gelen yaşam alanlarımızın, afetlere karşı korunması, ülkemiz insanının can ve mal güvenliğinin sağlanması için gerekli çalışmalara acilen başlanılması gerektiğini belirtiyor ve hayata geçirmelerini bekliyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2020, 14:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER