Başkan Kolaylı’dan çağrı

Erzurum’da yapılan toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) Genel Başkan Nuri Kolaylı, sektörün yaşadığı sorunların çözümü için çağrıda bulundu.

Başkan Kolaylı’dan çağrı

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) Yönetim Kurulu, Türkiye’nin parçalanmasına ve işgaline karşı direnmenin ilk aşamalarından birisi olan Erzurum Kongresi’nin 100. Yıldönümü olan 23 Temmuz’da Genel Başkan Nuri Kolaylı başkanlığında Erzurum’da toplandı. TGK Genel Başkan Vekili ve Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Feridun Fazıl Özsoy’un ev sahipliğinde yapılan toplantıya; TGK Genel Başkan Nuri Kolaylı’nın yanı sıra Genel Başkan Yardımcıları; Sefa Özdemir, Adem Alemdar, Erdoğan Erişen, Genel Sayman Mehmet Çelik, Genel Sekreter Ergun Ata Genel Koordinatör Sinan Tunç, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Ergun, Mehmet Emin Turpçu, Murat Atay, Ali Cihangir, Ali Er ve Ayhan Polat katıldı. Toplantısının ardından açıklama yapan TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Anadolu'da milli mücadele birliğinin kurulmasının Amasya Genelgesi'nde sonraki ikinci adımının, 100 yıl önce, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi ile atıldığını vurguladı. Manda ve himayenin reddedilerek ilk kez ulusal bağımsızlığın koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine Erzurum Kongresi’nde karar verildiğini hatırlatan Başkan Kolaylı, “Bu tarihi günde Erzurum’da olmaktan, Türkiye genelindeki yaklaşık 20 bin basın çalışanının temsilcileri olarak büyük mutluluk ve onur duyuyoruz” dedi. Erzurum Kongresi’nin, Türkiye’nin parçalanmasına ve işgaline karşı direnmenin ilk örneklerinden olduğunu da dile getiren Kolaylı, “Aradan geçen 100 yılın ardından, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kongreye katılan ve bugünlere gelmemizi sağlayan tüm katılımcıları saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz” diye konuştu.

“BİR DİZİ SORUN ACİL ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR”

Basının ve basın özgürlüğünün önemine dikkat çeken Başkan Kolaylı, basın sektöründe yıllardır dile getirilen mesleki düzenlemelerin zaman geçirilmeden gerçekleşmesini istedi. Türkiye genelinde 8 Gazeteciler Federasyonu, 90 Gazeteciler Cemiyeti ile basın derneği ve bu derneklere üye yaklaşık 20 bin medya çalışanını tek çatı altında toplayan TGK’nin mesleki sorunların çözümü için çalıştığını ifade eden Kolaylı, basının sorunlarının demokratik hukuk sistemi içinde çözüleceğine dikkat çekti. Başkan Kolaylı, şunları söyledi: “Bilindiği gibi 24 Temmuz, sansüre karşı 1908’deki büyük direnişin yıldönümüdür. Mesleğimizin onurunun korunduğu bu tarihi günün yıldönümünde öncelikli beklentimiz, basın sektöründe yıllardır dile getirdiğimiz mesleki düzenlemelerin zaman geçirilmeden gerçekleşmesidir. Ülkemizde medya sektörüne genel olarak baktığımızda, basın özgürlüğünden çalışma koşullarına, mesleki standartlardan elektronik haberciliğe kadar bir dizi sorun acil çözüm beklemektedir.”

“GAZETECİLİK MESLEK YASASI’NA İHTİYAÇ DUYULMAKTA”

“Türk basını öncelikle, gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen ‘Gazetecilik Meslek Yasası’na ihtiyaç duymaktadır” diyen Başkan Kolaylı; “Çağrımız; siyasetçilerin, bürokratların, hukukçuların ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ile diğer meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla çalışma gruplarının oluşturulması, kanun teklifi hazırlanması ve Gazetecilik Meslek Yasası’nın ülkemize kazandırılmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda ve bazı kanun ile yönetmeliklerde yer alan basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler mutlaka günümüz koşulları göz önüne alınarak değişmelidir. Basınımıza kendini meşru bir şekilde ifade edebilme ve haber yapabilme hakkının evrensel ölçülerde tanınarak ifade ve basın özgürlüğünün sorun olmaktan çıkması için darbe dönemlerinden kalan maddelerde düzenlemelerin yapılması kaçınılmazdır. Günümüzde, teknolojinin hızla gelişimi ve internet ağının hemen hemen her noktaya ulaşması ile birlikte, internet haberciliği de büyük bir gelişim göstermiştir. Sektörde istihdam sağlayan, gerçek anlamda habercilik yapan ve kurumsallaşan internet haber siteleri kaynak bulunarak desteklenmelidir. Bu kurumlarda habercilik yapan meslektaşlarımız da yeni düzenleme yapılarak gazeteci sayılmalıdır” diye konuştu.

“MESLEKTAŞLARIMIZIN MAĞDUR OLMALARININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ”

Başkan Kolaylı; “Öte yandan, Türkiye genelinde yerel, bölgesel ve yaygın yayın yapan televizyon kanallarının ortak sıkıntısı Türksat’a ve RTÜK’e ödenen ücretler gibi diğer yayın mecralarında olmayan ücretlendirmeler nedeniyle girdi maliyetlerinin artmasıdır. Özellikle yerel ve bölgesel yayın yapan televizyon kanalları büyük bir borç yükü altında kalmıştır. Bu yük azaltılmalı ve kanallar ekonomik olarak desteklenmelidir. RTÜK Yasası da, günümüz koşullarına göre yeniden ele alınmalıdır. TGK olarak, gazetelerin Basın İlan Kurumu gelirlerinde için 1 Temmuz 2019 tarihinde yürürlüğe giren 'vergi borcu yoktur' yazısının yer aldığı madde değişikliği ile icra iflas ilanlarına ilişkin düzenlemenin tekrar gözden geçirilmesini ve bu sorunların gündemden kalkmasını bekliyoruz. Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün kapatılarak görevleri Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan İletişim Başkanlığı’na devredilmesiyle basın kartları konusunda belirsizlik yaşanmaktadır. Gazetecilerin erken emeklilik hakkından yararlanabilmeleri için gerekli olan basın kartını alabilmeleri, İletişim Başkanlığı’nca yaklaşık bir yıldır basın kartı komisyonu toplanmadığından gecikmektedir. Beklentimiz, Basın Kartı Komisyonu’ndaki belirsizliğin ortadan kaldırılarak, derhal toplantıya çağrılması ve meslektaşlarımızın daha fazla mağdur olmalarının önüne geçilmesidir. Basın Kartları Komisyonu’nun yapısını değiştiren yeni yönetmelik, basın kartı konusunda olumsuz bir adımdır. Komisyon, meslek temsilcilerinin yer aldığı bir yapıya kavuşturulmalıdır. Ayrıca basın kartlarının değişim sürecinde, turkuaz ve pembe olarak değiştirilen rengin yeniden sarıya döndürülmesi beklentimizdir” diye konuştu.

“ÖZGÜR VE TARAFSIZ BASIN HEPİMİZİN GÜVENCESİDİR”

Son olarak Başkan Kolaylı, şunları aktardı: “Metrodan otobüse, vapurdan metrobüse kadar tüm ulaşım araçlarında geçerli olması planlanan Türkiye Kart kapsamına Basın Kartları’nın da eklenmesini istiyoruz. Her yıl 24 Temmuz’da vurguladığımız gibi sansür, gazetecilerin 24 Temmuz 1908 tarihinde gerçekleştirdiği onurlu direniş sonucu kalkmış, ancak aradan geçen süreçte yapılan çeşitli yasal düzenleme ve baskılarla yeniden gündeme gelmişti. Yukarıda özetlemeye çalıştığımız düzenlemelerin gerçekleşmesi, sansürün de gerçek anlamda kalkmasının önünü açacak ve böylece 24 Temmuz’lar Dayanışma Günü olarak değil, bayram olarak kutlanacaktır. Unutulmamalıdır ki; özgür ve tarafsız basın hepimizin güvencesidir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER