BAĞ, 'O ŞEKİLLERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN BEN DE İNKAR EDEMİYORUM'

BAĞ, 'O ŞEKİLLERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN BEN DE İNKAR EDEMİYORUM'

Pamukkale Üniversitesi’nde (PAÜ) bulunan ve geçtiğimiz günlerde  basın organlarında yayınlanan mason teşkilatının kullandığı şekiller hakkında açıklama yapan PAÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, “O şekillere baktığımız zaman ben de inkar edemiyorum” dedi.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, Denizli’de görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. 4 Ağustos’ta göreve atanmasının ardından ilk defa basın temsilcileriyle bir ayara gelen Rektör Bağ, geçtiğimiz günlerde bazı yerel basın organlarında yer alan ve üniversite yapılarında kullanılan Mason teşkilatının kullandığı simgelerin bulunduğu haberler hakkında da açıklama yaptı. Rektör Bağ, “Masonik yapılanmanın tüm Türkiye’de boyutunda ciddi bir yapılanma gerçekleştirdiğini biliyoruz. Şu anda sadece Pamukkale Üniversitesi’nin değil, Türkiye’nin gündeminde. Bu Masonik yapılanma ile FETÖ’nün işbirliği içerisinde olduğunu ulusal basınımızda da ifade ediliyor. Üniversitemizde bu anlamda bundan sizlerin tespitleriyle etkilendiğini de görüyoruz. O şekillere baktığımız zaman işin gerçeği ben de inkar edemiyorum. Şekiller benziyor. Niyet neydi onu bilemem” dedi.

“BENZEYEN ŞEKİLLERİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”

O şekilleri o anlamda şekilleri bozacak tedbirlerin alınması gerektiğini bildiren Rektör Bağ, “‘L’ şeklindeki binayı ‘T’ye mi dönüştürürüz, ek binalar mı yaparız bakacağız. Yapılaşma noktasında da istediğimizi yapamıyoruz. Biz imar planı söz konusu. Bu yapılaşma oranını daha fazla aşabilecek durumumuz da yok. Aşma noktasında da belediyemizin izniyle olacak. Bina eksikliğimiz var. En azından bu yapıları değiştirmek için tespitler noktasında gerekli çalışmalar yapılması gerekiyor.  Boğayı ilk gün kaldırtmıştım. O anlamda olduğu için değil de konulduğunda da ben bir anlam verememiştim. İlimizi temsil eden bir şey değil. Burada matadorlarımız yok, arenamız yok. Bir gün geldim, tam da benim fakültenin karşısında bir boğa heykeli var. Horoz olsaydı bir anlam verirdik. İlk günde onu göl bahçenin oraya taşıttım. ‘Aç susuz kalmasın’ diye de espri yaptım. Ama bu haber sonrasında da onu artık bir depoya kaldırmamız gerekiyor. Benzeyen şekilleri değiştireceğiz. Bu konuda sizlerin tespitleri ve uyarıları bizlerin yol göstericisi olacak. Bu haberler de o konuya dikkatimizi çekmiş oldu. Biz de gerekli çalışmaları yapacağız. Bu tür yapılanmalar noktasında bizim yönetim olarak doğrudan tespit yapmamız söz konusu değil zaten. Hafiyecilik yapma durumumuz söz konusu değil. Ancak kendisini belirgin bir şekilde gösteren sembollerle bunu görebiliriz ama bu sembollerin de burada gerçekleştirilmiş olması bizde de kaygı uyandırıyor. Neden öyle bir şekil yapılmıştı? Yarım kalmış bir projeydi. Tamamlandığında o şekillere andırdığını görüyoruz. O şekli tamamlayıcı olan kantini kesinlikle yapmayacağız. O şekli tamamlamayacağız. 1 Dolar’ın üzerindeki şekli biz şu anda ‘L’ şeklinde görüyoruz ama tamamlansa üçgenmiş. Üst tarafındaki yapıya baktığımızda da o gözü andıracak olan bir yapımı görüyoruz. Üst bakıştan ışık saçılmayı andıracak olan yuvarlak şekli görebiliyoruz.  Biz o eksik projeyi tamamlamayacağız ve şekli de değiştirmek için bir proje geliştireceğiz” diye konuştu.

YURTTA KALAN ÖĞRENCİLERLE KAHVALTI PROGRAMLARINA DEVAM EDİLECEK

Geçtiğimiz günlerde Cevat Akşit Erkek Öğrenci Yurdu’nda başlatılan kahvaltı programları ve yurtların durumu hakkında da açıklama yapan Rektör Bağ, “Öğrencilere burada eğitim öğretim hizmeti veriyoruz ama öğrencilerin burada kaldığı yerler önemli. En azından yetkililerle görüşme anlamında eksik varsa bunları yerinde görmek gerekiyor. Bu düşünceyle kahvaltı programları başlattık. İlk programı Cevat Akşit Erkek Öğrenci Yurdu’nda gerçekleştirdik. Sonrasında araya sınavlar girdiği ve fakültelerde sınavlar farklı olduğu için biz ara vermiş olduk ama o kahvaltılara da devam edeceğiz. Ben gittiğimde yurtların çok iyi bir düzeyde olduğunu gördüm. Devletimiz gerçekten öğrencilerin barınma problemlerine ciddi bir şekilde el atmış. Eski Kredi Yurtlar Kurumunun çok çok ötesinde. Çok güzel. 5 yıldızlı otel diyebileceğimiz ortamda barındıklarını görüyoruz. Benim zaten tereddütlerim yoktu. Yerinde görmüş olmak da beni memnun etti” şeklinde ifade etti.

BASKETBOL TAKIMI YENİDEN OLUŞTURULACAK

Pamukkale Üniversitesi bünyesinde bulunan ve geçtiğimiz sezon sonunda da ligden çekilme kararı alan Sinpaş Basketbol Takımı hakkında da açıklamalarda bulunan Rektör Bağ, “Şu anda üniversitemizde dünya standartlarında bir salonumuz var. Şu anda da basketbol takımının olmaması büyük bir eksiklik. Böyle bir salon var ve gerçek fonksiyonunu icra edemiyor. Dolayısıyla bu yönde de gerekli çalışmalarımız olacak. Spor Bilimleri Fakültesi Dekanımız ile bu konuyu görüşüyoruz. Tekrar oluşum yönünde çalışmalarımız var” dedi.

HUKUK FAKÜLTESİ VAR TABELASINI BİLE ASACAK YER YOK

Eski Rektör Hüseyin Bağcı döneminde adımları atılan Hukuk Fakültesi’nin son durumu hakkında da bilgiler veren Rektör Bağ, şunları aktardı: “Hukuk Fakültemiz açılmış durumda. Şu anda öğretim elemanı bulma çalışmalarımız devam ediyor. Öğretim elemanı, Profesör, doçent ve yardımcı doçent düzeyinde tamamlanmadan eğitim-öğretime başlaması söz konusu değil. Hali hazırda da bina eksikliğimiz var. Binamız olmadığı için tabelasını bile şu anda asamadım. Nereye asayım diye de düşünüyorum. Yakın zamanda bir yerde tabelayı asmamız lazım. Sonra dekanını atamamız ve yapılaşmayı gerçekleştirmemiz gerekiyor. İlimiz için de iyi bir çalışma olacağını düşünüyorum. Hukuk Fakültesi bir eksikliğimiz idi. Bu eksiklik de bu şekilde tamamlanmış olacak. Denizli’ye öğrenci çekebilmemiz için farklı konseptte düşünmemiz gerekiyor.”

“YAZIŞMALARI BİREBİR KENDİM YAPIYORUM”

Alışmışın dışında  uygulamalara imza atan Rektör Bağ, öğrencileriyle sosyal medya üzerinden görüşüyor. Öğrencilerin sorunlarına sosyal medya üzerinden cevap veren Rektör Bağ, “Sosyal medya kullanımını ben devam edeceğim. Şu anda sosyal medya kullanımı farklı bir boyuta ulaştı. Öğrenciler doğrudan mesaj yazma şekline dönüştürdüler. İlk başta da o şekilde olması gerekiyordu. Şu anda birçok yazıkları yazı özel şeklinde olduğu için fazla yansıma olmuyor. Çağrı Merkezi’ni de çok yaygın kullanıyorlar. O büyük bir eksiklikti. Onu oluşturduktan sonra da doğrudan mesaj yazmalar da azaldı. Ben yazışmaları birebir kendim yapıyorum. Anında dönüş yapamıyorum. Öğrencilerim bunu biliyor artık. Bu kültür oluşması gereken bir kültür. Büyük bir eksiklik idi. Öğrencilerle birebir diyalogda olmamız gerekiyor” dedi. 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER