AYNES, TMSF YÖNETİMİNDE REKOR BÜYÜDÜ

AYNES, TMSF YÖNETİMİNDE REKOR BÜYÜDÜ

Fetullahçı Terör Örgütü`ne yönelik soruşturma kapsamında 9 Aralık 2016`da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu`na (TMSF’ye) devredilen ve bu karardan önce iflas erteleme isteyen Aynes Gıda`nın 2017 cirosu, önceki seneye göre yüzde 40 artarak 773 milyon Lira’ya ulaştı.

Acıpayam’da süt, peynir, yoğurt, ayran ve yem sektöründe faaliyet gösteren Aynes Gıda'nın yöneticileri, Şubat 2016'da Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak iflas erteleme talebinde bulunmuş, daha sonrada firmanın 21 yöneticisi FETÖ soruşturmalarında tutuklanmıştı.

ACIPAYAM’IN AYNES’İ 773 MİLYON LİRA CİRO YAPTI
Acıpayam’da süt, peynir, yoğurt, ayran ve yem sektöründe faaliyet gösteren Aynes Gıda'nın yöneticileri, Şubat 2016'da Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak iflas erteleme talebinde bulundu. İşletmenin yöneticileri ise ilçede yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında tutuklandı. Bu soruşturmanın ardından Aynes Gıda, 9 Aralık 2016'da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi. Kayyum atanan Aynes AŞ'nin eski şirket yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 21 sanık hakkında da "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak, şirket aracılığıyla yurt dışına para aktarıp örgüte finansman sağlamak" suçundan 15 yıl hapis istemiyle dava açıldı ve halen yargılama devam ediyor. TMSF'ye devredildikten sonra yeniden yapılanma içerisine giren firmada, ilk olarak eski yöneticilerden kalan borçların ödenmesi için plan oluşturuldu. Yaklaşık 2 yılı aşkın süredir TMSF'nin atadığı profesyonel idareciler tarafından yönetilen firma, geçen sürede üretimini, istihdamını, cirosunu ve ihracat yaptığı ülke sayısını artırmayı başardı.

“9 ARALIK 2016 TARİHİ İTİBAREN AYNES’İ YÖNETİYORUZ”
İşletmenin tarihçesi hakkında kısaca açıklama yapan Aynes Gıda Üst Düzey Yöneticisi İsmet Kabak, “Aynes, 1986 yılında Acıpayam Yem Sanayi İşletmesi olarak kurulmuş. 1993 yılındaki özelleştirme kapsamında satın alınarak özel sektöre geçmiş. 1999 yılında süt üretimini, yem satışını desteklemek amacıyla ‘entegre tesis’ mantığıyla kurulmuş bir şirket. 2003 yılına kadar ‘Aysüt’ markasıyla, 2003’ten bu yana ise ‘Aynes’ markasıyla devam etmiş. Bu markayla da ulusallaşmaya başlamış bir firmadır. 2015 yılında da iflas erteleme almış bir firmayız. 2016 yılından itibaren de FETÖ/PYD olaylarından dolayı da 9 Aralık 2016 tarihi itibariyle yönetimi TMSF’ye devredilmiştir. Biz, 9 Aralık 2016 tarihi itibaren Aynes’i yönetiyoruz” dedi.

“HEM CİRO BAZINDA HEM DE ÜRETİM BANDI BAZINDA YÜZDE 39,7 BÜYÜDÜK”
9 Aralık 2016 tarihinden itibaren yapılan yatırımlarla işletmeyi büyüttüklerini anlatan Kabak, “O günden bu yana bakıldığında; 2018 yılı Ocak ayında 2015 yılının Ocak ayından göre; yüzde 51, 2017 yılı Ocak ayına göre; yüzde 39,7 hem ciro bazında hem de üretim bandı bazında büyütmüş bir firmayız. Devlet yönetimi gelince hem tedarikçilerimiz bazında hem de tüketicilerimiz nezdinde ciddi bir güven ortamı oluşturdu. Biz Türk milleti olarak, devletimize çok fazla güvenen bir milletiz. Dolayısıyla 2016 yılının aralık ayından itibaren TMSF yönetiyor. 2015 yılında 512 ton günlük süt işlerken, şu anda 816 ton süt işliyoruz” diye konuştu.

“YEM BÖLÜMÜ, 1 MİLYON TL’LİK YATIRIMLA 24 BİN TON KAPASİTESİNE ULAŞTI”
‘Ayyem’ markasıyla aynı zamanda yemde üretildiğinin altını çizen İsmet Kabak, şunları aktardı: “Yem çeşitlerinin hemen hemen hepsini üretiyoruz. Aylık 20 bin ton yem kapasiteli yem fabrikamız vardı. Yem fabrikamız, TMSF zamanında yaklaşık 1 milyon TL’lik yapılan bir yatırımla 24 bin ton kapasitesine ulaştı. Süt tozu ünitesi balans ünitesi şeklinde. Süt tozu ünitesi hariç, fabrikanın kurulu kapasitesi bin 200 tondur. Süt tozu ünitesini de dahil edersek bu kapasite bin 700 ton/gün kapasiteli bir işletmedir. Yatırımdaki biraz eksikliklerden dolayı, fiilen bu kapasiteyi işler hale getiremiyorduk. Aynes markasıyla ürettiğimiz ürünlerde yaklaşık 3,5 milyon TL’lik bir yatırımla bu yıl sonuna kadar bu fabrikadaki toplam üretim kapasitemizi bin 200 tona kadar çıkartacağız. Bu işletme kendi yatırımını devletin desteğiyle ciddi bir yatırım hamlesi yaptı.”

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK İŞLETMELERİNDEN BİRİYİZ”
Kabak sözlerini şöyle dürdürdü: “Tek işletme olarak baktığınız zaman Ak Gıda Akdeniz Fabrikası’ndan sonra tek işletme, tek fabrika anlamında Türkiye’nin en büyük işletmelerinden biriyiz. Şu anda fabrikamıza günlük 816 ton süt giriyor. Ülkemizin işlemiş olduğu süt kapasitesine bakıldığında Ak Gıda, Sütaş ve Pınar’dan sonra en fazla süt işleyen işletmelerden biriyiz.”

“25 ÜLKEYE İHRACATIMIZ VAR”
Süt alım merkezleri hakkında da bilgiler veren Üst Düzey Yönetici İsmet Kabak; “Biz sütleri; Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Muğla, Antalya, Aydın, Uşak, Kütahya ve Denizli merkezli toplam; 283 noktada süt soğutma tanklarımız ve soğuk zinciri kırmadan işletmemize getiriyoruz. Bu almış olduğumuz 816 ton sütün 160 tonu Avrupa standartlarındaki çiftliklerden doğrudan alıyoruz. Türkiye’deki özel süt fabrikalarından biri oluşumuzun en önemli nedeni; süt aldığımız yerlerdeki bütün inekleri, kendi ürettiğimiz yemlerle besliyoruz. Dolayısıyla biz, süt kalitemizi beslenmeden mamul hale getirinceye kadarki bütün aşamasını kontrol edebiliyoruz. Biz, Avrupa Birliği onaylı bir firmayız. Ne yazık ki çiğ süt kalitemizden dolayı, Avrupa Birliği ülkelerine çok fazla ticaret yapamıyoruz. 2017 yılında toplam 25 ülkeye ihracatımız var ve halen de devam ediyor” şeklide ifade etti.

“FABRİKADA 267 ÇEŞİT ÜRÜN ÜRETİLİYOR”
Aynes’te 267 çeşit ürünün bulunduğunun altını çizen Kabak, “Ürün çeşitliliği ne kadar fazlaysa; rekabet gücünüz o kadar da artıyor. Ciddi anlamda alt yapısı olan bir işletme olduğu için üst yapısında küçük değişiklikler ve ilave yatırımlarla, ürün çeşitliliğimizi arttırmaya da devam ediyoruz” dedi.

Kabak, şunları söyledi: “İlkokul çağlarımızda ‘Yeli malı Türk’ün malı, her Türk bunu kullanmalı’ diye bir sloganımız vardı. Ülkemizi kalkındırabilmemiz için üretim sektörünü desteklememiz lazım. Çünkü üretim sektörü geri kalmış hiçbir gelişmiş ülke yok. Onun için biz, tarımdaki tüm ürünlerimizi üretip, 1980 öncesinde olduğu gibi tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biri haline geleceğiz. Devletimizin de bu konuda ciddi desteleri var. Üreticimiz, hem çiğ sütte hem de tarımdaki diğer desteklerle desteklenip yerli üretim artacak.”

‘SÖZLEŞMELİ ÇİFTÇİ MODELİ’
Bölgenin yerel yönetimiyle bağlantıya geçtiklerini ve yem konusunda oluşturulan proje hakkında da bilgiler veren İsmet Kabak; “Ayyem’de ciddi anlamda yem kullanıyoruz. Şu andaki kapasitemizle ayda yaklaşık 24 bin ton yem yapacağız. Bunun için de ciddi anlamda tahıl ihtiyacımız var. Bunun yüzde 82’sini yurtdışından temin edebiliyoruz. Acıpayam Belediyesi, Acıpayam Kaymakamlığı, Acıpayam İlçe Tarım Müdürlüğü, Acıpayam Ziraat Odası ve Acıpayam’daki Süt Üreticileri Birlikleri ile birlikte bir çalışma yaparak; bir bu yörede bize en yakın yerlerden başlayarak, ‘Sözleşmeli Çiftçi Modeli’ne geçmek için çalışmaya başladık. Önümüzdeki günlerde de belediyenin koordinasyonunda tüm üreticilerimizle bir toplantı yapacağız. Burada daha çok; domates, karpuz, kavun gibi ürünler ağırlıklı şekilde üretiliyor. Pazarlamadaki sıkıntılardan dolayı üreticinin birçok ürünü tarlada kalıyor. Bunun yanında da biz, yemde kullanmış olduğumuz mısır, arpa, buğday, çavdar, tritikale ve benzeri ürünlerin neredeyse yüzde 80’ni yurtdışından alıyoruz. Biz ‘Sözleşmeli Çiftçi Modeli’ni buradaki çiftçilerimize anlatabilirsek; onların ürünlerinin tarlada kalmayacağı garantisini vererek, sözleşme kapsamında ürün yetiştirmelerini anlatacağız. Bunun sonucunda da yurtdışına döviz ödeyerek getireceğimiz ürünleri, kendi üreticilerimizin yetiştiresini sağlayarak ve bunun sonucunda da biz satın alarak bu parayı kendi üreticimizi desteklemek için kullanma amacındayız” dedi.

 

MUHAMMET KARAÇAY-OZAN AKAKÇA

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER