Başkan Keçeci'den Haftaya Bakış'ta önemli açıklamalar!

DRT ekranlarında yayınlanan ‘Haftaya Bakış’ programında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Türk ekonomisine olan etkisi üzerine konuşan Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, “Biz de 2 tane dostumuz ama birbirilerine düşman iki ülkenin arasında kaldık. Hani bir söz vardır; iki cami arasında kalmış binamaz olduk. Doğruyu savunmak zorundayız ve nitekim bugün Ukrayna’nın yanındayız. Rusya ile de birlikteliklerimiz çok önemli, vazgeçemeyiz” dedi.

Başkan Keçeci'den Haftaya Bakış'ta önemli açıklamalar!

Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, DRT ekranlarında yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haftaya Bakış’ programına konuk oldu. DRT Genel yayın Koordinatörü Tolga Alp Düzgören’in de katıldığı programda Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Türk ekonomisine olan etkisi üzerine konuşan Başkan Keçeci; “Rusya, Ukrayna ve Türkiye tarihten beri bu 3 ülke var ve bu 3 ülkenin vazgeçilmez birliktelikleri var. Özellikle Rusya, çok büyük bir tarih, tek başına. Dolayısıyla yaşadığı bütün tarih boyunca, karşısında Türkler var. Çocukluğumuzdan beri okuduğumuz tarihte hiç yoktur, Türklerle Ruslar savaşmamış olmasın. Dolayısıyla biz onların topraklarına, onlar bizim topraklarımıza ziyaret etmişlerdir. Özellikle son zamanlarda Rusya ve Ukrayna ile diğer dünya ülkelerinden daha çok farklı bir birlikteliğimiz oluştu. Hem tarihten gelen birlikteliğimiz hem insan olarak birbirimize çok benzer ve yakın oluşumuz hem komşu ülkeler olarak birbirimize olan ihtiyaçlarımızı birbirimizle karşılayabiliyor olmamız. En önemlisi gelecek dünya için stratejik bir takım yatırımları ve projeleri de birlikte yapabiliyor olmamızdır. Bu 3 ülkenin birlikte yaptığı ve başardığı çok önemli olgu. Öyle ki kendi ekonomimizi bile bu 2 ülkenin hareket tarzına göre belirler olduk. Yani onlardan satın aldığımız, tarım ürünleriyle birlikte onların Türkiyemize gelerek sıcak ve güzel topraklarımızda yazlıklarını geçirmek için onlara açtığımız dünyamız, bizi daha çok yakınlaştırdı. Onun için de son zamanlarda bir istatistik yakaladım. Türkiye’de ve son zamanlarda Türklerin en çok birlikte olduğu, evlendiği ve bir arada yaşadığı insanlar; Ruslar ve Ukraynalılar” dedi.

“UKRAYNA’NIN YANINDAYIZ, RUSYA’DAN VAZGEÇEMEYİZ”

Üç ülkenin birbirine çok yakın olduğundan söz eden Başkan Keçeci, şunları kaydetti: “İş için Rusya ve Ukrayna’ya gittiğimde o insanların bize olan yakınlığı, bizim onlara duyduğumuz gerçekten sıcak. Esasında Yunanlılar için de bu böyledir. Özellikle bizle komşu olunca ve son zamanlarda vizesiz gidip gelinen ülkeler durumuna geldiği için; birçok arkadaşım ‘Hafta sonu Ukrayna’dayım’ ya da ‘Rusya’dayım’ diyebiliyorlar. Son 10-15 yılda artarak giden Rusya-Türkiye, Ukrayna-Türkiye birliktelikleri, çok özel bir noktaya geldi. Bizim bu birlikteliğimiz maalesef Rusya ve Ukrayna arasındaki tarihsel hizip, bizi rahatsız etti. Dolayısıyla biz bitaraf değil, bir taraf olmak zorunda kaldık. Kırım olayında da biz, olması gerekeni yaptık. Yani ‘Burası bir Ukrayna toprağıdır ve bu toprağın mutlak suretle Ukrayna’ya ait olması lazımdır’ diye siyasi iktidarın iddialı bir savı oldu. Bunu savunduk ve savunuyoruz da. Olması gereken bu. Çünkü Rusya’nın burayla bir ilgisi yok ama o Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni düşünen bir Putin, bu ülkenin Kırımını kendisine ait olduğunu iddia ederek hala da eğer sulh olursa anlaşmanın yegane şartlarından birisi; ‘Kırım benim olacak, üzerinde hiçbir şey iddia etmeyeceksiniz’e geldi. Biz de 2 tane dostumuz ama birbirilerine düşman iki ülkenin arasında kaldık. Hani bir söz vardır; iki cami arasında kalmış binamaz olduk. Doğruyu bulmak ve doğruyu savunmak zorundayız ve nitekim bugün Ukrayna’nın yanındayız. Rusya da dostumuz, Rusya ile de birlikteliklerimiz çok önemli, Rusya’dan vazgeçemeyiz. Ama Ukrayna’nın haklı davasının yanında olmak zorunda olduğumuzu da hissediyoruz.”

Dünya bu olayla ilgili daha çok kalıcı, etkileyici ve iş bitirici önlemler alabilirdi ama Rusya’nın elinde büyük kozlar var. Rusya da bunu biliyor. Bugün dünyanın en büyük doğal gaz üreticisi Rusya. Petrolde ise önemli bir petrol ülkesi. Bugün Avrupa’nın kullandığı doğal gazın yüzde 29’u ile petrolünün yüzde 23’ü Rus. Bu önemli bir olgu. Avrupa doğal gazının 29’unu, petrolünün yüzde 23’ünü verebiliyorsa çok önemli bir yerdedir. Bu olaylarla ilgili inanılmaz başka ekonomik olaylar da hem bizim hem de dünyanın üstüne geliyor. Geçen yıl bu vakitler doğal gaz, 100-150 dolarlar civarındaydı. Ondan sonra 7-800 dolarlara çıktı. Sonra ‘1000’ dedi. Geçen hafta bin 600 dolarları gördü. Rusya; ‘Biz doğal gazı 2 bin dolarlara çıkarırsak, Avrupa görecek’ dedi. Perişan oluruz, yok oluruz. 700-750 dolara aldığımız doğal gaz ile baş edemezken bin 600-2 bin dolarlardan doğal gazı alırsak bunu hangi sanayide kullanırız? Bu çılgın bir şey. Bunun arkasından; iflaslar, ekonomik durgunluk, işsizlik gelir. Bunun girdisi bu olursa; çıktıları da iflaslara, işsizliğe ve ekonomik bir takım durgunluklara kadar gelir.

“GÖBEĞİMİZDEN DOĞAL GAZA VE PETROLE BAĞLIYIZ”

Başkan Keçeci, şöyle devam etti: “Geçen yıl biz Rusya ile 30 milyar metreküp doğal gaz kontratı yapmıştık. O zamanlar çok büyük kavgalar oldu. Çok büyük eleştiriler gördü. 2025 yılı sonunda bu kontrat 5 bin 750 metreküpe kadar indi. Bu iyi bir şey. Bu kez, onların alternatifleri olan diğer ülkelerden doğal gaz ikmalini alıyoruz. 30 milyar metreküp Rus gazını, biraz biraz azalttık. Geçen yıl biz, 331 milyar kilowat/saat elektrik üretmişiz. Bu elektriğimizin yüzde 31’i kömürden. Kömürün de yüzde 50-60’ı Rusya ve Ukrayna’dan. Bu elektriğimizin yüzde 33’ü doğal gaz, yüzde 17’si rüzgar, güneş ve jeotermalden. Şimdi buralarda bizim sorunlarımız var. Biz, göbeğimizden doğal gaza ve petrole bağlıyız. Dolayısıyla çözüm bulmamız lazım. Rüzgar, güneş ve jeotermal yetmiyor. Bunlar süreklilik arz eden bir şeyler değil. Bunun alternatiflerini bulmamız lazım.”

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2022, 17:47
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER