AGD ÜNİVERSİTE TEŞKİLAT TOPLANTISI ANKARA’DA YAPILDI

Çalışmalarını ara vermeden sürdüren Anadolu Gençlik Derneği (AGD), AGD Üniversite Komisyonu tarafından Ankara Kızılcahamam’da iki günlük kamp yapıldı. Denizli Üniversite Teşkilatı’nın da katıldığı toplantıda üniversite öğrencilerine seslenen AGD ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.

AGD ÜNİVERSİTE TEŞKİLAT TOPLANTISI ANKARA’DA YAPILDI

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) çalışmalarını dur durak vermeden sürdürüyor. AGD Üniversite Komisyonu tarafından Ankara Kızılcahamam’da iki günlük kamp programı organize edildi. Programa Denizli Üniversite Teşkilatı da yoğun katıldı. Toplantıda üniversite öğrencilerine seslenen AGD ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren AGD Genel Merkez Üniversite Başkanı Musa Ahmet Kaya, yeni görev alan üniversitelileri tebrik etti. Kaya; “Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın, bu dava üzere ölmeyi nasip etsin. İslam toprakları başta olmak üzere, dünyayı kendi mekanizmalarını işletmek adına bölen, kurttan beter bir anlayışıyla nimetleri taksim eden, zalimlik yaparak kan ve gözyaşını reva gören mevcut sistemin sigortası, oyun kurucusu Siyonizm’in planları, sizlerin gayretiyle yerle bir olacaktır. Heyecanımızı yapay, geçici şeyler üzerine inşa edersek 1 yıl sonra başka şeylerin peşinden koşarız. Ama heyecanımızı İmanımızdan alırsak bu vazifelerin imani bir gereklilik olduğunu unutmaz isek ömür boyu bu davaya olan mensubiyetimizle yaşar gideriz” dedi

“BİZİM SORUMLULUĞUMUZ ÇOK FAZLA”

“Biz, Allah’a ve ahiret gününe inanan bir topluluğuz” diyen AGD Genel Başkanı Salih Turhan, şunları aktardı: “Zerrece iyiliğin ve zerrece kötülüğün hesabını vereceğimize inanıyoruz. Bizden önce milyarlarca insan yaşadı ve öldü. Bizden sonra muhtemelen yine milyarlarca insan yaşayacak ve ölecek. Biz yaşadığımız çağdan, kendi çağımızdan, kendi dönemimizden sorumlu olduğumuza inanıyoruz. Bu sorumluluk sadece bulunduğumuz mekânlara ait bir sorumluluk değil, tüm yeryüzüne ait bir sorumluluktur. Sadece Dicle’nin, Fırat’ın kenarında değil, Güney Amerika’da Amazon Nehri’nin kenarında bir kuzuyu bir jaguar kapsa bunun sorumluluğudur. Hazreti İsa(as)’ın ardından yaklaşık 6 yüzyıl sonra, 610 yılında Cenab-ı Allah tekrar insanlara seslendi. Mekke’de Abdullah’ın oğlu Efendimiz (sas) son elçi olarak görevlendirildi. Mekke’de 13 yıl süren çetin bir dönemin ardından Müslümanlar 622 yılında hicret ettikleri Yesrib’de adil bir yönetim ve sömürünün olmadığı bir pazar kurdular. Ensar ve Muhacir kardeşliği tesis edildi. Yesrib Medine oldu. Hazreti Adem’le başlayan ve fakat defalarca tahrif edilen ve unutulan vahiy, dönem dönem gönderilen peygamberlerle yeniden insanla buluştu, her seferinde yine tahrif edildi, yine unutuldu. Son kez Efendimiz(sas), İslam’ın son peygamberi olarak görevlendirildi. Efendimiz(sas)’ın risaletiyle insanlara ifsat ve talana karşı imar ve ıslahın kuralları hatırlatıldı. İç karışıklıklara rağmen İslam kısa sürede, üç kıtaya yayıldı. 1000 yıldan fazla bir süre yeryüzünde imar ve ıslah hareketleri talan ve ifsadın önüne geçti.”

“KÜRESEL YOKSULLUĞUN YÜKÜ OMUZLARIMIZDA”

Türkiye’nin Yemen’in, Suriye’nin, Filistin’in yükünü omuzlaması gerektiğinin altını çizen Turhan, “Bu yüzden küresel açlık ve yoksulluğun yükü bizim omuzlarımızdadır. Bu yüzden işçinin alın terinin, emeğinin karşılığını alamayışının yükü bizim omuzlarımızdadır. Bu yüzden hak ve adalet arayışında olan her insanın sesini, çığlığını duymak zorunda olan biziz. Bu yüzden içme suyuna ulaşılabilirlik bizim meselemiz. Bu yüzden tarım toprağının korunması bizim meselemiz. Topraklarımızda NATO üsleri var, sokaklarımızda faizle çalışan bankalar var, evlerimizde ana haber bültenlerinde hakikati çarpıtan televizyonlar var, ellerimizde küresel istihbarata bilgi aktaran telefonlar var ama çoğunluk Müslüman bütün bunlar yokmuş gibi davranıyor” diye konuştu.

BU MEKANİZMA BÖYLE DEVAM ETMEYECEK
Küresel emperyalizmin İslam coğrafyasında emellerini gerçekleştirmek için hain planlar hazırladığına dikkat çeken Turhan, “Mutlu azınlık, Siyonist sermaye sahipleri, kendilerinden olmayan insanları birbirlerine düşürerek, çatıştırarak, savaştırarak, aralarına nifak sokarak bu süreci işletiyor. Biz sağcı-solcu, laik-antilaik, Kürt-Türk kavgası yaparken onlar sürekli kazanıyorlar. Şimdi soru şu? Bu mekanizma ilelebet böyle mi devam edecek? Elimize bir dünya haritası alıp önümüze koyup baksak göreceğiz ki Müslümanların yaşadığı coğrafya dünyanın en verimli, en zengin coğrafyası. Bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar gerçekten isterler ve bunun için gayret ederlerse bu küresel sömürü sistemini etkisiz hale getirebilirler. İşte Anadolu Gençlik, işte Milli Görüş Allah’ın nasip ettiği hidayetin üzerine bu gerekliliklerin temin edildiği üniversitedir” şeklinde konuştu.

HABER MERKEZİ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Seyit özkup
Seyit özkup - 9 ay Önce

Denizlimizde böyle gençlerin olması beni mutlu ediyor

SIRADAKİ HABER