BAKAN ZEYBEKCİ'DEN ÇARPICI 15 TEMMUZ AÇIKLAMALARI

BAKAN ZEYBEKCİ'DEN ÇARPICI 15 TEMMUZ AÇIKLAMALARI

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Pamukkale İlçe Kongresi’nde; ‘15 Temmuz Darbe Girişimi akşamı kurşun yağmuru altında TBMM’ye gitmeye çalışırken yaşadıklarını, bu görüntülerin 1,5 yıl sonra kastlı olarak çarpıtılması olayını ve Çardak Havaalanı önüne gelen Komando Tugayı askerlerini Çardak Belediye Başkanı Mahmut Öztürk’e verdiği talimatla nasıl durdurduklarını’ anlattı.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Pamukkale İlçe Kongresi’nde; ‘15 Temmuz Darbe Girişimi akşamı kurşun yağmuru altında TBMM’ye gitmeye çalışırken yaşadıklarını, bu görüntülerin 1,5 yıl sonra kastlı olarak çarpıtılması olayını ve Çardak Havaalanı önüne gelen Komando Tugayı askerlerini Çardak Belediye Başkanı Mahmut Öztürk’e verdiği talimatla nasıl durdurduklarını’ anlattı.

Denizli’de geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Pamukkale İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada; 15 Temmuz gecesini adeta bir kez daha yaşayan Bakan Zeybekci, “Biz orada o gün Çardak Belediye Başkanımızı arayıp da; ‘o konvoy havaalanına girmeyecek. Girerse bileceğim ki benim başkanım ölmüştür; şehit olmuştur’ dedik.  Ve Çardak o akşam orada gerçekten tarihi bir direniş destanı yazdı. Çardak Barikatı’nı bu ilçemiz ve Belediye Başkanımız kurdu” dedi.

“UTANMADAN BAKAN KAÇARKEN, DİYE YORUM YAPTILAR”
Denizlili Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Pamukkale İlçe Kongresi’nde darbe girişimi gecesi ile ilgili ilk kez şu önemli görüşleri paylaştı; “15 Temmuz gecesi sizin bu kardeşiniz; burada Çınar Meydanındaki kardeşlerimizle beraber, Belediye Başkanımız, Milletvekillerimizle beraber Denizli’deki gelişmeleri adım adım takip etti. Çardak’ta o arabaların, konvoyun önünü kesen kardeşlerimiz orada dururken, biz de; o gün Belediye Başkanımızı arayıp ta ‘o konvoy havaalanına girmeyecek. Girerse bileceğim ki benim başkanım ölmüştür; şehit olmuştur, diye bileceğim’ dedik. Ancak tüm bunlara rağmen 1,5 yıl sonra yine bizi karalamak için harekete geçtiler. O akşam oğlumla ve buradaki, polis arkadaşlarımızla beraber Meclise girerken üzerimize yağmur gibi kurşun yağdırılırken, o yaşadıklarımızı milletvekili ya da gazeteci olduğunu iddia eden birisi görüntülemiş. Ve aylar sonra bu görüntüleri utanmadan ‘bakan kaçarken ki görüntüler’ olarak servise sürüyor. Allah bize; sizin gibi sırtınızdan vurulmayı, kaçarken vurulmayı nasip etmesin. Vurulacaksak; taa alnımızdan, göğsümüzden vuruluruz biz. Sen abinle birilerinin eteğinin altında saklanırken biz o kurşunlara karşı milletin meclisine girmeye çalışıyorduk ve girdik de.” 

“BU MİLLETİN HAFIZASI VAR”
Bakan Zeybekci kongredeki konuşmasını şöyle sürdürdü: “Benim davam bunu anlatmak değil. Geçmiş. Bir buçuk sene olmuş, geçmiş.  Biz bu millet için, bayrak için, ümmet için, vatan için, canını tezgaha koyup da pazar çığırtkanlığı yapanlardan olmadık. Ama 15 Temmuz günü nefsini, ırzını, namusunu, vatanını, milletini, devletini, geleceğini savunan insanların; o gün tanka, helikopterlere, silahlara karşı çıkanların sorumluluğunun ne olduğunu anlattık. Biz o gün; bu tür darbe girişimlerinin bir daha gelip de insanların karşısına dikilmemesi  için çıkartılan kanun hükmünde kararnameyle ilgili konuları konuştuk. Bu millet unutmadı. Bu milletin hafızasında var.”

“DÜZELTİRLER DİYE BEKLEDİK, DÜZELTİLMEDİ”
Bakan Zeybekci kongredeki konuşmasında kendisi ile ilgili paylaşılan görüntüler ve sosyal medyada yayınlanan yorumları devamla şöyle eleştirdi; “Rahmetli Menderes’i şehit, idam edipte ailesinden ip parası istendi. Bunu unutmadı bu millet. 15 Temmuz ile ilgili de yarın birilerinin bu milletin o ırzını, namusunu, vatanını, bayrağını, milletini, devletini savunurken ki yaptığı eylemlerden dolayı bir şey demesin diye çıkan kanundur, bizim çıkardığımız kanun. Biz o gün orada ahdettik. O şerefsizlerden eğer Türkiye Büyük Millet Meclisine giren olsaydı biz de gereğini yapacaktık. Bizi canlı teslim almayacaklardı. Ama bu arada o hainlerden birkaç tanesini geberttik diye; benim çoluğumdan çocuğumdan hesap mı sorulacaktı? Oradaki tüm arkadaşlarımızla siyasete duyduğum saygıdan dolayı döndüm aradım o haini; görüntülerimizi koyup ta o ihaneti yapan o ahlaksızı aradım. Ve telefonla dedim ki; ‘o gün orada mıydın?’ dedim. ‘Hayır’ dedi. Peki; ‘o Anadolu Ajansı’nın verdiği o görüntüleri komple girişiyle, gelişiyle bütün hepsini. tamamını seyrettin mi?’ dedim. ‘Hayır’ dedi. Ondan sonra da bana ‘Sayın Bakan; ben sizin ne demek istediğinizi anladım’ dedi.  Ben de sonra düzeltecek sandım. Düzeltecek diye 2-3 gün bekledim. Gördük ki öyle bir şey yok.” 

PINAR ÇANKAYA-ALPER PARLAK

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner212

banner211